ARAPLAR, ABD ORDUSUNU FİNANSE EDECEK

ABD, Deniz Kuvvetleri’ni güçlendirecek planı uygulamaya koydu. Plana göre 272 parçadan oluşon ABD donanması 355 parçaya çıkarılacak. Ancak ABD savunma bütçesi, böylesi büyüklükteki bir planı uygulamak için yeterli değil. Washington, yeni finans kaynakları bulmak zorunda. Suudi Arabistan ve Katar krizine bu açıdan bakmakta fayda var.

Celal ÇETİN

Obama döneminde Pentagon, ABD askeri gücünün gerilediğini sık sık dile getirmeye başlamıştı. ABD düşünce kuruluşu Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi, hazırladığı raporda şu analize yer vermişti:

“ABD’nin yurtdışındaki operasyonları için kırılma noktasına gelindi. Önceden ABD’nin uçak gemilerine karşı koymak zordu ancak artık durum kökten değişti. Rusya, Çin ve İran gibi ülkeler, son yıllarda ordularını ve silahlarını ciddi biçimde modernize etti ve bu durum, ABD’nin üstünlüğüne son veriyor.”

Raporda, Rusya’nın askeri alanda attığı adımları hatırlatarak; “Rusya, Baltık Denizi’nde güçlü bir hava savunma sistemi kurdu ve gemisavar füze kompleksleri konuşlandırdı. Ayrıca Moskova, karadan havaya fırlatılabilen füzeleri hali hazırda test etmiş durumda” değerlendirmesi yapılmış, Rusya’nın askeri alanda attığı, öne çıkan adımlar ise şöyle özetlenmişti:

“Rusya, Baltık Denizi’nde güçlü bir hava savunma sistemi kurdu ve gemisavar füze kompleksleri konuşlandırdı. Ayrıca Moskova, karadan havaya fırlatılabilen füzeleri hali hazırda test etmiş durumda."

Analizin sonunda ise “Eğer Pentagon, önümüzdeki birkaç sene içinde stratejisini gözden geçirmezse, ABD ordusu Rusya ve Çin’in yeni nesil silahlarının gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya kalacak. Bunun sonucunda da askeri alandaki üstünlüğü sonsuza dek unutmak zorunda kalacak” uyarısında bulunuluyor.

Öte yandan yükselen bir Çin ve daha agresif bir Rusya’yla birlikte, ABD savaş düzeninde temel eksiklikler ortaya çıkıyor.

RUSYA VE ÇİN TEHDİDİ

30 milimetrelik bombardıman silahlarıyla donanımlı Stryker zırhlı araçları geliştiriliyor, test ediliyor ve Avrupa'da konuşlandırılmaya hazırlanıyorlar. Ancak Rusya'nın kullandığı benzerleri, mevcut ABD araçlarından daha büyük bir vuruş gücüne sahip.

ABD generalleri Ukrayna’nın doğusunda gözler önüne serilen Rus ağır silahları ve elektronik savaş kapasitesinden oldukça etkilendiler.

Irak ve Afganistan’da, ABD ve müttefikleri elektronik alanda neredeyse tam nüfuza sahipti ve onların güçleri çok taraflı elektronik ortamda oldukları kadar uzman değiller.

Asya-Pasifik bölgesinde verilen taahhütler nedeniyle, Orta Doğu’ya uçak gemilerinin konuşlandırılamadığı zamanlar oldu. Önemli sayıda uçak gemisi eksik parçalar ya da bakım için sıra beklerken hizmet veremiyor.

Generalleri endişelendiren bir başka faktör, ABD’nin teknolojik egemenliğinin azalması. 1980 ve 1990’ların akıllı silahlar, hassas güdümleme ve insansız sistemleri ABD'nin on yıllar süren bilimsel ve teknik liderliğine dayanıyordu. Ancak Çin'in yapay zeka konusundaki ilerlemesi generallerin kabusu haline geldi.

TRUMP, SAVUNMA BÜTÇESİNİ ARTIRIYOR

Obama döneminde generallerin dile getirdiği eleştiri ve talepler, ABD Başkanı Donald Trump için öncelikli oldu. Trump, önümüzdeki yıl savunma bütçesinin yüzde 10 oranında artırılmasını teklif etti. Bu, 54 milyar dolarlık bir ek bütçe anlamına gelecek. Obama yönetimi de 2018'e kadar 35 milyar dolarlık bir savunma harcaması artışını öngörüyordu. Trump'ın planı ise 19 milyar dolarlık bir ek artış öngörüyor.

Ancak Trump’ın savunma bütçesindeki artışı şahinleri tatmin etmedi. ABD ordusunun yeniden inşaası paneline başkanlık yapan Cumhuriyetçi John McCain, Trump yönetiminin savunma bütçesine yeterince para ayırmadığı konusunda ısrarcı. McCain, “Dünya yanarken, Başkan Obama’nın bütçesinden yüzde 3'lük bir artırımla Amerika barışı güvence altına alamaz. Daha iyisini yapabiliriz ve yapmalıyız” açıklaması yaptı.

McCain savunma için önümüzdeki yıl 640 milyar dolar harcanmasını, harcamanın 2022'ye kadar da 800 milyar dolara artırılmasını talep ediyor. Trump önümüzdeki yıl için 603 milyar dolarlık bütçe önermişti.

ABD DONANMASI GÜÇLENDİRİLECEK

ABD’nin askeri gücünü artırma planları donanma ile başlayacak. Planlara göre ABD donanması 272 parçadan 355 parçaya çıkarılacak.

ABD’li şahinlere göre Soğuk Savaş sonrasında Avrupa ve Akdeniz’deki Amerikan varlığı azaldı. Ancak, tehdidin geri gelmesi nedeniyle Avrupa ve Akdeniz önem kazanıyor. Bu nedenle Miller’ın planı, Ortadoğu, Baltık ve Afrika’da meydana gelebilecek krizlere daha süratli reaksiyon gösterebilmek için Avrupa’ya daha fazla gemi, İskoçya’ya denizaltı ve Sicilya’ya amfibi hazırlık grubunun konuşlandırılmasını öngörüyor.

Ayrıca, plan donanmada mevcut 22 adet Ticonderoga Sınıfı Kruvazör’ün ilk etapta AEGIS Baseline 9 sistemi ile donatılmasını ve Havuzlu/Helikopter çıkarma gemileri gibi lojistik amaçlı kullanılan gemilerin seyir füzesi ateşleyecek şekilde dikey lançerlerle donatılmasını öngörüyor. Bu gemiler, hedef bilgisi paylaşımı sağlayacak Donanma Entegre Atış Kontrol-Hava Karşıtı Ağ (Naval Integrated Fire Control-Counter Air network) sayesinde, başka gemiler tarafından takip edilen hedeflere ateş edebilecek.

15 Aralık 2016 tarihinde Amerikan Deniz Kuvvetleri yeni kuvvet yapısı dokümanını yayınlanmıştı. Bu plana göre donanmanın 355 gemiye sahip olması planlanıyor. Plan, denizdeki komutanların Amerikan askeri stratejisi gereği başarmaları gereken görevlere göre, sadece savaş zamanı değil, aynı zamanda barış zamanı dünya okyanus ve denizlerinde varlık gösterme faaliyetleri de göz önüne alınarak şekillendirilmiş bir plandı. 2016 planı, 2015 yılında açıklanan 308 gemilik kuvvet yapısının değiştirilmiş haliydi. 2002 yılında ABD Deniz Kuvvetlerinin hedefi 375 gemiydi. 1981-89 Reagan döneminde hedef 600 gemiydi.

Hedeflere karşın Amerikan donanması 270 ile 290 arasında gemiye sahip olabildi. Bu durumu Başkan Trump seçim kampanyaları sırasında çok sert eleştirdi. Nitekim 2016 sonunda açıklanan yeni plan, seçim sonrası Trump’ın zaferi göz önüne alınarak hazırlanmış oldu. Ancak bu yapı aynı zamanda Obama zamanında açıklanan milli askeri strateji ile ulusal güvenlik stratejisin de gereğini yansıtıyor. Bu yapıya erişim için 47 yeni gemi inşası gerekiyor. Bu gemiler 18 yeni hücum denizaltısı (SSN), bir uçak gemisi, 16 büyük su üstü savaş gemisi (kruvazör, muhrip) dört amfibi gemi ve sekiz destek gemisini içeriyor.

Uzmanlar tarafından 355 geminin harbe hazır gemi sayısı olduğu düşüncesi ile aslında 47 yerine 67 ilave gemi gerekeceği de hesaplanıyor. Bu durumda 12 uçak gemisi ihtiyacı doğuyor ki her beş senede yeni bir gemi yerine, bu kez her üç senede yeni uçak gemisi gerekiyor. Ancak bu şekilde 2030 yılında kadar 12 uçak gemisi idame edilebilecek. Benzer şekilde 2030 yılına kadar her sene 3 yeni hücum denizaltısı envantere girdiği takdirde 65 gemilik denizaltı yapısı korunabiliyor.

BÜTÇE YETMİYOR

Pentagon’daki generaller silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesine yönelik taleplerini parorlaştırsalar da, konunun ekonomik boyutunun nasıl aşılacağı bilinmiyor.

Amerikan donanması çok ciddi bütçe sorunları ile karşı karşıya. 7 Şubat 2017 günü Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Oramiral William Maron, yaptığı açıklamada bahara kadar harbe hazırlığa odaklanmış ek bir bütçe geçmediği takdirde, Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadelerin uçuş yapamaz hale geleceğini ve ayrıca planlı bakım ve onarım zamanı gelen gemilerin tersanelere alınamayacağını açıkladı.

Mevcut bütçe 28 Nisan 2017’de süresini doldurdu. Yeni bütçe planlandığı şekilde onaylansa bile, Deniz Kuvvetlerine yetmiyor. Zira harcamalar arttı. Kısacası Deniz Kuvvetleri bütçesi denk gelmiyor. Trump radikal bir kararla Deniz Kuvvetleri bütçesini artırsa bile bunu ancak diğer projelerden keserek yapmak zorunda. Bu durumda Donanma amiralleri öncelikle yeni gemi inşa projeleri yerine, mevcut gemilerin bakım ve onarımlarının yapılarak harbe hazırlık seviyesinin idamesini hedefliyorlar. Aksi takdirde durum vahim.

Benzer bir durum 2016 yazında yaşanmış, deniz piyadelerin envanterdeki uçaklarının yedek parçalarını  temin edebilmeleri için gereken fonlar yetersiz kaldığından, askeri müzelerdeki uçaklardan parça söküldüğü bile iddia edilmişti. Ancak bu iddialar arasından şüphesiz en çok dikkat çekeni, halen 10 -kısa süre sonra 11 adet olacak- uçak gemisi varlığına rağmen, sadece altı gemiyi donatacak pilot ve uçak sayısına sahip olmalarıydı.

SUUDİ ARABİSTAN VE KATAR FİNANSÖR MÜ OLACAK?

Bu noktada Suudi Arabistan ve Katar’dak gelişmeler dikkat çekiyor. Trump’ın önce suçladığı, ardından silah ve ekonomik anlaşmalar için masaya oturttuğu “Suudi Arabistan ABD savunma bütçesinin finansörü mü olacak?” sorusu gündeme geldi.

Hemen ardından Suudi Arabistan-Katar krizi patladı. Her iki ülke de petrol ve doğalgazdan gelen paraları kasalarda istiflemekle tanınıyor.

Her iki ülke de, ABD’nin “güvencesi altında” bulunuyor. Bu güvencenin bir bedeli olmalı.

Bu noktada İngiltere’nin atacağı adımlar önem kazanıyor. AB’den ayrılma karşılığı olarak kendisine kesilen 50 milyar sterlinin bir kısmını, “iyi ilişkiler içinde bulunduğu” Katar’ın karşılamasını istiyor.

ABD ORDUSU GÜCÜNÜ YİTİRİYOR MU?

http://www.tuhafsite.com/neler-oluyor-detay.php?yid=602

14.06.2017