ABD’NİN GÜNEY SURİYE’DEKİ AMACI NEYDİ?

Haftalardır Suriye Ordu birlikleri ile ABD destekli gruplar arasında büyük çatışmaların yaşandığı güney Suriye’nin Irak’a açılan kapısı Al Tanf’da bugün 6 yıl sonra bir ilk yaşandı. Irak-Suriye sınırına ilerleyişi süren, Irak ordusuna entegre Haşdi Şabi birlikleri ile Suriye ordusu kuzeyden buluştu.

Güldeniz GENÇTÜRK / Araştırmacı-Analist

Gelişme, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından teyit edilerek, birliklerin ABD saldırılarından korunması için bölgeye Rus Spetsnaz’lar ile Orta Asya(Kırgız,Kazak) vatandaşlarından oluşan ”Turan Müfrezesi”nin aktarılacağı belirtildi.

Evet, ABD saldırılarından denildi çünkü, Al Tanf olarak anılan bölge, aynı zamanda ABD’nin Suriye’deki stratejik ortağı Ürdün’e sınır. Ve büyük petrol yatakları bulunuyor.

Trump, başkanlık görevine başladıktan sonra, Obama’dan miras aldığı Suriye politikalarında bir takım değişiklikler yaparak, destekliği grupların iç derinlikten ziyade sınır hatlarında kontrol sağlamasını hedefledi. Bu bağlamda, El Nusra, Ahrar uş-Şam ve el-Mukaddes isimli örgütler ABD’den aldığı destekle, 2017 başında Dera’nın güneye açılan kapısı el Menişe’ye ”Kahrolsun Zillet” isimli bir operasyon başlattı.  Amaç, ABD güdümündeki bu örgütlerin güney Suriye’ye ulaşarak kontrol sağlamasıydı.

Daha yakın bir zamanda, 17 Mayıs’ta çok daha önemli bir gelişme yaşandı. ABD, Güney Suriye’de İran’a bağlı Şii grup Ketaib İmam Ali’yi vurarak, dolaylı İran’ı hedefledi ve İran’ın sahadaki askerlerine ilk saldırısını gerçekleştirdi.

Peki ABD Güney Suriye’de Ne Yapmak İstiyor?

Ürdün ve İsrail, ABD liderliğinde güney Suriye’de güvenli bölge oluşturmak istiyor. Ürdün kralı ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Washington’a gerçekleştirdikleri son ziyaretlerde Donald Trump’a güvenli bölge planlarını açıkladıkları belirtilmişti. Trump, İran ve Lübnan Hizbullahı’nın güney Suriye’deki varlığını tamamen bitirmek için bu plana onay verdi. Hatta Amerika’nın güvenli bölge için gerekli mali harcamaları Körfez ülkelerinden istediği belirtilmişti. Suudi Arabistan ziyaretinde imzalanan milyar dolarlık anlaşmalar, mali pay koparabilmek için Katar’a karşı başlatılan ambargolar aylar önce basına sızan bu planın net yansımadır. Fakat Tanf’taki gelişmeler yaşanırken ortaya büyük bir iddia atıldı. Sınırdaki bir kaynak, Lübnan merkezli El-Masdar’a, Al Tanf’ın kuzeydoğusunda ABD ve Ruslar arasında bir anlaşma olduğunu söyledi. Böyle birşeyin gerçeklik payı varsa, ABD’nin aylardır güneydeki politikaları, Körfez’den para koparabilmek için uygulamış olduğu ihtimali  güçlü bir şekilde doğuyor. ABD destekli grupların elde tutabileceği kent/bölge olanağının düşük olduğunu da göz önünde bulundurursak bu ihtimal kuvvetleniyor. Çünkü bölge büyük oranda çöl ve çatışmaların olduğu nokta petrol kuyularına uzak.

Bir diğer ihtimal ise güneyi kendi lehine pazarlık konusu etmek istemiş olması. Ayrıca Suriye Ordusu’nun Palmira ve Deyri Zor’a ilerleyeşini yavaşlatmak için yapılmış bir hamle de olabilir.

Bu planlar ışığında, ABD kendi askerlerini de bölgeye sevk ederek Suriye Ordusu ve İran destekli Şii gruplarla zaman zaman sıcak temasa girmişti. Ciddi bir direnişle karşılaşan ABD destekli gruplar ağır kayıplar vermeye başladı. Ciddi direnişle karşılaştılar çünkü güney Suriye ve Suriye-Irak sınırı İran, Lübnan Hizbullahı ve Rejim için de önemli. Peki Neden?

Yaklaşık 2 yıldır Palmira, 4 yıldır da Deyri Zor’da Suriye Ordusu ile IŞİD arasında büyük bir savaş ve zaman zaman el değiştiren kuşatmalar söz konusu. Rejim, dolayısıyla İran ve Hizbullah için güney’deki hakimiyeti kaybetmek demek, Palmira-Deyri Zor hattındaki kontrolü -tamamen- kaybetmek demek. Bu noktada İran destekli Şii Haşdi Şabi Irak’tan Suriye sınırına ilerleyerek Rejime desteğe geldi ve bugün itibariyle de ABD saldırılarından korunmak için kuzeyden Al Tanf’ta buluştular. Kuzeyden ince bir hat halinde birleşmiş olmalarının 2 stratejik önemi daha var;

1)Güney’deki ABD destekli örgütlerin önünü kestiler.

2)Buradan Deyri Zor hattına ilerleyebilirler.

Özetle;

ABD’nin stratejik planları doğrultusunda önem arz eden bir bölgeden bahsediyoruz. Perde arkasında devletlerin şahsi çıkarlarının söz konusu olduğu, aylardır el değiştirmemek  için kıran kırana süren, Suriye’deki büyük savaşlardan biri. Mevzu bahis gelişmeden sonra İran da Haşdi Şabi ile doğrudan müdahil oldu. Fakat Haşdi Şabi’nin resmi olarak Irak Ordusuna bağlı olduğunu unutmamak gerekir. Bu savaşta Irak da safını seçerek, ABD karşısında durmuştur. Bundan sonra ne olacağı, diğer cephelerde sürmekte olan savaşların seyrini de etkileyecek(Ör:Rakka) Ve bize Trump’ın Suriye planları üzerinde açık fikir verecektir.

10.06.2017