MENBİÇ VE RAKKA HAYALLERİ NASIL BİTTİ?

7 Mart’ta Türk, ABD ve Rus Genelkurmay Başkanları Antalya’da biraraya geldi. Sürpriz şekilde gerçekleşen görüşmenin detayları henüz sır özelliğini koruyor. Ancak sızan bilgilere göre Suriye’de savaş sonrası döneme ilişkin önemli mutabakatlar sağlandı. Bunlardan biri, tampon bölgelere uluslararası gücün yerleştirilmesi. Bu projenin laboratuvarı olarak da Menbiç’in kullanılması düşünülüyor.

Celal ÇETİN

ABD destekli koalisyonun IŞİD unsurlarını bölgeden sürmesi sonrasında Menbiç, Kürtlerin, Arapların ve Türk ordusunun savaş alanına döndü. Ancak geçen hafta Türkiye, ABD ve Rusya’dan komutanların yürüttüğü sessiz diplomasinin, Menbiç’te barışı sağlamak için az da olsa meyve verdiği belirtiliyor. O da tampon bölgelere uluslararası güçlerin yerleştirilmesi.

Anlaşma ayrıca Menbiç’te yönetimin yerel halka bırakılmasının önünü açıyor. Böylelikle askeri birimlerin IŞİD’le savaşta Suriye’nin diğer bölgelerine kaydırılması mümkün olacak.

ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri komutanlarından Nasır Hac Mansur’a göre Menbiç’te barışın sürmesi yabancı güçlerin varlığına bağlı.

Türkiye, Suriye Demokratik Güçleri’nin ana parçası olan YPG’nin Menbiç’teki varlığına karşı ve Suriye’nin bazı bölgelerinde YPG ile çatışıyor. Ancak Türk yetkililer bölgedeki Kürt karşıtı söylemini yumuşatmaya başladı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Menbiç’te diplomasi seçeneği şu anda askeri seçeneğin önünde, her zaman da öyle olmalıdır, başka çözüm kalmazsa askeri seçenek değerlendirilmeli” dedi.

Uluslararası diplomasi uzmanları Ankara’nın, diplomatik yaklaşımın Suriye’nin kuzeyindeki sorunları çözmek için daha gerçekçi bir yol olduğunun farkına vardığını belirtiyor. Washington merkezli düşünce kuruluşu, Uluslararası ve Stratejik Çalışmalar Merkezi (CSIS) uzmanı Bülent Alirıza, Türkiye’nin kapalı kapılar ardında YPG güçlerinin Menbiç’i terk etmesi için diplomasi yürüttüğüne dikkat çekerek Türkiye’nin askeri harekatta bulunmayacağını düşünüyor.

MENBİÇ’TE KİMİ ARARSAN VAR

Şu anda Amerikan komandoları, Suriye ordusunun ve Rus askerlerinin çok yakınında. Yerel milisler, Kürtler ve Türkiye’nin destek verdiği güçler de mevzilerini koruyor. Uluslararası güçler kimliklerini ve mevzilerini gösteren bayraklar kullanıyor.

ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyonun sözcüsü Albay John Dorrian, bir hata ya da yanlış hesaplamama olması adına bayrak dalgalandırdıklarını söylüyor, böylelikle bir kente girdiklerinde kim oldukları biliniyor ve halkta güven duygusu yaratıyor.

Bu konuşlanma yöntemi işe yararsa, ABD öncülüğündeki koalisyon ve müttefikleri, Suriye’nin IŞİD’den temizlenen başka bölgelerinde de benzer anlaşmaların yapılabileceğini umuyor. Ancak Amerikalı yetkililer her olayın farklı olduğunu hatırlatıyor.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Toner, “Bir şehri özgürlüğüne kavuştursanız da, yerel yönetim ve liderliği oluşturmadan, altyapı ve temel hizmetleri sağlamadan, siyasi dinamikleri ve gerilimleri anlayıp reform yapmadan, savaşı kazanmış sayılmazsınız” dedi.

SURİYE ÖZERK BÖLGELERE Mİ BÖLÜNÜYOR?

IŞİD’in fiili başkenti Rakka’yı kurtarma operasyonu kapıdayken, Kürt yetkililerin umudu Menbiç’teki gibi bir düzenlemenin yapılması.

PYD lideri Salih Müslim, El Hayat gazetesine verdiği demeçte, “Suriye’nin IŞİD’den kurtarılan her bölgesi halka geri verilmeli ki kendilerini yönetebilsinler. Zira, federal sistem Suriye için en iyi çözüm ve Menbiç’te olan Rakka’da ve başka bölgelerde yapılabilir” diye konuştu.

Kürt yetkililer bu yöntem sayesinde yerel halkın yönetimi devralarak mezhepsel ve etnik gerilimi azaltabileceğini de söylüyor. SDG komutanı Mansur’a göre kurtarıldıktan sonra Rakka’da da sivil bir konsey yönetime gelecek.

Yerel askeri yetkililer, ABD’nin IŞİD sonrası Rakka’yı yönetebilecek kişileri bulmaya yardım ettiğini söylüyor. SDG ve ABD bunun için yerel aşiret liderleriyle görüşüyor.

TÜRKİYE SURİYE’DE SIKIŞTI

Ankara, Suriye’deki Kürt kantonlarının birleşmesini önlemek, güvenli bölge oluşturmak ve Türk sınırının güvenliğini sağlamak gerekçeleri ile 26 Ağustos 2016’da Fırat Kalkanı Operasyonu operasyonunu başlattı. Operasyonda TSK, ÖSO’ya destek verdi ve harekatın ÖSO ile yürütüleceğini açıkladı.

İlerleyen zamanda operasyonun sınırlarını genişleterek birbiri ile çelişen açıklamalar geldi Ankara’dan.

“El Bab’tan sonra inşallah önce Menbic, ardından Rakka’ya gideceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika gezisinden dönüşü sırasında gazetecilerin soruları karşısında “Bundan sonraki süreçte süratle mesafe almak suretiyle oradaki işi bitirmek, daha derinliğine gitmemek lazım” dedi.

Ama sonrasında ne oldu bilinmez, Erdoğan kısa süre sonra tekrar, “El Bab’tan sonra Menbiç’e ve oradan Rakka’ya ilerleyeceğiz” noktasına geri döndü.

Aradan yine bir süre geçti ve Ankara son kararını, “ABD ve Rusya ile anlaşırsak Rakka’ya gideceğiz” olarak açıkladı. Bu açıklama karmaşası ABD, Rusya ve Suriye rejiminin aklını karıştırdı.

AKP hükümeti ABD’ye çeşitli mesajlar göndererek ABD’nin YPG yerine Türkiye ile çalışması talebinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan 2016’da, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Rakka operasyonunda yer almaya hazır olduğunu da yineleyerek, “Gelin, Rakka'ya da beraber müdahale edelim. Rakka'ya müdahale ederken de orada PYD ile YPG ile değil; onları koyun bir kenara, onlar terör örgütü. Ne işin var senin terör örgütüyle? Türkiye ile koalisyon güçleri, eğer biz beraber bu işi yapamıyorsak; orada bin 500, 2 bin DEAŞ'lıyı söküp atamıyorsak yazıklar olsun bize. Nasıl devletiz biz? Şimdi bekliyoruz. Temenni ederim ki bu konuda bir birliktelik olur ve Rakka'yı da yine DEAŞ terör örgütünden temizleriz” dedi.

Erdoğan 2 Mart 2017’de ise, “El Bab’tan sonraki sürecimiz Münbiç istikametinde olacak. Fakat ABD başta olmak üzere koalisyon güçleriyle eğer müşterek adımlar atabilirsek Rakka sürecini beraber yürütmenin gayreti içindeyiz. Bu arada Rusya Federasyonu’ndan da ‘DEAŞ’a karşı mücadeleyi beraber sürdürebiliriz’ biçiminde talepler gelmesi halinde, bu mücadeleyi hep birlikte sürdürmemiz söz konusu olabilir. Mart ayında Rusya ziyaretimiz olacak. Bütün bu konuları orada etraflıca ele alma fırsatımız olacak” açıklamasında bulundu.

Ancak gelişmeler AKP’nin ve Erdoğan’ın öngörülerinin tersine gelişti. ABD IŞİD’e karşı YPG ile çalışacağını açıkladı, tank, silah ve teçhizat sağladı, asker gönderdi, ABD-Rus askerleri Menbiç’te devriye gezmeye başladı ve Menbiç-Rakka yolu Suriye Ordusu’nun kontrolüne girdi. Yani Türkiye’nin (AKP/Erdoğan) Menbiç-Rakka hayalleri sona erdi.

Sonuç itibariyle Türkiye’nin, ABD ve Rusya’nın verdiği/vereceği kararlara uymaktan başka çaresi yok. Bu kararlar içinde Suriye’nin yeni yapısı, gerekirse “PYD ve Esat rejimi ile uzlaşma” gibi kararlar da bulunuyor.

İkinci ve üçüncü ülke/şahıslar üzerinden yapılan görüşmelerde PYD ve esat rejimi ile kontakların kurulduğuna dair bilgiler geliyor. İddialara göre AKP olası uzlaşmanın açıklanmasının 16 Nisan sonrasına bırakılmasını talep etmiş olabilir.

19.03.2017