“İHVAN İSVEÇ’TE PARALEL TOPLUM İNŞA EDİYOR” İDDİASI

İsveç’te Savunma Bakanlığı’na bağlı bir komisyon Müslüman Kardeşler Örgütü’nün (İhvan) “siyasi elitlerin” yardımıyla ülkede “paralel toplumsal yapı” inşa ettiğini öne sürdü. Rapor, ülkede tartışma yarattı. Almanya’da ise Selefi örgütler “Şeriat Polisi” kuracak kadar tehdidin boyutunu artırmış durumda.

Celal ÇETİN

İsveç Savunma Bakanlığı'na bağlı “Kamu Riski Ajansı”,  İhvan’ın ülkedeki “siyasi elitlerin sessizlik kültürünü teşvik etmesinin de yardımıyla” İskandinav ülkesinde bir “paralel toplumsal yapı” inşa ettiğini öne sürdü.

Geçen cuma günü yayınlanan raporda İhvan’ın ülkedeki Müslümanlar’ın sayısını arttırmaya çalıştığı ve bunun da laik toplumda gerginliği teşvik ettiği ve toplumsal uyum için tehdit teşkil ettiği vurgulandı.

Raporun yazarı Magnus Norell, İhvan’ın ülkedeki siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini ve akademik kurumları hedef aldığını öne sürdü.

Raporda “İslamcılar İsveç toplumunun geri kalanının değerleriyle mücadele eden bir paralel toplumsal yapı inşa etmeyi amaçlıyor. Bu nedenle İhvan aktivistleri, ülkenin toplumsal uyumu için uzun vadeli bir sorun teşkil ediyor” denildi.

Ülkedeki göçmenlerin sayısının artışıyla sorunların da artacağını iddia eden Norell, “Ortadoğu ve Afrika’dan gelen göç gelecek yıllarda artacak” ifadelerini kullandı.

RAPOR TARTIŞMA YARATTI

Ancak rapor ülkede kimi çevrelerin tepkisini de çekti. 22 akademisyenin ve dini uzmanların oluşturduğu bir grup araştırmanın metodolojisini sorguladı.

Grup yayınladıkları açıklamada “Raporun yazarı İsveç’teki İslam’ın homojen olduğu ve bu Müslümanların İhvan tarafından yönetildiği sonucuna varmış gözüküyor” dedi.

Grup geçmişte yapılan araştırmaların İhvan’ın ülkede bu tür bir paralel yapılanmaya gitmediğini ortaya koyduğunu savundu.

EN CİDDİ TEHDİT ALMANYA’DA

Almanya’da İslamcı radikal gruplar her geçen gün çoğalıyor, istihbarat birimleri ülke çapında yaklaşık yüz grup ve hücrenin olduğundan yola çıkıyor.

Anayasayı Koruma Örgütü’nün yıllık radikal İslamcı örgütler listesinde, yaklaşık 25 bin üye sayısıyla “İslam Toplumu Milli Görüş” organizasyonu yıllardır birinci sırada yer alıyor. Raporda Milli Görüş’ü, yaklaşık bin 300 üyeye sahip “Müslüman Kardeşler/İHVAN” ile 850 taraftarı olduğu tahmin edilen “Hizbullah” izliyor.

Ancak Alman güvenlik birimleri Selefiler’i ülkede IŞİD’e en yakın ve en radikal İslamcı grup olarak tanımlıyor. Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı, Almanya’dan Suriye ve Irak’a gidip IŞİD gibi radikal grupların silahlı çatışmalarına katılanlar arasında Selefiler’in büyük çoğunluğu oluşturduğunu bildiriyor.

SELEFİLİK TEHLİKESİ

Federal Anayasayı Koruma Dairesi’nin izlemesi altında bulunan Selefiler’in özellikle Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki Bonn ve Solingen’de, Berlin, Ulm, Rhein-Ruhr bölgesi ve Frankfurt'ta aktif çalıştıkları biliniyor. Selefiler’in lideri Hristiyanlık’tan çıkıp Müslüman olan Pierre Vogel. Sosyal siteler üzerinden internet ortamında yaptığı ve gençlere hitap ettiği tahrik edici radikal konuşmaları ile ünlenen eski boksör Vogel, son dönemde Türk kökenli gençleri Selefi saflarına çekmeye yoğun özen gösteriyor.

Selefiler’in 2014 yılında başlattıkları ve hala süren “Her eve bir Kur’an” sloganıyla ülke çapında 25 milyon Almanca Kur’an dağıtma kampanyası, bu grubun Alman kamuoyunda da tanınmasına neden oldu.

Selefiler’in Almanya’da gündemin baş sırasına oturmasına yol açan bir diğer etkinlikleri, şeriat kurallarını hayata geçirmek isteyen “Şeriat Polis Birliği” üyelerinin Wuppertal kentinde disko ve barlar önlerinde gençleri kontrol etmeleri ve kendi saflarına geçmeye çağırmaları oldu.

Alman kamuoyunda büyük tepkiye neden olan bu olay sonrasında Selefiler’in faaliyetlerinin yasaklanması ve terör çağrısı yapanların sınırdışı edilmesi talepleri dillendirildi. “Şeriat Polisi’ yazılı turuncu yelekler giyen kişiler bir daha görünmezken, iç istihbarat uzmanları son iki yıl içinde Selefi çevrelerde şiddet yanlısı ve şiddete hazır İslamcılar’ın sayısının artığını tespit etti.

Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maassen, yaklaşık bin kadar Selefi’nin şiddet yanlısı olduğunu ve ülke için 'ciddiye alınması gereken ve giderek artan bir tehlike' oluşturduğunu açıkladı.

İstihbarat sorumlularına ulaşan bilgilere göre, Selefiler finansmanlarının bir bölümünü “kültür merkezleri” açarak ve üyelerinden bağış toplayarak sağlıyor. Radikal İslamcı grupları yakından tanıyan uzmanlar, Suudi kaynaklardan da Selefiler’e mali destek geldiğini iddia ediyor. 25 milyon Kur’an kampanyasını organize eden Filistinli işadamı İbrahim Ebu Naci, kampanyaya en büyük parasal desteğin Almanya’daki Türkiye kökenli Müslüman göçmenlerden geldiğini açıklamıştı.

08.03.2017