S-400 ŞANTAJ MI, RÜŞVET Mİ?

Rusya ve Türkiye arasındaki S-400 füzeleri görüşmelerine yer veren İngiliz Times gazetesi, bu görüşmelerin Türkiye’nin NATO’ya olan bağlılığını azaltmak istemesinin işareti ya da bir pazarlık taktiği olabileceğini yazdı. Türkiye’nin Çin’den almayı planladığı ve sonra iptal ettiği füze projesinde de ABD baskısı iddiaları ortaya atılmıştı.

Celal ÇETİN

Times gazetesinde yayınlanan Richard Spencer imzalı yazıda, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın, Türkiye’nin kendisini korumasının kalıcı bir yolunu bulması gerektiğini, S-400 füzelerinin de kalıcı bir çözüm olabileceği yönündeki açıklamasına yer verildi.

Işık’ın açıklamalarının, Patriot füzelerinin yerini alması için geliştirilen MEADS füzelerinin üreticileri ABD, Alman ve İtalyanlar’a yönelik bir pazarlık taktiği olabileceği savunulan yazıda, Türkiye’nin savunma sistemleri konusunda Rusya’yla görüşmesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkesinin NATO’ya olan bağlılığını azaltmak istediğine dair bir işaret de olabileceği belirtildi.

Rus devlet savunma sanayi şirketi Roctec'in CEO’su Sergey Çemezov, Türk tarafının S-400 füzeleri konusunda kendileriyle görüştüğünü söylemişti. Çemezov görüşmelerin hangi aşamada olduğuna ilişkin bir soru karşısındaysa “finansal konuları” tartışmaya başladıklarını kaydetmişti.

HÜKÜMET: GÖRÜŞMELER OLUMLU İLERLİYOR

Uçak krizinin ardından Rusya ile normalleşme sürecine giren Türkiye, S-400 füze savunma sistemleri için Moskova ile görüşüldüğünü açıklamıştı.

Türkiye’nin bir hava savunma sistemine ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyacın giderilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Bu tek boyutlu sürdürülmüyor. Sadece Rusya ile S-400 için görüşmüyoruz, bunun dışında bu konuda elinde sistem olan diğer ülkelerle de görüşmeler yapılıyor. Rusya’nın şu andaki tavrı olumlu” demişti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Rusya ile yapılan S-400 füze savunma sistemi pazarlıklarının olumlu bir şekilde ilerlediğini açıklamıştı.

ABD ÇİN FÜZESİNİ İPTAL ETTİRMİŞTİ

Türkiye’nin füze savunma sistemleri ihale süreci yılan hikayesine döndü. Türkiye Eylül 2013’te füze savunma sistemleri ihalesi açtı. İhaleye Amerikan Raytheon-Lockheed Martin ortaklığı, PAC-3; Fransa ve İtalya ortak şirketi, Eurosam SAMP/T; Rusya, S-400, Çin ise FD-2000 füzeleri için teklif vermişti.En cazip teklif 3,4 milyar dolar ile Çin firması CPMIEC’den gelmişti.

Dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, füze savunma sisteminin NATO’ya entegre edilmeden milli sistemlere entegre edileceğini açıkladı. Çin’le ön anlaşma imzalandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut, yine hükümete yakın Star gazetesinin “Türkiye’nin füze ihalesi Çin’e kaldı” haberini kendi Twitter hesabından takipçileriyle paylaşması, Ankara’nın Pekin tercihinin netleşmesi olarak algılandı.

Ancak “Milli Füze” projesini başlatacağını açıklayan Türkiye, Çin’le görüşmelerini sürdürdüğü uzun menzilli füze ihalesini iptal etti. Yaklaşık 4 milyar dolarlık ihalenin iptal bilgisi, 15 Kasım 2015’teki Antalya G-20 zirvesinden hemen önce duyuldu.

İhalenin iptal kararının önceden alınmış olmasına rağmen G20’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ABD Başkanı Barack Obama görüşmesi sırasında duyulması, “Amerika’yı kısmen memnun etmek” olarak yorumlandı.

Türkiye’nin ihaleyi iptal ettiğini açıklamasından üç ay önce, ağustos 2015’te ABD’nin, “Türk hava sahasını koruyan Patriotların çekileceğini açıklarken olası füze saldırılarına karşı Doğu Akdeniz’deki ABD Donanması tarafından kullanılan entegre deniz silahları sistemi olan ‘Aegis Savaş Sistemi’ ile korunacağını duyurması da anlamlı bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, “Doğu Akdeniz’de ABD Donanmasının çok-rollü ‘Aegis’ gemilerinin devamlı mevcudiyeti sürdürülecektir. Bu gemiler, NATO hava ve füze savunmasına destek dahil, Türkiye’nin ve NATO misyonlarının savunmalarını destekleyecek bir dizi yeteneğe sahiptir. ABD Avrupa Deniz Kuvvetleri, Türk savunma ihtiyaçlarının desteklenmesinde Türk Donanmasıyla bölgedeki yakın işbirliğine devam edecektir” açıklaması yaptı.

Bu açıklama ve ihale iptali, “Türkiye ABD ve NATO’nun baskısı ile Çin füze ihalesini iptal etti” iddiasını güçlendiriyor.

NATO’YA BAĞIMLILIK AZALTILABİLİR Mİ?

AKP hükümetinin NATO’ya olan bağımlılığı azaltmak için Rusya ile S-400 füze pazarlığı yapıldığı iddiaları gerçeklere uymuyor. Suriye’de planları olan ve bu planlarını gerçekleştirmek için ABD desteğine ihtiyaç duyan AKP hükümeti, ABD kontrolündeki NATO ‘ya bağımlılığını azaltacak adımlar atabilecek durumda değil.

Bir yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan Mayıs 2016’da 10. Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları Toplantısı’nda “NATO’yu Karadeniz’deki varlığını artırmaya çağırırken,” diğer yandan AKP hükümetinin NATO ile arasına mesafe koyması beklenmiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantıda şöyle demişti:

“Kısa bir süre önce Stoltenberg (NATO Genel Sekreteri) ülkemizdeydi. Ziyareti sırasında kendisine söyledim; ‘Bakın dedim, Karadeniz’de görünmüyorsunuz. Karadeniz’de görünmeyişiniz Karadeniz’i adeta Rusya'nın bir gölü haline dönüştürüyor. Burada kıyıdaş ülkeler olarak hepimiz üzerimize düşen görevi yapmak durumundayız. Olayın gerek hava gerek deniz gerek kara bütün alanlarda atılması gereken adımları NATO üyeleri olarak hep birlikte atmak zorundayız. Eğer atmazsak tarih bizi affetmez ve mevcut işbirliğimizi bölgesel anlayışına uygun olarak derinleştirmeliyiz.”

RUSYA’YA BİR PARMAK BAL MI?

Suriye’de ABD kadar Rusya’nın da iznine ve desteğine ihtiyaç duyan AKP hükümeti, atacağı adımlarda Moskova’yı kızdırmak istemiyor. Obama yönetimi ile ters düşerek Rusya’ya yanaşan AKP’nin, yeni başkan Trump’la ilişkileri düzeltmeye çalıştığı biliniyor. İlişkileri düzeltmesi durumunda Suriye ve Ortadoğu’da ABD’nin doğal müttefiki olmak için Washington yönetimine açık çek veren AKP’nin, Trump’ın kararı netleşene kadar Petrol ve doğalgaz hatları, nükleer santral ihaleleri ve S-400 sistemleri pazarlıkları ile Rusya’yı idare etmeye çalıştığı biliniyor.

25.02.2017