TSK ÜZERİNDEN TÜRK’E VE İSLAM’A İHANET

TSK’da türban serbest bırakıldı. Bazı gafiller İslam’ın uygulandığını zannediyor hala. Geçmişi akılla, objektif değerlendirebilen, dinine, milletine, devletine gerçekten bağlı olanlar, bu uygulamaların tehlikeli tuzakların altyapısını oluşturduğunu çok iyi bilir.

Celal ÇETİN

TSK, bu milletin bağrından çıkmış bir kurumdur. Askerlik yapan herkes bilir ki, ramazanda özel yemek çıkar. Bir olumsuzluk durumunda kurban kesilir ki, Allah’ın rızası alınsın. Yeni bir silahın envantere dahil edilmesinde kurban kesilir ki, hayırlı olsun diye.

TSK, en alt rütbelisinden komuta kademesine kadar milli olduğu kadar değerlerine de sahip bir kurumdur. TSK, Cumhuriyet Türkiye’sinin temel değerlerini savunmakla görevlidir. Cumhuriyet Türkiyesi ise, toplumun değer yargıları ile bu değer yargılarını siyasallaştıranları ve alet edenleri birbirinden ayırmasını bilmiştir.

Cumhuriyet Türkiyesi’nin kurucu iradesi, dini hassasiyetlerinin yanında milli kavramları, devletin bölünmez bütünlüğünü, laikliği de güçlendirmenin önemini çok iyi bilmektedir.

Cumhuriyet Türkiyesi’nin böyle bir kurumunun temelleri ile oynamak, bu milletin bağrından çıkmış orduya, millete ve Cumhuriyet Türkiyesi’ne ve İslam’a en büyük ihanettir.

Bu millet; FETÖ terör örgütünün AKP ile birlikte Ergenekon, Balyoz gibi ABD menşeili kumpas davaları ile TSK'nın belini nasıl kırdığını unutmadı.

Bu millet; Irak'ta askerin başına çuval geçirildiğinde "hükümet ABD'ye nota verilsin" diyenlere, "ne notası, müzik notası mı vereceğiz?" diyenleri unutmadı.

Bu millet; Oslo'da PKK terör örgütü ile yapılan pazarlıkları, verilen taahütleri unutmadı.

Bu millet; FETÖ terör örgütü ile "ne istediniz de vermedik" dönemlerini, "birlikte yürünülen yolları" unutmadı.

Bu millet; kişisel ve siyasi menfaatleri, hırsları için "herkesle" işbirliği yapmaktan çekinmeyenlerin işlerine gelince "kandırıldık" yalanlarını unutmadı.

Bu millet; Güneydoğu'da AKP'nin valilere verdiği talimatla PKK'ya yapılamayan operasyonlar nedeniyle nedeniyle verilen şehitleri unutmadı.

Bu millet; Mehmet'in kanını ABD ile pazarlık konusu yapanları unutmadı.

Bu millet; ABD'nin talimatları ile Suriye içsavaşı destekleyerek ülkenin bölünmesine yol açanları, devlet otoritesini ortadan kaldırarak IŞİD/PYD gibi örgütlerin güçlenmesini sağlayanları, kişisel hırslar nedeniyle askeri Suriye batağına sokarak kınalı kuzuların bayrağa sarılı tabutlarla evlerine gönderilmesini sağlayanları unutmadı.

Bu millet; Mavi Marmara’da İsrail tarafından öldürülenlerin nasıl satıldığını unutmadı.

Milletin sabıkalarını unutmadığı bu zihniyet, referandum öncesi yine TSK üzerinden prim yapmaya çalışıyor. Ülkenin bütün sorunları çözülmüş de tek sorunumuz buymuş gibi TSK'da türbanı serbest bırakıyorlar.

Siyasal İslamcılığın simgesi olan türban üzerinden devletin garantisi olan TSK'ya, ibadetin merkezi olan camiye ve geleceğin kurumları olan okullara siyaseti sokanlar bu ülkenin, devletin ve İslam'ın düşmanlarıdır.

1400 yıldır Hıristiyanlık, Yahudilik, emperyalizm ve bilumum İslam düşmanlarının toplamı bile bu zihniyet kadar Türk Milleti'ne, Türk Devleti'ne ve İslam'a bu kadar zarar veremedi.

Samimi Müslümanlar, kendisini Türk hissedenler, sürekli kandırılanlar tarafından kandırıldıklarını anlamadıkları sürece bu ülke düzelmeyecektir.

TSK'da türbanın serbest bırakılması, TSK'ya ve Türk Milleti'ne bir tuzaktır. Kimse bunun samimi bir uygulama olduğunu düşünmesin.

Kendisine Müslüman diyenlen; kandırılmaktan bıkmadınız mı? Yeter artık…

23.02.2017