TRUMP’A ÜÇLÜ DARBE Mİ HAZIRLANIYOR?

ABD Başkanı Donald Trump’ın 7 Arap ülkesi vatandaşlarına yasak getirme kararı yargı kararları ile durdurulurken ikinci darbe istihbarat örgütlerinden geldi. Wall Street Journal Gazetesi, gizli istihbarat bilgilerinin basının eline geçmesinden endişe eden ABD’li istihbarat üyelerinin, bu bilgileri Trump’tan gizlediğini iddia etti. Öte yandan Kongre, Trump’ın kongre onayı olmadan yaptırımları kaldırmasını önlemek üzere adımlar atıyor.

Celal ÇETİN

Gazete, adı açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberine göre, istihbarat yetkilileri, bilgi elde etmek için kullandıkları kaynakları ve yöntemleri Trump’a bildirmeme kararı aldı.

Söz konusu bilgiler arasında yabancı ülkelere yönelik izleme faaliyetlerine ilişkin veriler de yer alıyor.

ABD TARİHİNDE BİR İLK

İstihbarat mensuplarının daha önce de kaynaklarını korumak amacıyla başkan ve kongre üyelerinden birtakım bilgileri gizlediğini ancak verilerin önemli bölümünü ifşa ettiğini yazan WSJ, bu kararın o dönemde başkana güvenle ilgili soru işaretleri yaratmadığını vurguladı.

ABD basını, Trump’ın seçim komitesindeki bazı kişilerin Kasım 2016’daki başkanlık seçimlerinden önce Rus istihbaratıyla temas kurduğunu iddia etmişti. Trump, istihbarat kurumlarının basına bilgi servis ettiğini belirtmiş ve ABD basınını sert dille eleştirmişti.

FLYNN DEPREMİ Mİ?                

İstihbarat örgütlerinin Trump’tan bilgi gizleme iddiasının; Flynn depremi ile ilişkili olup olmadığı tartışılıyor.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, Washinton Post gazetesi’nin Rusya’nın Washington Büyükelçisi Sergey Kislyak ile yaptığı telefon görüşmesine dair iddiaları üzerine görevinden istifa etmişti. Trump’ın başkanlık görevini Barack Obama’dan devralmasından önce Flynn’in Rus Büyükelçi Kislyak ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımları konuştuğu iddia edilmişti. Flynn bu iddiaları reddetmiş ve Kislyak ile taziye görüşmesi yaptığını öne sürmüştü.

Flynn’in ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’i de bu yönde bilgilendirdiği belirtilmişti. Bunun üzerine Pence, Flynn’i savunmak üzere geçen ay emekli generalin Rus Büyükelçi ile asla yaptırımları konuşmadığını söylemişti ancak geçen hafta sonu ABD’nin önde gelen medya kuruluşları tarafından Flynn’in yaptırımları konuşmuş olabileceği iddiası ortaya atılmıştı.

Gazete, iddiaların kaynağı olarak mevcut ve eski ABD’li üst düzey yetkilileri gösterdi. Gazete, söz konusu yetkililerin, ikili arasındaki görüşmeyi uygunsuz ve Rusya’ya yakın bir gelecekte yaptırımların kaldırılabileceği yönünde verilmiş yasadışı bir sinyal olarak gördüklerini aktardı.

Gazetenin kaynakları, Flynn ile Kislyak arasındaki temasların geçtiğimiz Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinden önce başladığını ve geçiş döneminde devam ettiğini belirtirken, FBI’ın görüşmeyle ilgili incelemelerde bulunduğunu aktardı.

İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNDEN FARKLI TEPKİ

Flynn ile Rus elçi arasındaki görüşmeye ilişkin FBI ve diğer istihbarat kuruluşları arasında farklı yaklaşım dikkat çekiyor.

NBC televizyonunun istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberinde, FBI’ın Flynn ile Kislyak arasındaki konuşmalarda uygunsuz bir içeriğe rastlamadığı belirtildi. Haberde ayrıca Kislyak ve Flynn arasındaki telefon görüşmeleriyle ilgili resmi bir soruşturma yürütülmediği ifade edildi.

Öte yandan Wall Street Journal Gazetesi, ABD istihbarat kurumlarının Flynn ile Rus yetkililer arasındaki temasları soruşturduğunu yazmıştı. Adı açıklanmayan kaynaklara dayandırılan haberde, Flynn’in Kislyak’la ve farklı Rus yetkililerle kurduğu temasların mercek altında olduğuna vurgu yapılmıştı.

KONGRE’DEN TRUMP’A SINIR ÇİZGİSİ

Trump’ın Kongre dahil devlet kurumlarını by-pss ederek kendi düşüncelerini, planlarını uygulama girişimlerine yargıdan sonra Kongre de sınır çekmeye hazırlanıyor.

ABD’de Cumhuriyetçi ve Demokrat bazı Kongre üyeleri, Trump yönetiminin Rusya’ya yönelik yaptırımları Kongre’nin onayı olmaksızın kaldırmasını önleyen bir yasa tasarısını Temsilciler Meclisi’ne sundu.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu’nun kıdemli üyesi Adam Schiff, tasarıya ilişkin basın toplantısında gazetecilere Flynn’in Rusya’nın Washington Büyükelçisi’yle yaptırımlar üzerine gizli görüşmesinin ortaya çıkmasının bu tasarıyı daha da önemli kıldığını söyledi.

Flynn’ın görüşmesine müsamaha gösterilmesine ya da kendi inisiyatifiyle görüşmüş olduğuna dair iki olasılığa değinen Schiff, her iki senaryoda da, Başkan’ın, Rusya’ya yönelik yaptırımların kaldırılmasında sınırsız yetkisi olmaması gerektiğini söyledi.

Temsilciler Meclisi Demokrat Grup Başkanı Steny Hoyer yasanın hiç karşı oy almadan geçmesini sağlayacak desteğe sahip olduğuna inandığını söyledi.

Hoyer, “Her Amerikalı, her Cumhuriyetçi, her Demokrat, Rusya ve uluslararası yasaları ihlalleri konusunda endişeli. Bu, ulusal güvenlik için ciddi bir mesele” dedi.

Hoyer, Kongre’nin Trump yönetiminin Rusya yaklaşımını gözden geçirmesi gerekliliğine kanıt olarak Trump’ın Çarşamba günü erken saatlerde attığı tweet’e de işaret etti.

Hoyer, “Rusya’nın, Kırım’ı yasadışı ilhakı nedeniyle Putin’i değil Obama’yı suçlayabilen tek kişi Donald Trump olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya ile ilgili kaygıların küçümsenemeyeceğini belirten Senatör Charles Schumer, “Güvenliğimiz tehlikede” uyarısında bulunarak, “Bu parti kavgası zamanı değil. Tam aksine hukukun üstünlüğünün, kuvvetler ayrılığının ve Amerikan halkının güvenliğinin korunması için her iki partinin biraraya gelme zamanı” diye konuştu.

İLK ENGEL YARGIDAN GELDİ

Başkan Donald Trump, mültecilerin ülkeye girişini askıya alan ve nüfusunun çoğu Müslüman olan 7 ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişini bloke eden bir kararname yayınlamış, hemen arkasından dört eyaletteki federal hakim, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin (ACLU) ABD’deki havaalanlarında gözaltına alınan kişilerin sınır dışı edilmesinin geçici olarak durdurulmasını isteyen başvurusunu onamış ve kararı askıya almıştı.

Washington Başsavcısı Bob Ferguson da, “Sonuçta, ya Anayasa’ya uyuyorsun ya da uymuyorsun, Bize göre, Başkan’ın kararanamesi Anayasa’ya uymuyor” demişti.

16.02.2017