ABD, RUSYA VE ÇİN'İN NÜKLEER DAYANIKLILIĞINI TEST EDECEK

ABD Ulusal İstihbarat Dairesi ve Stratejik Komutanlığı, Rusya ve Çin’in nükleer bir saldırının ardından hayatta kalabilirliğini ve faaliyetlerine devam edip edemeyeceği konusunda yeni bir değerlendirme üzerinde çalışıyor. Donald Trump’ın ilk hedefi haline gelen Çin, giderek sertleşen bir üslupla ABD’yi uyarmaya başladı.

Celal ÇETİN

Bloomberg'in haberine göre söz konusu araştırma, Çin'in askeri gücünü arttırmasından duyulan endişe ve Rusya yönetimine yönelik güvensizlik nedeniyle, ABD Kongresi'nin talimatı üzerine başlatıldı.

RUSYA VE ÇİN'İN ASKERİ ALTYAPILARI DA ARAŞTIRILIYOR

ABD Ulusal İstihbarat Dairesi ve Stratejik Komutanlığı tarafından yürütülen araştırmanın, Rusya ve Çin'in yer altı ve yer üstündeki önemli askeri ve siyasi altyapılarının yeri ve biçimine dair bilgiler içereceği de belirtildi.

Araştırma, ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve gelmesinden önce talep edildi. Nitekim Trump, ülkesinin Rusya ve Çin ile ilişkilerini yeniden şekillendirmeye çalışıyor.

TURMP’IN İLK HEDEFİ ÇİN

Trump’ın, seçimlerden hemen sonra Tayvan lideri ile yaptığı beklenmedik telefon görüşmesi ve Pekin yönetiminin tepkileri sonrasında Twitter üzerinden Çin’e karşı yaptığı suçlayıcı açıklamalar, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında tansiyonu yüksek bir dönemin sinyallerini veriyor.

Trump, seçim kampanyalarında sürekli Çin’in ABD’deki iş fırsatlarını çalmakla suçladı. ABD’nin Çin’e karşı ekonomik anlamda daha iyi pazarlık edebilmesinin yollarını arayan iş adamı Trump, serbest piyasa mantığıyla rakibiyle yüzleşmeden önce ellerindeki kozları iyi kullanmanın peşinde.

Trump’ın, ABD’nin en büyük ticari ortağı Çin’e karşı ekonomik hamleler yapmak için yaklaşık yarım trilyon dolarlık riski göze alıp almayacağı tartışılıyor. Çin 2015’te ABD’ye 482 milyar dolarlık ürün ihracatı yaptı. ABD ise Çin’e 116 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 366 milyar dolar cari açık verdi. Bu yılın ilk üç çeyreğinde Çin ABD’ye 337 milyar dolarlık ürün ihracat ederken ABD, Çin’e 80 milyar dolarlık ihracat yaptı. Çin, ABD’nin en büyük ticari partneri ve iki ülkenin ekonomileri birbirine bağımlı halde bulunuyor.

ÇİN’DEN SERT TEPKİ

Çin, Washington yönetiminin “Güney Çin Denizi’nde ABD çıkarlarının korunacağı ve uluslararası suların savunulacağı" açıklamasına ilişkin "Trump ve ekibinin Güney Çin Denizi'nde savunacağı hiçbir şeyi yok." ifadesini kullandı. Ülkenin resmi yayın organlarından China Daily gazetesinde yer alan başyazıda, yeni ABD yönetiminin, Tayvan meselesini ve Güney Çin Denizi sorununu, "Çin ile stratejik mücadelesinde koz olarak kullanacağından şüphe duyulmadığına" vurgu yapıldı.

YIKICI SONUÇLARI OLUR

ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump'ın Dışişleri Bakanı adayı Rex Tillerson'ın, "Çin'in Güney Çin Denizi'ne erişimini engellemeliyiz." açıklamasına atıfta bulunulan başyazıda, "Bu tür saldırgan söylemler eyleme dönüşürse iki ülke arasında çok yıkıcı sonuçlar doğurması muhtemel." ifadesine yer verildi.

ÇATIŞMA İHTİMALİ ARTIYOR

China Daily'deki başyazıda, yeni Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer'ın dünkü basın toplantısında sarf ettiği "Güney Çin Denizi'nde ABD çıkarlarını koruyacağız ve uluslararası suları savunacağız." sözleri hatırlatıldı ve "iki devlet arasında çatışma ihtimalinin arttığı" yorumu yapıldı.

Pekin yönetiminin bölgede askeri tesisler kurduğu yönünde kamuoyuyla paylaşılan uydu fotoğraflarıyla gerçeklerin çok farklı olduğu savunulan başyazıda, "Trump ve ekibinin Güney Çin Denizi'nde savunacağı hiçbir şeyi yok. Eğer bölgede bir savaş çıkacaksa bu, ABD ordusunun eylemleri sebebiyle olacaktır." değerlendirmesinde bulunuldu.

G. ÇİN DENİZİ ZENGİN YER ALTI KAYNAKLARINA SAHİP

Güney Çin Denizi’nde oluşturduğu yapay adalar üzerine hava üssü ve sivil tesisler inşa ederek ihtilaflı sularda konumunu güçlendirmeye çalışan Pekin yönetimi, yer altı kaynakları açısından zengin Güney Çin Denizi’nde başta Filipinler olmak üzere Vietnam, Brunei ve Malezya’nın da aralarında bulunduğu bölge ülkeleriyle egemenlik tartışmaları yaşıyor.

Bölge üzerinden yapılan gemi taşımacılığıyla dünya genelinde her yıl yaklaşık 5 trilyon dolarlık ticaret gerçekleşiyor.

Obama yönetimi, ihtilaflı Güney Çin Denizi’nin, seyrüsefer özgürlüğü olan uluslararası sulara dahil olduğunu ileri sürerek bölgeye askeri unsurlar gönderiyordu. ABD yetkilileri, tartışmalı sulardaki yapay adalarda tesisler inşa eden Çin’e “uluslararası hukuku ihlal ederek bölgeyi askerileştirdiği” suçlamasında bulunuyor.

30.01.2017