BAĞIMSIZLIK NEDİR?

Günümüzde güç kavramının altında ezilmeye mahkûm bırakılan bağımsızlık, aslında şiddetle üzerinde düşünülmesi ve tartışılması gereken bir konu olmalıdır. Bağımsızlık ülkenizin sahip oldukları kadar, sahip olduklarına sahip çıkışını da anlatmalıdır.

Leyla YILDIRIM

İnsan doğumla birlikte elde ettiği özgürlüğünü, çağlar boyunca kan dökmeden yaşayamamıştır ne yazık ki. Oysa Bağımsızlık yani “Hür olma hali” her dilde aynı manaya gelmektedir. 1762'de Jean-Jacques Rousseau tarafından kaleme alınan Toplum Sözleşmesinde; siyasi bir sistemin kurulabilmesi için en iyi yöntemin toplumsal sözleşme olduğu açıklanmakta; “Yasama gücü halka aittir ve yalnızca ona ait olabilir,” denilmektedir. 

Bağımsızlık olgusunun insanlık tarihiyle eş olan yaşına hürmetle, bugün dünyanın geldiği noktada düşünülmesi gereken soru: Bağımsız olan bir ülke, gerçekte ne kadar hür ve bu hürriyeti elinde tutarken yahut kullanırken ne kadar kendinden yana?

Günümüzde güç kavramının altında ezilmeye mahkûm bırakılan bağımsızlık aslında şiddetle üzerinde düşünülmesi ve tartışılması gereken bir konu olmalıdır. Çünkü kaybedildiği takdirde yeniden elde edilmesi için tarih sahnesine çıkılması ve kan dökülmesi gerekir. Bugünün güç dengeleri bağımsız görünen ama bağımsız olmayan devlerin arasında pay edilmiş bir kavga gibidir ve coğrafi konum ülkelerin kaderlerini tayin eder etmesine de orada yaşayan insanların bu konumu lehte mi yoksa aleyhte mi kullandıklarının cevabı asıl sonuca giden yolun sokak lambası gibidir aslında.

Bağımsızlık ülkenizin sahip oldukları kadar, sahip olduklarına sahip çıkışını da anlatmalıdır. Sonuç olarak bir ülkenin bağımsızlığı yönetim şeklinden ötedir.  Bir ülkenin bağımsızlığı onun yaşam şeklinde gizlidir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi,

“Bir ulusun yaşayabilmesi için, özgürlük ve bağımsızlığına sahip olması gerekir.”

10.12.2016