AVRUPA TRUPM’LA YAKINLAŞMAYA ÇALIŞIYOR

ABD’deki başkanlık seçimlerini kazanan Donald Trump’ın Avrupa ile ilişkilerde mesafeli mesalar vermesi, AB üyelerini endişelendiriyor. Bu endişelerini, Başkan Obama’nın Avrupa’daki veda turları çerçevesinde yaptığı temaslarda dile getiriliyor. AB ülkesi liderleri, Trump’lı ABD ile işbirliğine devam mesajları veriyor.

Celal ÇETİN

ABD’de görev süresinin sonuna gelen Başkan Barack Obama Avrupa’daki veda turunda Atina’dan sonra Berlin’e gitti. Obama burada İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya liderleriyle biraraya geldi.

Görüşme sonrasında ev sahibi Alman Başbakan Angela Merkel, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ve İngiltere Başbakanı Teresa May ile ikili açıklamalar yaptı.

Liderler terör, göç ve ekonomi konuları ağırlıklı olarak görüştüklerini söyledi ayrıca Suriye sorunu ve Rusya’ya yaptırımların devamı konusuna da değinildi. Her birinin konuşmasındaki ortak vurgu işbirliğinin devamı üzerineydi.

Angela Merkel, “Her ikimiz de göç sorununa karşı Afrika ülkeleriyle işbirliği geliştirilmesine önem veriyoruz. Libya’da istikrarlı bir hükümetin kurulması için tüm gayretimizi ortaya koymalıyız. Genel olarak ekonomik gelişmeye dönük, istihdam oluşturulmasıyla ilgili ve göçün kontrolüne dönük, algılarımız benzer, isteklerimiz ve beklentilerimiz de ortak” dedi.

Rajoy’un ardından İngiliz mevkidaşı Teresa May ile birlikte bir açıklama yapan Merkel, May Brexit sürecine hazırlandıklarını söyledi:

“Çalışmalarımız devam ediyor. Yumuşak bir geçiş süreci olmasını istiyorum. Hem bizim hem de Avrupalı ortaklarımızın yararına olacak bir çözüm yolu için çalışıyoruz.”

Obama’nın veda turu, Avrupalı liderler tarafından Atlantikaşırı işbirliğinin devamına dönük verilen bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

ABD’de başkanlığa yeni seçilen Donald Trump, NATO’daki Avrupalı müttefiklerine eleştirel yaklaşırken Amerika’nın NATO savunmasına desteğini arttırdığı bir dönemde, ittifakın gerekliliğini sorgulamış, “üye ülkeler harcamaların daha fazlasını yüklenmeli” demişti.

İNGİLTERE’DEN DEPLOMATİK ATAK

İngiltere hükümeti ABD’nin 45. Başkanı seçilen Donald Trump ile iyi ilişkiler kurmak için diplomatik girişim başlattı.

Donald Trump’ın İngiltere'de aşırı sağcı parti UKİP'in lideri Nigel Farage dışında iletişimde olduğu bir politikacı bulunmuyor.

İngiltere Başbakanı Theresa May’in ofisinden yapılan açıklamada May'in “ilk fırsatta” Trump ile görüşmek için ABD’ye seyahat edeceği belirtildi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson’un ise ABD Başkan Yardımcısı seçilen Mike Pence ile önümüzdeki haftalarda bir görüşme yapacağı ve bu yönde hazırlıkların sürdüğü açıklandı.

Johnson hafta başında Brüksel’de yaptığı açıklamada Trump’ın ABD başkanı seçilmesiyle ilgili “pozitif olunacak pek çok şey” olduğunu söylemişti.

Trump’ı “önyargıyla karşılamamak gerektiğini” belirten Johnson, seçilmiş başkanın “anlaşma yapma konusunda becerikli” biri olduğunu da belirtmişti.

Johnson daha önceki açıklamalarında Trump’ı seçim kampanyaları sırasında yaptığı açıklamalar nedeniyle “afallatıcı bir cahillikle” suçlamıştı.

NATO’NUN ENDİŞESİ

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, sıradışı bir açıklama yaparak Trump’ı uyardı. Stoltenberg, Observer gazetesine yazdığı yazıda, “tek başına yola devam etmenin ABD veya Avrupa için seçenek olmadığını” ortaya koydu. Batı dünyasının önemli güvenlik sınavları ile karşı karşıya olduğunu hatırlatan Stoltenberg, güçlü ABD liderliğinin önemine vurgu yaptı, birlik içinde olmanın önemine işret etti. “Şimdi ABD ile Avrupa arasındaki ittifakın değerini sorgulama zamanı değildir” dedi.

Bu uyarının, Trump’ın ittifakın gerekliliğini sorgulamasının ardından gelmesi dikkatlerden kaçmadı.

NATO Genel Sekreterleri çok ender olarak ABD Başkanını hedef alan böylesi açıklamalar yaparlar. Bu açıklama yapıldığına göre konu çok önemli ve NATO içinde rahatsızlık var. NATO ittifakının zayıflaması, ABD’nin tam desteğini almaması Rusya’nın bazı NATO üyeleri üzerindeki baskısını artırması ile sonuçlanabilir. Baltık ülkeleri bunun başında geliyor. Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesi ve Ukrayna’nın doğusunda muhaliflere askeri destek vermesi, Baltık ülkelerinde “sıra bizde mi” endişesine yol açtı.

Letonya Devlet Başkanı, seçim kampanyası döneminin geride kaldığını ve artık yeni başkanın yönetiminin nasıl olacağına odaklanılması gerektiğini söyledi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko da, Amerika'nın hep güvendikleri rmüttefikleri olduğunu ve Amerika’nın desteğinin Trump yönetiminde de devam edeceğinden emin olduğunu belirtti.

Trump Rusya ile ilişkileri geliştirmek istiyor. Putin’le kavga etme niyetinde değil. Putin’in taleplerinin bir kısmını kabul etmesi durumunda Rusya’nın nüfuz bölgelerini tanımış olacak. Bu durumda Putin’in “yakın çevre” diye nitelediği ülkeler üzerindeki baskısı artacak. Ukrayna, Polonya, Baltık ülkeleri, Moldova, Gürcistan gibi ülkeler zor durumda kalacak. NATO’nun zayıflaması, Rusya’nın Doğu Avrupa ve Kafkaslar’da güçlenmesi anlamına geliyor.

ABD’nin kısa süre içinde Batı savunma yükümlülüklerinden vazgeçmeyeceğine inanılıyor, en azından temenni ediliyor. Sonuçta Atlantiğin iki yakası arasında ortak çıkarlar var. Jeopolitik gerçekleri görmezden gelmek mümkün değil. ABD’nin oluşturduğu Batı ittifakı ve global sistem ABD’nin çıkarlarına hizmet ettiği sürece ilişkiler de devam edecek. Trump’ın bunları gözardı edemeyeceğine olan inanç korunmak isteniyor. Ancak Trump’ın bu konularda ne yapacağını da kimse bugünden tahmin edemiyor ve endişeler artıyor.

Trump’ın söylediklerini uygulaması durumunda “Trump niye seçildi?” sorusunun cevabı da bulunmuş olacak.

TRUMP NİYE SEÇİLDİ?

http://tuhafsite.com/neler-oluyor-detay.php?yid=855

TRUMP’LI ABD BİRLEŞECEK Mİ, DAĞILACAK MI?

http://tuhafsite.com/neler-oluyor-detay.php?yid=856

19.11.2016