ABD’NİN (CIA) BİRLİKTE ÇALIŞTIĞI KURULUŞLAR

ABD, CIA hedef ülkelerde STK’lar üzerinden faaliyet gösteriyor. STK’lar ile siyasi partiler üzerinde etkin olurken ekonomik kuruşuları, medyayı da kontrolü altına alıyor. ABD’nin Türkiye’deki faaliyetlerini Soros Vakfı ile yürüttüğü biliniyor. Vakıf Türkiye’de TESEV ile birlikte çalışıyor.

Celal ÇETİN

TESEV-Soros Vakfı ilişkisini, eski başkan Can Paker, “Soros'tan her yıl 2 milyon dolar alıyoruz, ne var ki” sözleriyle açıklamıştı. TESEV’in ayrıca yerli kaynakların yanısıra BM ve Dünya Bankası fonlarınıdna da faydalandığı biliniyor.

TESEV Türkiye’yi yöneten “oligarşik” isimlerin toplandığı bir merkez. Bütün basın yayın organlarını, partileri, üniversiteleri TESEV ve yandaşı kuruluşlar yönetiyor. Kurucular arasında Ethem Sancak, İnan Kıraç, Can Paker, Asaf Savaş Akat, Nuri Çolakoğlu, Osman Kavala, Tarhan Erdem, Gazi Erçel, Jak Kamhi, İshak Alaton Cüneyt Zapsu, Üstün Ergüder, Ergun Özbudun, Bülent Eczacıbaşı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bulunuyor. Ergun Özbudun, AKP’nin anayasa çalışmalarındaki önemli danışmanlarından biridir.

SOROS DESTEKLİ TESEV’İN FAALİYETLERİ

Açık Toplum Enstitüsüyle birlikte Aydın Doğan’ın Gazetecilik Sertifika Programı altında ortak bir çalışmayla 2003 yılında eğittiği toplam 525 gazeteci-muhabir var.

George Soros tarafından desteklenen Açık Toplum Vakfı, 2015 yılında sivil topluma 4,3 milyon TL destek verdi. Verdiği desteklerle 18 milyon TL tutarında proje gerçekleştirildi.

TESEV’in dışında AÇEV, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, Tarih Vakfı, Türkiye Bilimler Akademisi, Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı, Turist Rehberleri Vakfı, Dev. Maden Sen, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı, Şizofreni Dostları Derneği, Umut Vakfı, Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Diyarbakırlı Kadın Merkezi (KA-MER), Kadın Yurttaş Ağı (KA-DER), Uçan Süpürge Kadın Derneği, Diyarbakır Sanat Merkezi, Ankara Sinema Derneği, Açık Radyo, Medyakronik ve Beyoğlu Gazetesi Soros’un dolaylı destek verdiği kuruluşlar.

ABD VE AVRUPA’NIN SOROS ÜZERİNDEN DESTEKLEDİĞİ STK’LAR

Açık Toplum Vakfı başkanı sadece 2005 yılında AÇEV ve İsrafı Önleme Vakfı’na 300 bin dolarlık bir destek verirken, çalışmalarında Bilgi, Boğaziçi ve Sabancı Üniversitelerini öncelediğini söylüyor. 2015 yılında Türkiye’de Soros’un 4,13 milyon TL ile destek verdiği vakıf/dernek, toplam tutarı 18 milyon TL olan birçok proje gerçekleştirdi. Bunlar; Afrikalılar Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma (Afrotürk) Derneği, Afro-Türk Renkler, Afro-Türk Kadın ve Çocukları Güçlendirilmesi, Sosyal Dayanışma ve Farkındalık Meydana Getirilmesi Projesi, Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu, Roman Hakları Forumu’nu (Romfo) Güçlendirme Projesi, Anadolu Kültür, Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu Projesi, Anadolu Kültür, Sosyal ve Ekonomik Olarak Dezavantajlı Üniversite Öğrencilerinin İhtiyaç Duydukları Maddi Kaynakları Sağlayacak Burs Programı, Bağımsız Araştırma Bilgi ve İletişim Derneği, Bağımsız Sinemacılar Derneği, Bellek ve Kültür Sosyolojisi Çalışmaları Derneği (BEKS), Boğaziçi Üniversitesi, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA), Ermeni Kültürü ve Dayanışma Derneği, Güneydoğu (Turabdin) Süryani Kültür ve Dayanışma Derneği, Hrant Dink Vakfı, İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, İzmir Çağdaş Romanlar Derneği, KAMER Vakfı, Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, Koç Üniversitesi, Muş Kadın Çatısı Derneği, Ortak Gelecek için Diyalog Derneği, Pembe Hayat Lgbtt Dayanışma Derneği, Pembe Hayat Lgbtt Dayanışma Derneği, Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), Suriye Can Derneği, Toplumsal Duyarlılık ve Şiddet Karşıtları Derneği DUY-DER, Doğubeyazıt, Pervari, Eruh Köyleri, Uluslararası Şeffaflık Derneği, YUVA Derneği, Zan Sosyal Siyasal İktisadi Araştırmalar Vakfı, Anakültür, Anne Çocuk Eğitim Vakfı, Arı Hareketi, Ekonomistler Platformu, Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Ka-Der, Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Vakfı, Liberal Düşünce Topluluğu, Mazlumder, Milletvekillerini Ve Seçilmişleri İzleme Komiteleri, Sosyal-Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği, Toplum Gönüllüleri, Toplum Sorunlarını Araştırma Merkezi, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı, TESEV, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı, Uçan Süpürge, Yerel Gündem 21. Ulusal Gençlik Parlementosu.

Diğer projeler: Bağımsız Türkiye Komisyonu, Ders Kitaplarında İnsan Hakları Taraması, Eğitim Reformu Girişimi, Sosyal Politika Forumu, Herkes İçin İnsan Hakları, 20 İlde İnsan Hakları Filmleri Gösterimi, Bireysel Silahsızlanma Projesi, Grameen Mikrokredi projesi, Özel Sektör Madenciliğinde Ekonomik ve Sosyal Hak Uygulamalarının Araştırılması Projesi, Kültür Karıncaları, Eğitim Reformu, Güneydoğu Okul Öncesi Eğitimi, Güneydoğu’da Yetişkin Okuryazarlığı, Göç, Hukuk Danışmanlığı Projesi, STK Eğitim Merkezi, Diyarbakır Sanat Merkezi, Gezici Afet Eğitim Merkezi, Kadın Fonu, Namus Cinayetlerini Önleme Projesi, Kadın Filmleri Festivali, Açık Radyo, Beyoğlu Gazetesi ve Aydın Doğan Vakfı ile birlikte Gazeteci Eğitim Projesi.

HATAY’DA ÇALIŞAN YABANCI STK’LAR

ABD destekli yabancı STK’lar, Suriye’de yardım dağıtma gerekçesiyle Hatay’da faaliyet gösteriyor. Hatay’da IMC gibi yardım faaliyeti maskesi ile faaliyette bulunan 14 yabancı STK var.

ABD menşeli International Medical Corps, (IMC) 110 milyon lira yıllık geliri ve ne iş yaptığı tam olarak bilinmeyen 400’ü aşkın çalışanıyla kentte dikkat çeken yabancı STK’ların başında geliyor. Bu kuruluşun, 2015 yılında 106 milyon 900 bin lirayı yasal olmayan yollarla Suriye’ye aktardığı belirlendi. Öte yandan IMC’nin, Hatay’da iki adet depoyu kiralayarak burayı izinsiz şekilde ecza deposu olarak kullandığı ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün mühürleme kararı üzerine cinsi tespit edilemeyen 5 milyon dolar tutarında ilacı 4 TIR’a yükleyerek başka bir yere sevk ettiği ortaya çıktı. STK’ların hizmet verdiği binalarda kameralardan parmak izi tarayıcılarına kadar birçok yüksek güvenlik prosedürünün bulunması da dikkat çekiyor.

İrlanda merkezli Goal-An International Humanitarian Organisation, 98 milyon liralık geliriyle dikkat çekiyor. 77 çalışanlı bu kuruluşun 2015 yılı harcaması 83 milyon 500 bin lira. Çocukların eğitimi için çalışan bir kuruluş olarak tanınan Save The Children International ise geçen yıl 35 milyon 700 bin lira harcamış. ABD merkezli Catholic Relief Services’in, Suriye’ye gönderdiği rakam ise 8,8 milyon lira. Hatay’daki bu 14 kuruluşta çalışanların sayısı bini buluyor. IMC 400, IRC de 150 çalışanıyla dikkat çekiyor.

Yabancı STK’ların, bir yandan da çalışanları aracılığıyla Hatay’da el altından belirli gruplara para dağıtarak, zamanı geldiğinde mezhep çatışmasını körüklemeyi planladığı iddia ediliyor. Amaç, olası bir iç karışıklık halinde Hatay’da mezhep kavgası çıkarıp kaosa zemin hazırlamak.

YABANCI STK’LARA DOĞRUDAN DESTEK SAĞLAYAN ABD DEVLET KURUMLARI

Albert Einstein Institute (AEI)

Freedom House

International Republican Institute (IRI)

National Democratic Institute (NDI)

National Endowment for Democracy (NED)

The International Center for Non-Violent Conflict (ICNC)

US Agency for International Development (USAID)

ABD FONLARI

Amerika Birleşik Devletleri’nin, uluslararası araştırmacıların da kullanımına açık olan Ar-Ge destek programlarının başında National Science Foundation ve National Institute of Health geliyor. ABD hükümeti tarafından verilen araştırma, eğitim ve kariyer geliştirme amaçlı fonlara fen, tıp ve mühendislik dallarında faaliyet gösteren ABD’li ve ABD ile işbirliği içinde olan yabancı üniversiteler, yüksek okullar, araştırma merkezleri, özel araştırma şirket ve laboratuvarlarından yapılan başvuruların her yıl 10.000 kadarına fon sağlanıyor. ABD kaynaklı diğer önemli fon programları ise, The Robert S. McNamara Fellowships Program (RSM), International Research and Exchanges Boards (IREX) ve Ford Foundation tarafından yürütülüyor.

Öte yandan çeşitli uluslararası kuruluşlar da Ar-Ge projelerini destekliyor. Bunların başında gelen Birleşmiş Milletler (BM) ile BM bünyesindeki,  UN-Habitat ve Unesco gibi kuruluşlar, çevre, sağlık, enerji, eğitim, insan hakları ve sürdürülebilir kalkınma konularında  çeşitli araştırma ve eğitim desteği veriyor. Ayrıca, NATO’nun savunma ve güvenlik konularında sosyal bilimler alanındaki araştırma fonları ve burslarının dışında, Science For Peace (SfP) programı tarafından da temel bilimler ve mühendislik dallarında  uygulamalı  araştırma ve Ar-Ge projeleri fonlanıyor. BM ve NATO’nun yanı sıra, Dünya Ticaret Örgütü (WTO), Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Kalkınma  Bankası (EBRD) gibi bölgesel kalkınma bankaları da Ar-Ge destek fonları sağlıyor.

SİYASİ PARTİLERİN ABD İLE İLİŞİKİLERİ

Türkiye’deki siyasi partilerin ABD ile ilişkileri biliniyor. Dünyanın süper gücü olması, ekonomik, askeri, siyasi etkisi nedeniyle bütün siyasi partiler ABD ile ilişkilerini güçlü tutmaya çalıştı. Bu durum normal karşılanabilir, ancak Türk halkı üzerindeki ABD algısı nedeniyle “siyasi partilerin ABD ve NATO’nun kontrolünde olduğu, iktidarda kalabilmek için ABD’nin isteklerini kabul etmek zorunda kaldıkları” inancı hakim.

Türkiye’nin NATO üyesi olması ile birlikte Batı blokunda yer alan Türkiye’nin, Batı’nın en büyük ve en güçlü ülkesi ABD ile birlikte hareket etmek zorunda kaldığı biliniyor. Suriye içsavaşı başladığı zaman AKP hükümeti de ABD ile birlikte hareket etti. Ancak ABD’nin Kürt örgütlerini desteklemesi, Türkiye ve 22 ülkenin sınırlarını değiştirecek Büyük Ortadoğu Projesini geliştirmesi ile Türkiye-ABD ilişkilerinde sorunlar çıktı.

Türkiye ABD’nin güvenilmez politikaları sonucu ABD, NATO ve Batı ile arasına mesafe koyarak Avrasya cofrafyası ile işbirliğini geliştirmeye çalışıyor. Ancak ABD’nin Türkiye’de STK’lar, hükümetler üzerindeki etkisini kırmak zor olacak ve zaman alacak. Demokrasi, insan hakları gerekçesiyle STK’ları güçlendiren ve destekleyen ABD, bu TSK’lar ile hükümetler ve kamuoyu üstünde kontrolü sağlamış durumda.

CHP’nin ABD ile iyi ilişkiler kurduğu biliniyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve genel başkan yardımcılarının ABD’de yaptıkları temaslarda “Türkiye-ABD ilişkilerinin güçlendirilmesi” mesajları vermesi, CHP’nin ABD ile çalışmak istediğini gösteriyor.

Ancak karşılıklı olumsuz havaya, ABD’nin Suriye’de PYD’yi destekleme kararına rağmen ABD yönetiminden AKP hükümetine karşı kısa vadede fazla olumsuz tavır beklenmiyor. Yapılan bütün alternatif imalarına rağmen, kısa vadede AKP’nin yerini dolduracak bir alternatif bulunmadığı iddia ediliyor. Ayrıca Suriye’de IŞİD’le mücadelede AKP’nin ABD ile ortak hareket edebileceği belirtiliyor. Bu nedenle ABD’nin bir süre daha AKP’yi destekleyebileceği söyleniyor.

ABD’nin MHP ile bir sorunu bulunmuyor. Siyaset bilimcilere göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin AKP Hükümetini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemesi ABD tarafından memnuniyetle karşılanıyor.

28.09.2016