PUTİN BATI’YI TERS KÖŞEYE YATIRDI

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye’deki Rus askerlerinin büyük bölümünü geri çekme kararı alması ABD ve Batı’da şaşkınlıkla karşılandı. Böyle bir hamleyi beklemeyen Batı basını, Moskova’nın kararında Putin’in oynadığı rolü ön plana çıkardı. Rusya, ABD’nin kullandığı kavramları kullanmayı öğrendi ve ABD’nin küresel hakimiyetine son verdi.

Celal ÇETİN

Batı basınında yer alan analizlerde Rusya’nın Suriye’deki askeri varlıkların yoğunluğu açısından lider durumda olduğu belirtilirken, Hmeymim ve Tartus üslerinin işlerliğini koruduğuna dikkat çekildi. Rusya, üslerinde konuşlandırdığı S-400’leri de çekmeyecek.

Guardian gazetesindeki haberde, “Putin’in açıklaması, askeri uzmanlar için çok ani oldu. Rus askeri yönetimiyle iletişim içinde olanlar bile böyle bir hamleyi beklemiyordu” denildi.

MOSKOVA BÜYÜK BİR ZAFER KAZANDI

Financial Times’a konuşan Rusya ve Suriye yönetimlerine yakın bir diplomat, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın bile 14 Mart’a kadar Rusya’nın Suriye’den çekilme planlarını bilmediğini ifade etti.

Reuters, “Putin, Suriye’den çekildiğini açıkladıktan bir gün sonra, Rus liderin oyununun Moskova için büyük bir zafer olduğu ortaya çıktı” değerlendirmesinden bulundu.

ABD KAYBOLMUŞ BİR ÇOCUK GİBİ

Fox News ise ABD’yi Ortadoğu’daki kaos ormanında kaybolmuş bir çocuğa benzetti. Putin’in herkesin aksine Suriye’de diplomatik başarı kazandığını yazan Fox News, Putin sayesinde uluslararası toplumun büyük bölümünün Beşar Esad’ı kabullendiğini vurguladı. Haberde, “Rusya, birliklerini geri çekse de, bölgedeki güçlü pozisyonlarını koruyor. Barış müzakereleri başarısız olsa da, Esad daha uzun süre iktidarda kalacak” tespitinde bulundu.

Öte yandan Bloomberg’te “Putin, şok edici planıyla Esad’a ve muhalif gruplara en kısa sürede uzlaşma sağlamaları için sinyal gönderdi” değerlendirmesi yapıldı.

RUSYA, ABD’NİN SİLAHI İLE VURUYOR

Putin’in bu hamlesi ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın, Cenevre Barış Görüşmeleri’nde elinin güçlendiği belirtiliyor. Suriye’de Esad’ı korumak amacıyla askeri gücünü kullanan ve taraf olan Rusya, Cenevre Barış Görüşmeleri’nde “tarafsızlık” politikası izliyor.

Moskova, Cenevre’den barış kararı ile çıkılmasına verdiği önemi göstermiş oldu. Bir anlamda Moskova, “askeri gücünü diplomasinin önüne koyan ülke” imacı yerine, “barışa şans veren ülke” imajını ön plana çıkarıyor. Böylece ABD’nin yıllardır başarıyla kullandığı stratejiyi uygulamaya başladı. Bilindiği gibi ABD, uluslararası sorunlara müdahil olurken “demokrasi, barış” gibi kavramları kullanıyor.

Rusya’nın başarılı olduğu bir başka yöntem de, enformasyon savaşları oldu. Sovyetler döneminden dersler çıkaran Moskova, ulusal çıkarlarını korumaya yönelik askeri, ekonomik ve siyasi hamlelerini “uluslararası meşruiyet temeline” oturtmayı öğrendi.

Suriye’de üslerini ve Esad rejimini korumak için askeri müdahalede bulunan Rusya’ya uluslararası tepki gelmemesi, Moskova’nın izlediği yeni stratejinin başarılı olduğunu gösteriyor. IŞİD terör örgütü ABD başta olmak üzere tüm dünyayı birleştirdi. Ancak uluslararası koalisyonun IŞİD’e karşı başarılı olmaması (olmak istememesi), Rusya’nın harekatını meşru hale getirdi. Rusya, devlet sisteminin ortadan kaldırılması durumunda ortaya çıkabilecek etnik, mezhep çatışmalarının nasıl büyük bir tehdit olabileceğini göstermiş oldu.

Sonuç olarak Rusya, askeri gücünün yanına uluslararası diplomasi silahını da koydu. ABD’nin hakimiyeti ve tek kutupluluk dönemi sona erdi.

15.03.2016