ABD, "BEN GİDERSEM DÜNYA YIKILIR" DİYOR

ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı’nın (CIA) “gölge kuruluşu” olarak bilinen Stratfor’un kurucusu George Friedman, dünyanın yeni bir savaşa hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Friedman, etkisini kaybedecek ülkelerin yerini, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu yeni ülkelerin alacağını kaydetti. Küresel ve bölgesel güçler olası bir savaşın provalarını tatbikat adıyla yapmaya başladı.

Celal ÇETİN

Business Insider dergisine konuşan George Friedman, tarih boyunca her yüzyılda en az bir kere sistem savaşı, yani mevcut sistemin tümünü  sallandıran büyük bir savaş yaşandığını belirtti. Uzman, “Avrupa’daki Yedi Yıl Savaşı, 19. yüzyılın Napolyon savaşları, büyük dünya savaşları, her yüzyıl bir şeyler olmuştur. Bu yüzyılda hiçbir şeyin olmayacağına iddiaya girmek ister misiniz? Bu iddiayı kabul ederim” dedi.

​Sistem savaşlarının nasıl başladığını da anlatan Stratfor kurucusu, “Almanya, Rusya, Çin gibi bazı ülkeler gerileyince yerini başkaları alır. Tehlikeli olan şudur ki, yeni ülkeler henüz dengeye ulaşmış değil” diye konuştu.

ETKİSİNİ KAYBEDEN ÜLKELERİN YERİNİ TÜRKİYE ALABİLİR

Friedman, şöyle devam etti: “1871 yılında Almanya birleşti ve sonucunda cehennem başladı. 20. yüzyıl başlarında Japonya gücünü artırdı ve kaos başladı. Şu anda da sistemde bir kaymaya şahit oluyoruz. Savaşa hazırlıklı olun!”

Tehlike kaynağının, bir grup ülkenin diğerlerinin yerini almasında değil, bu yeni ülkelerin kendini bulduğu yeni konumda olduğunu belirten Friedman, çatışmalara temel olabilecek temel teorileri de sıraladı. Bu teorilerden birine göre, etkisini kaybeden ülkelerin yerini Japonya, Polonya ve Türkiye alacak.

SAVAŞIN BİR ADIM ÖNCESİ

Başta ABD, Rusya, Çin ve İran olmak üzere küresel ve bölgesel güçler nükleer silahlarla göcde gösterisine başladı.

ABD nükleer ve konvansiyonel silahlar taşıma kapasiteli, radara yakalanmayan üç adet B-2 uçağını eğitim amaçlı Asya Pasifik bölgesine gönderdi.

ABD daha önce de USS John C. Stennis adlı uçak gemisini Asya Pasifik bölgesine göndermişti. Bu, Ronald Reagan adlı uçak gemisinin Japonya’nın Yokosuka limanına varmasının birkaç ay sonrasında gerçekleşti.

Kuzey Kore’nin nükleer testleri ve Güney Çin Denizi’ndeki yapay adalar üzerinden Çin’le yaşanan gerilim nedeniyle Pasifik Okyanusu’na gönderildiği belirtilen USS John C. Stennis, ABD’nin Kuzeydoğu Asya’daki müttefikleri ile askeri tatbikatlara katıldı. Güney Kore ve ABD, 300 bini Güney Kore, 15 bini ABD'den toplam 315 bin asker katılımıyla ortak tatbikat yaptı. Kore basınındaki haberlere, her yıl düzenlenen ortak tatbikata katılan asker sayısı bu kez, önceki dönemlere göre iki kat arttı.

ABD ve müttefiklerinin tatbikatı Çin ve Rusya tarafından tepkiyle karşılandı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hong Lei, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, tatbikattan endişe duyduklarını belirterek “Burnumuzun dibinde bizi sıkıntıya sokacak hiçbir davranışı kabul etmeyeceğiz” dedi.

‘Operasyon Planı (OPLAN) 5015’ olarak adlandırılan ve Kuzey Kore’nin olası saldırılarını etkisiz hale getirme stratejileri içeren tatbikat hakkında bir açıklama yayımlayan Rusya Dışişleri Bakanlığı ise tatbikatın benzersiz olduğunu belirterek, Kuzey Kore'ye yönelik bu tür baskı girişimlerine olumsuz baktıklarını vurguladı.

ABD bölgedeki askeri varlığını artırırken müttefiklerini de silanlandırmayı sürdüyor. Bu çerçevede Washington yönetimi Güney Kore Hava Kuvvetlerine dört F-22 raptor avcı uçağı gönderme kararı aldı. F-22 raptor, ABD’nin stratejik öneme sahip savunma avcı uçakları arasında yer alıyor. Radar sistemleriyle belirlenemeyen F-22 uçaklarının altı füzeyi taşıma ve fırlatma kapasitesinde olduğu biliniyor. Kuzey Kore’nin 6 Ocak'ta hidrojen bombası denediğini iddia etmesinin ardından bölgede gerginlik tırmanmıştı.

RUSYA BOŞ DURMUYOR

Batılı uzmanlara göre Rusya “Nicel göstergelere göre şimdiden ABD’yi geçti.” ABD’li bağımsız Arms Control örgütünün verilerine göre, Rusya yaklaşık 7700 nükleer başlığa sahip. ABD’de ise 7100 başlık var. Ayrıca Rusya'nın elindeki tank sayısı neredeyse ABD’nin 2 katı: 15 bin 398'e karşı 8 bin 848."

Birinci Körfez Savaşı’nda olduğu gibi, ABD ‘akıllı bombalarının' ve görünmez savaş uçaklarının birilerini etkileyebildiği zamanların geride kaldığı düşüncesi hakim olmaya başladı.

ABD Deniz Kuvvetleri Muharebe Başkanı Amiral John Richardson’un açıklamaları bir itiraf niteliği taşıyor. Richardson, ülkesinin Soğuk Savaş bittikten sonra ilk kez Rus ve Çin donanmalarının rekabetiyle karşılaştığını açıkladı. Ulusal Basın Kulübü’nde konuşan Amiral John Richardson, “ABD, son 25 yılda ilk kez büyük güçler arasında rekabet dönemine geri döndü” dedi.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana ABD Deniz Kuvvetleri’ne “kimsenin meydan okumadığını” belirten Richardson, “Zamanı geldi. Bugün Rusya ve Çin, yine küresel güç olarak hareket edebilmek için askeri olanaklarını artırıyor ve bu amaca ulaşmak için modern silah cephaneliklerini büyütüyor. Çin Deniz Kuvvetleri dünya genelinde hareket alanını genişletti. Bu, büyük güçlerin rekabetidir” değerlendirmesinde bulundu.

ÇİN-RUSYA İŞBİRLİĞİ

Dünya yeniden ikili, hatta üçlü kutuplu hale geldi. Bir tarafta ABD, diğer tarafta ise Çin/Rusya ittifakı bulunuyor.

Çin ve Rusya, Soğuk savaş sonrası dönemde çok kutuplu dünyayı savunan ortak bir dil geliştirip bunun için işbirliğine gitti. Bu işbirliği iki ülke arasında stratejik ortaklığa kadar vardı. İki ülkenin ilişkilerinin gelişimi 90’lı yılların başına kadar gidiyor. Rusya ve Çin, son dönemde Batı tarafından tehdit olarak algılılanıyor. Çin, Pasifik bölgesinde ABD’nin kendisine karşı bir ittifak zinciri oluşturduğundan endişe ediyor. Yine Ukrayna kriziyle birlikte Rusya ve Batı ülkeleri arasındaki güvensizlik artmış durumda. Bu nedenlerle de Rusya-Çin ilişkileri son yıllarda büyük aşama gösterdi.

Asya’nın ekonomik yükselişinin ardından siyasi anlamda da etkinliğini artıracağı biliniyor. Çin artık dünyanın ikinci büyük ekonomisi ve siyaseten de dünyadaki sorunlara ilişkin daha fazla rol almak istiyor. Rusya da özellikle son yıllarda Asya politikasını güncelledi ve kendisini Pasifik gücü olarak tanımlamaya başladı.

Avrupa’nın bütünsel olarak etkin olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak ABD’nin baskıları ve müdahaleleri nedeniyle, Almanya ve Fransa’nın Rusya/Çin ikilisi ile ikili ilişkilerini geliştirdiği biliniyor.

Sonuç olarak Çin’in ekonomik, Rusya’nın askeri ayağını oluşturduğu güçlü bir ittifakın ABD’nin küresel hakimiyetine son vermek üzere olduğu söylenebilir. Her iki taraf da hedeflerinden vazgeçme niyetinde değil. Bu rekabet ya 3. Dünya Savaşı ile sonuçlanacak veya süresi belirsiz bir uzlaşı ile. 

10.03.2016