MHP’DE GENÇLİK POLİTİKALARI

Demokrasiler, siyasi partiler eliyle işleyen sistemdir. Gelişime, değişime uyum sağlayamayan sistemler ise demokratik olmaktan çıkar, diktatörlüğü evrilir, bir süre sonra ortadan kalkar. Bu çerçecede her siyasi parti, kendisini geliştirmekle sorumludur. Partileri yönlendirmek ise gençlere düşüyor. Aşağıdaki yazı bu anlamda önemli.

CELAL IŞIK

Hayır hayır! Yazının başlığına hemen kapılmayın... Milliyetçi-Ülkücü hareket; gençlik için, gençliğe yönelik politika(!) sistemi uygulamaz. Uygulamaz çünkü mensubiyet/aidiyet şuuru ile bağlılık hissettiğiniz Aziz Türk Milletinin genç evlatlarına, günümüzde neredeyse temizliğini ve meşruluğunu yitirmiş olan politika sistemi uygulan(ana)maz...

Evet uygulan(ana)maz ancak; gelişen, yenilenen ve asla duraksamayı kabul etmeyen dünya düzeninde; teknolojiden, bilimden, sanattan bihaber şekilde gençliğe bakar isek, işte o zaman en büyük yanlışı yapmış oluruz. Belki de yapıyoruz...

Milliyetçi Hareket Partisi'nin ülkemizde ve dünyada güçlü olmasının sebeplerinin en büyük sebebi nedir biliyor musunuz? Ülkü Ocakları ve Milliyetçi-Ülkücü gençlik yapılanmasıdır... Evet, ülkemizde ve dünyada bu denli güçlü, dinamik ve dimdik ayakta duran başka bir gençlik yapılanması yoktur.

Ülkemizin ve MHP'nin bu şekilde büyük bir cevheri var iken; yönetici ve idareci mevkilerdeki büyüklerimizin bu cevheri yeteri kadar fark edememesi, gelişen ve değişen dünya düzeninin gerisinde kalmasını göz ardı etmesi, inanın ki kabullenilebilir bir durum değil.

Örneğin; siyasette... Ülkedeki siyasi arena için en temelden, tabiri caiz ise çekirdekten yetişen gençlik yapılanmamızdan en minimum derecede faydalanıyor MHP. Anlamak güç, hatta imkansız! Ortaokul ve lise yıllarından itibaren ülke gündemi ve siyasetle ilgilenen, takip eden, yorumlayan ve akademik kariyer derecelerinde hazır vaziyette olan gençlik yapılanmamız var iken; bu yapılanmadan siyasi arenada en minimum derecede faydalanıyoruz...

Akademik kariyer derecesinde demişken, öz eleştirinin dibini sıyıralım madem... Uzun yıllardır Milliyetçi Hareket Partisi eğitim politikası için somut şekilde adımlar atmadı. Bu denli güçlü yapılanmamız olmasına rağmen eğitim adına yeni yeni güzel projeler ortaya konulmaya başlandı diyebilirim. Hayal edin; yılda 10 tane akademisyen düzeyinde gençler yetiştirilse idi ve bu gençler, üniversitelerde gençliğe yön veren birer akademisyen olsalardı, birkaç gün önce hepinizin bildiği "sözde akademisyen, özde hain" güruhun açıklamalarına maruz kalmazdık, üniversiteler bu denli neyi-düğü belirsizlerle dolup taşmazdı. Artık ülkenin geleceği olan Milliyetçi-Ülkücü gençliğe; başta Milliyetçi Hareket Partisi yöneticileri ve devletimizin gerekli önemi vermeleri gerekiyor, gerekiyor çünkü büyük devletler ve büyük devlet adamları, devletinin ve milletinin; eğitimini, ekonomisini vb. konularını çok önceden belirler, hesaplar.

Bu zamana kadar yapılmış olan hatalar için “zararın neresinden dönersek kardır” mantığı tam da şu noktada ülke ve gençlik adına en gerekli ilke olmalıdır.

Madem ki; “Ey Türk Gençliği!" ile başlayan ve  "Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir” ile devam eden bir yol haritamız var, o zaman artık gençlikle ayağa kalkıp silkelenme vaktimiz geldi.

Tüm Milliyetçi-Ülkücü kardeşlerime sevgilerle...

07.03.2016