ABD’NİN ASKERİ ÜSTÜNLÜĞÜ SONA MI ERİYOR?

ABD’de hazırlanan bir raporda Çin, Rusya ve İran’ın silahlarını modernize ederken ABD’nin alışılmış prgramları uyguladığı ve silahlarına güvendiği belirtildi. Rapora göre “Rusya, Çin ve İran ABD’nin askeri üstünlüğe son verecek.”

Celal ÇETİN

Washington Post Gazetesi tarafından yayımlanan ABD düşünce kuruluşu Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi’nin hazırladığı son rapor şu analize yer veriyor:

“ABD’nin yurtdışındaki operasyonları için kırılma noktasına gelindi. Önceden ABD’nin uçak gemilerine karşı koymak zordu ancak artık durum kökten değişti. Rusya, Çin ve İran gibi ülkeler, son yıllarda ordularını ve silahlarını ciddi biçimde modernize etti ve bu durum, ABD’nin üstünlüğüne son veriyor.”

Raporda, Rusya’nın askeri alanda attığı adımları hatırlatarak; “Rusya, Baltık Denizi’nde güçlü bir hava savunma sistemi kurdu ve gemisavar füze kompleksleri konuşlandırdı. Ayrıca Moskova, karadan havaya fırlatılabilen füzeleri hali hazırda test etmiş durumda” değerlendirmesi yapılıyor.

Raporda, Rusya’nın askeri alanda attığı, öne çıkan adımlar ise şöyle özetleniyor: "Rusya, Baltık Denizi’nde güçlü bir hava savunma sistemi kurdu ve gemisavar füze kompleksleri konuşlandırdı. Ayrıca Moskova, karadan havaya fırlatılabilen füzeleri hali hazırda test etmiş durumda."

Analizin sonunda ise “Eğer Pentagon, önümüzdeki birkaç sene içinde stratejisini gözden geçirmezse, ABD ordusu Rusya ve Çin’in yeni nesil silahlarının gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya kalacak. Bunun sonucunda da askeri alandaki üstünlüğü sonsuza dek unutmak zorunda kalacak” uyarısında bulunuluyor.

ABD GÜCÜNÜ “BİR SÜRE DAHA” KORUYACAK

Amerika 1945 sonrasında ekonomik üstünlüğünü devam ettirdi. 2. Dünya Savaşı’nın birçok ülkede neden olduğu yıkım ABD’nin, dünya GSYİH’nın yaklaşık yarısını üretmesi sonucunu doğurdu. Bu durum savaş öncesi dönemdeki dörtte bir oranına düşene kadar yani 1970’e kadar böyle devam etti. Ama siyasi ve askeri açıdan Sovyetler Birliği’nin Amerika’nın gücünü dengelemesiyle dünya iki kutuplu oldu. Aslında, bu zaman zarfında, ABD kendi çıkarlarını koruyamadı. Sovyetler Birliği nükleer silahlar elde etti; komünizm Çin, Küba ve Vietnam’ın yarısında kontrolü ele geçirdi; Kore Savaşı çıkmaza girdi,  Macaristan ve Çekoslovakya’daki ayaklanmalar bastırıldı.

“Üstünlük” kavramı bir ülkenin askeri, ekonomik ve yumuşak (diplomasi) olmak üzere üç çeşit güç kaynağını orantılı veya orantısız kullanabilme iradesini temsil ediyor. Su noktada “ABD üstünlük döneminin sonuna mı geldi?” sorusu soruluyor.

Küresel gelişmelerin öngörülmezliği göz önüne alındığında bu soruya şimdilik kesin cevap vermek mümkün değil. Ulus ötesi güçlerin ve devlet dışı aktörlerin güçlenmesi küresel çapta büyük değişikliklerin olacağını gösteriyor. Ama ABD küresel güç dengesinde en azından bu yüzyılın yarısına kadar merkezi bir rol oynamaya devam edeceğine ve güç kaynaklarına sahip olmadaki üstünlüğünü koruyacağına inanmak için ortada hala sebepler var. Bu sebeplerin başında ise ekonomik ve finans üstünlüğü, teknolojik gelişmişlik, bilime verilen önem geliyor.

Ayrıca ABD’nin “tartışmaya açık” demokrasi, insan hakları gibi kavramları çok iyi kullanması, iletişim kanallarını kendi politikaları doğrultusunda yönlendirmesi ve algı operasyonları noktasındaki başarısı yumuşak gücünü oluşturuyor.

Sonuç itibariyle ABD’nin üstünlüğüne son vermek, argümanlarını elinden almakla mümkün olacaktır. 

23.02.2016