SON ON YILIN KATLİAM BİLANÇOSU

Türkiye kaos ve katliamlarla anılan ülke haline getirildi. PKK, IŞİD, DHKP-C veya başka terör örgütlerinin saldırıları sonucu yüzlerce insan yaşamını yitirdi. Bu saldırılar hakkında istihbari bilgi olmasına karşın niye önlenemediği hala bilinmiyor.

Celal ÇETİN

17 Şubat 2016 - Ankara’da mesai saati çıkışında askeri servis araçlarına bombalı araçla saldırı yapıldı. Saldırıda ilk belirlemelere göre askeri personel ağırlıklı 28 kişi yaşamını yitirirken 100’e yakın insan yaralandı.

12 Ocak 2016 – İstanbul Sultanahmet Meydanı’na gelen Alman turistlerin arasına dalan canlı bomba kendisini patlattı. 10 Alman turist yaşamını yitirdi. 12 Alman, 1 Türk, 1 Perulu, 1 Norveçli olmak üzere 15 kişi yaralandı.

10 Ekim 2015 - Başkent Ankara’da, Barış Mitingi’nin hedef alındığı saldırıda iki intihar eylemcisinin kendini havaya uçurması sonucu 103 kişi hayatını kaybetti, 200’den fazla kişi de yaralandı. Saldırı Cumhuriyet tarihinin en kanlı eylemi olarak tarihe geçti.

20 Temmuz 2015 – Suruç’ta, Amara Kültür Merkezi önünde canlı bombanın üzerindeki düzeneği patlatması sonucu, yeniden inşa sürecine destek olmak iddiası ile Kobani’ye gitmeye hazırlanan 33 genç yaşamını yitirdi. 104 kişi de yaralandı. Saldırıyı IŞİD üstlendi.

6 Ocak 2015 - Hamile bir kadın Sultanahmet Meydanı’ndaki Turizm Şube Binası’na intihar saldırısı düzenledi. Saldırıda Kenan Kumaş adlı polis memuru hayatını kaybederken, Taner Şenel isimli polis yaralandı.

11 Mayıs 2013 - Reyhanlı’da bomba yüklü araçlarla yapılan iki ayrı saldırı 51 kişinin ölümüne yol açtı. 140 kişinin de yaralandığı saldırıyı üstlenen olmadı.

11 Şubat 2013 - Bab el-Hava Sınır Kapısı’nın Türkiye tarafında, Suriye plakalı bir bir aracın patlatılması sonucu 13 kişi yaşamını yitirdi, 28 kişi yaralandı.

20 Ağustos 2012 - Gaziantep’te Ramazan ayında düzenlenen bombalı saldırıda 10 kişi öldü, en az 64 kişi yaralandı. Saldırıyı üstlenen olmadı.

20 Eylül 2011 - Başkent Ankara’da, Kızılay Kumrular Sokak’ta bomba yüklü bir aracın infilak etmesi sonucu 4 kişi hayatını kaybetti, 34 kişi yaralandı. Saldırıyı bölücü terör örgütü bağlantılı Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) üstlendi.

31 Ekim 2010 - İstanbul’un Taksim Meydanı’nda düzenlenen intihar saldırısı, aralarında 15 polis memurunun da bulunduğu 32 kişinin yaralanmasına neden oldu. Saldırıyı bölücü terör örgütü bağlantılı Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) üstlendi.

27 Temmuz 2008 - İstanbul Güngören’de 10 dakika arayla meydana gelen iki patlamada 5’i çocuk, 17 kişi hayatını kaybetti, 150’den fazla kişi yaralandı.

9 Temmuz 2008 - İstanbul’da, ABD Başkonsolosluğu önünde düzenlenen silahlı eylemde üç polis memuru hayatını kaybetti. Olayda 3 saldırgan ölü ele geçirildi.

12 Eylül 2006 – Diyarbakır’da bir oyun parkının yanındaki otobüs durağına yerleştirilen uzaktan kumandalı bombanın patlatılması sonucu 8’i çocuk 10 kişi yaşamını yitirdi. Saldırıyı PKK üstlendi.

Bu kayıplara Güneydoğu’da şehit olan asker, polis ve korucuları da ekleyin.

SAVUNMASIZ BIRAKILAN ÜLKE

Sözkonusu saldırılar, Türkiye’de güvenlik ve istihbarat zaafiyetinin olduğunu net olarak ortaya koyuyor.

AKP hükümetinin mezhep temelli, kişisel hırs ve cehaletin hakim olduğu bir zihniyetin yol açtığı sürecin bedelini ödüyor. Ortadoğu’nun lideri olma hayalleri ile Suriye batağına giren ve terör örgütlerine her türlü desteği sağlayan AKP hükümeti, bir canavar yarattı.

Bir yandan Güneydoğu’da PKK’nın güçlenmesine ve silahlanmasına gözyumması, diğer yandan Kürt oluşumunun yolunu açan ABD/Batı projesi IŞİD ile Sünni terör örgütlerine sağladığı destek Türkiye’yi yıkımın eşiğine getirdi.

Bunlara “başkanlık ve yeni anayasa” hırsı da eklenince insanların onar onar öldüğü bir tablo karşımıza çıkıyor.

AKP-Cemaat eliyle yürütülen ABD projesi Ergenekon/Balyoz operasyonu ile TSK’nın istihbarat ve mücadele yeteneği kırıldı.

Arkasından cemaatle savaş gerekçesiyle emniyetin deneyimli kadroları dağıtıldı.

Sonuç; savunma refleksi çökertilmiş, terörle başa çıkamayan, sokaklarında binlerce teröristen, uyuyan hücrelerin cirit attığı bir ülke…

18.02.2016