ÇİN’İN EKONOMİK VE ASKERİ “YIKICI” GÜCÜ

Ekonomik küçülme yaşadığı söylenen Çin’in askeri alanda planladığı reformların gerçekleşmesi durumunda ABD dahil hiçbir ülke ordusu Çin Ordusu’nun düzeyine erişemeyecek. Çin Ordusu’nun bugünkü mevcut ateş gücü ve kullandığı silahların türü, uzmanlar tarafından “yıkıcı” olarak tanımlanıyor. Önümüzdeki süreçte ABD’nin Çin’e yönelik yeni adımlar atması beklenebilir.

Celal ÇETİN

Çin’in ekonomik krizle boğuştuğu haberleri son dönemlerde hızla yayılıyor. Ancak göstergeler ve uzmanlar, bir “yavaşlama” olduğunu kabul etmekle birlikte kriz tanımına uyacak hiçbir verinin bulunmadığını ortaya koyuyor.

2000-2011’de, yani dünya ekonomisinin son krizini de kapsayan on iki yıl boyunca Çin ortalama yüzde 10,2’lik bir tempoyla büyüdü. Sonraki üç yılın (2012-2014) büyüme ortalaması yüzde 7,6 olarak gerçekleşti ve Çin büyük ekonomiler içinde hala ilk sırada yer alıyor. “Çin’de kriz” propagandasının başlatıldığı 2015’in ilk altı ayında yüzde 7’lik büyüme hedefi tutturuldu.

Yavaşlamasına rağmen Çin’in büyüme hızı ABD’nin hala üç katı düzeyinde seyrediyor. Bu nedenle, örneğin 2014’te dolarlı dünya milli gelirindeki toplam artışa katkısı (910 milyar dolar) ABD’yi yüzde 40 geçmiş durumda. Milli gelirde dış ticaretin payı da, ABD oranından yüksek. Sadece bu etkenlere bakıldığında dünya ekonomisini en çok etkileyen ülke Çin olduğu ortaya çıkıyor.

Kırk yıla yaklaşan hızlı büyüme, Çin’i (nominal döviz fiyatları ile) dünyanın ikinci büyük ekonomisi düzeyine çıkardı. Ulusal paranın alım gücüne göre düzeltilen milli gelir hesabına göre ise Çin geçen yıl ilk sıraya yükseldi; 2015’te ABD ekonomisinin yüzde 4,7 üzerine çıktı.

“KRİZ SÖYLENTİSİ” PSİKOLOJİK SAVAŞ TAKTİĞİ Mİ?

“Çin ekonomisinin yavaşlayarak krize sürüklendiği” iddiaları, “psikolojik savaş taktiği, algı operasyonu” olarak değerlendiriliyor.

Çin Komünist Partisi, yapısal dönüşümü sınıf mücadelelerine sürüklenmeden gerçekleştirmeye çalışıyor. Göçmen işçilerin “normal” kentlilere dönüşmesine hazırlıksız yakalanmamak için altyapıya ve kentleşmeye dönük yatırımları hızlandırıyor. Teknolojik atılım ve yenilikte öne çıkmaya çalışıyor. Ar-Ge harcamalarında Japonya’yı geçtiği, 2018’de tüm AB’yi, 2022’de ABD’yi geride bırakacağı; yeni patent sayıları bakımından dünya dördüncüsü olduğu; yıllık artış oranında ilk sırada yer aldığı ileri sürülüyor.

Çin planladığı dönüşümü başarırsa, dünyanın en sağlam ve en güçlü ekonomik yapısına sahip olacak. Küresel paylaşım savaşlarının en güçlü silahının, sağlam ve güçlü ekonomik yapılar olduğu düşünülürsü, saldırılacak ilk hedef rakip ülkelerin ekonomi ve finans gücüdür.

Bu nedenye Çin ekonomisindeki yavaşlamanın kriz olarak algılanmasına yönelik bir “algı operasyonu” yürütüldüğüne inanılıyor.

ÇİN ORDUSU DA GELECEĞE HAZIRLANIYOR

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, kasım ayında Pekin’de düzenlenen Merkezi Askeri Komisyonu (CMC) Reform Çalışmaları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2020 yılına kadar milli savunma sisteminde kapsamlı reformlara gidileceğini” açıklamıştı. Şi ayrıca, Çin’in tüm silahlı kuvvetlerinin en üst askeri organ olan CMC’nin bünyesinde tek merkezden kontrol edileceğini duyurmuştu.

Uzmanlar Çin’de yeni kurulacak yapının, ordudaki savaş faaliyetlerinin istihbari unsurlarının ve özel operasyon düzenleme ile ilgili tüm imkan ve kabiliyetlerin bir arada toplanacağını belirtiyorlar. Planlanan yeni yapı ile “yıkıcı” ateş gücünün bileşiminden oluşacak Çin Ordusu, dünyanın en güçlü ordusu olacak.

Yeni birliklerin askeri istihbarat ve psikolojik savaştan sorumlu olacağını ifade eden uzmanlar, hali hazırda düşman olarak tanımlanan ülkelerin birlikleri ve halkını hedef alan propagandist operasyonlardan sorumlu birliklerin de yeni oluşumda yer alacağını vurguladı.

Uzmanlara göre yeni birliğin içinde özel operasyon kuvvetleri yer alacak. Böylece, Stratejik Güvenlik Kuvvetleri, dünyada benzeri bulunmayan bir yapıya kavuşacak.

Keşif ve istihbarata karşı koyma becerisine sahip birliklerin tek merkezde toplanmasının, kaynakların rasyonel şekilde kullanılmasını sağlayacağına dikkat çeken uzmanlar, yeni yapının zorluklarını da vurguluyor. Farklı birliklerin tek merkezde toplanması, bu birlikler arasındaki rekabeti sertleştirebilir. Öte yandan Stratejik Güvenlik Kuvvetleri kapsamındaki birlikler tarafından toplanan istihbarat verilerinin nasıl değerlendirileceği de göz önünde bulundurulması gereken bir başka konu. Keza her birlik, önceden kendi istihbarat analiz departmanlarına sahipti. Reformla birlikte tüm kaynaklardan gelen istihbaratın toplanacağı ortak istihbarat analiz bölümü olacak mı? Eğer yanıt ‘Evet’ ise, bunun siyasi önemi çok büyük olacak.

Diğer taraftan uzmanlara göre özel operasyon kuvvetlerinin yeni yapıda yer alacak olması çok önemli. Çin Ordusu’nun bu sayede uzay keşif, radyo-elektronik keşif, istihbari keşif ve özel keşif imkanlarını tek bir merkezde yöneterek, küresel çapta özel operasyonlar düzenleyebileceğini vurgulayan uzmanlar, oluşturulacak mekanizmanın ABD dahil hiçbir ülke tarafından ulaşılamayacak bir entegrasyon seviyesinde olacağının altını çizdi.

Reformların hayata geçirilmesinin kolay olmayacağını da kaydeden uzmanlar, Pekin hükümetinin entegrasyonun sürecinin ‘yumuşak’ geçmesi için büyük çaba sarf etmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. 

Pekin hükümetinin reformları çerçevesinde bölgesel askeri birliklerin birleştirilmesi ve yeniden gruplandırılması da öngörülüyor. Askeri komuta zincirinin reformların hayata geçirilmesiyle “CMC, Savaş Bölgesi Komutanlığı ve birlikler” olmak üzere üç kademeli olarak yürütülmesi planlanıyor.

DÜNYANIN EN GÜÇLÜ SİBER ORDUSU

Çin dönüşen dünyayı çok daha önceden kavrayan devletlerin başında geliyor. Çin Ordusu, ikibinli yıllardan bu yana siber dünyadaki varlığını artırarak müdahale ve savunma sistemlerini geliştirerek birinci sıraya yerleşti. ABD ve İngiltere başta olmak üzere birçok ülke Çin’in sanal ortamdaki bu hızlı yükselişinden şikayetçi. Amerika’da Çin’i casuslukla suçlayan 11’inci dava açıldı. 

İnternet Çin’in öncelikli  meselelerinin başında geliyor. İnternetin güvenlik ve savunma en önemli ayağını oluşturuyor. Sınırları içinde iç güvenlik, Norton Cybercrine Report’un 2013 raporuna bakıldığında  siber suç  yüzde 83’lere ulaşıyor. Her gün bir milyon Çinliyi hedef alıyor, propaganda faaliyetleri çerçevesinde uyguladığı izleme politikası sınırlarının dışında  bilimsel casusluğa dönüşüyor.

Bu aynı zamanda, rejim muhaliflerinin çalışmalarını da yakından takip etme şansı veriyor. Düne kadar virüs bulmaşması mümkün olmadığına inanılan Tibet Yönetimi’nin kullandığı teknolojiye de sızdıkları biliniyor.

Bunun için Amerika’nın işbirliği yaptığı telekom devleri gibi Çin’inde kendi sınırları dışında faaliyet gösteren telekom devlerinden yardım aldığı iddia ediliyor. 140 ülkede faaliyet gösteren Huawei parmakla gösteriliyor. Kurucusu Ren Zhengfei’yin eski Çin Halk Kurtuluş Ordusu mensubu olması iddialara kanıt gösteriliyor.

Amerika Huawei’yin yerleştirdiği “truva atlarıyla”, casus yazılımlarıyla sanayii, finans/ekonomi ve bilim  dünyasını ilgilendiren statejik öneme sahip bilgilere ulaştığı gibi; savunma ve güvenlik cephesinde olası bir savaş durumunda stratjik değerdeki (elektirk ağları , su şebesi...) noktaları hedef alabileceğini düşünüyor.

Temsilciler Meclisi’nin 2012 raporunda Huawei ve ZTE’nin kamu kuruluşları ve Amerikan şirketleriyle çalışmasının önlenmesine yönelik verdiği tavsiye Çin’in Amerikan pazarından geri çekilme tehdidi sebebiyle yürürlüğe konulamadı.

ÇİN’İN YIKICI SİLAHLARI

Çin Ordusu, “yıkıcı” olarak tanımlanan silahlara sahip.

Zheng He Kruvazörleri: 055 tipi Kruvazörlerden esinlenerek geliştirilen Zheng He, deniz üzerinde mutlak hakimiyet sağlamak üzere geliştiriliyorlar. 128 uzun menzilli roket taşıyabilen bu kruvazörler ayrıca 130mm’lik toplar taşıyorlar.

H/PJ-38 Top: Bu top 052D Destroyerlerinin ana savunma ve saldırı silahları.  H/PJ-38 Taretler 30 kilometre menzile sahip ve 90 kiloluk mermiler atabiliyorlar. Düşman gemilerini çok uzaktan avlama kabiliyetleri çok yüksek.

Holografik yer kontrol üssü: Zhuhai 2014 Kongresinde tanıtılan bu sistem, kara ve deniz birliklerinin taktik ve operasyonlarını son derece güvenlikli karargahlardan kolayca kontrol etmeye yarıyor. Savaş alanlarının büyüklüğü bu kontrol odası için bir önem teşkil etmiyor. Dünyanın yarısını buradan kontrol edilebiliyor.

Planaf 3B yerden havaya uçak kontrolleri: Çinli pilotlar 3D sanal gözlükleri savaşta rahatça kullanabiliyorlar. Bunun için saldırı uçaklarının çoğunda pilot bulunmuyor. Sanal gözlük sistemlerinin siber saldırılarla etkisiz hale getirilmemesi için de olağanüstü güvenlik yazılımları kullanılıyor.

Tiangong 3 uzay istasyonu: Kara, hava ve deniz birliklerinin anında kontrolü ve taktik hareketlerin düzenlenmesi işini Çin uzaydan kontrol edebiliyor. Bu istasyon henüz yörüngeye yerleştirilmedi, ancak tamamlanmış olduğu iddia ediliyor. Tiangong 3 uzay istasyonu uzaydan yeryüzündeki hedefleri ve yörüngedeki diğer benzer düşman uydularını lazerle imha edebiliyor.

ZH-05 akıllı hafif silahlar: Özellikle görünmeyen noktalarda bulunan düşmanı avlamak, tam siper halde nişan alabilmek üzere geliştirilmiş donanıma sahip bu silahlar, özel optik ve elektronik düzeneklerle piyadelere yardımcı oluyorlar. 5.8 mm kalibrelik kurşun atabiliyor ve el bombası fırlatabiliyorlar.

ZTZ-99A Ağır tank birlikleri: Ağır zırhlı ZTZ-99A tanklar Çin Ordusu’nun saldırı ve savunma taktik araçlarının en güçlü kara silahlarından biri. 125 mm zırh parçalayıcı top mermisi kullanıyorlar. Tank savaşında dünyada ZTZ-99A’dan daha donanımlı ve sağlam zırha sahip başka bir tank henüz yok.

Thunderstorm helikopterler: Modern savaş helikopterleri arasında en çevik ve hızlı helikopterlerden biri olan Z-10 Thunderstorm helikopterler 23 mm kalibreye sahip ağır makineli tüfeklerle donatılmış. Saniye de 600’e yakın mermi atabiliyorlar. Karadan ve denizden havalanabiliyorlar. Havadan karaya saldırılarda kullanılıyorlar.

Süzülen Ejderha (soaring dragon): Özel bir gövde tasarımına sahip bu insansız araçları hava koşulları engelleyemiyor. Yüksek irtifada uzun menzilli uçabiliyor. Keşif ve araştırma için kullanılıyorlar ve radarlara yakalanmıyorlar.

Stonefish balistik füze: Özellikle düşman donanmasına karşı kullanılması planlanan DF-21D Stonefish füzeleri Pasifik okyanusunun batı kısmını kontrol ediyorlar. Menzilleri ise çok uzun. Pasifik Okyanusu’nun ortalarına kadar nokta atışı yapabiliyorlar. Yıkıcı gücü ise oldukça fazla.

Quadcopter savaşçılar: Quadcopter dronelar Çin Ordusunun öncü yıkıcı güçlerinden biri. Havadan yapılan saldırıların arkasından düşman mevzilerine sızarak kalan ne varsa yok edebiliyorlar. Havadan yapılan saldırıyla sersemlemiş mevzilere ikinci darbeyi vuruyorlar. Daha sonra tanklar ve piyadeler devreye girebiliyor. Tabi savaşacak bir şey kaldıysa.

Y-20 kargo uçakları: 4 jet motorlu bu canavarlar havadan karaya insan, mühimmat, tank ve top indirmek için kullanılıyorlar. Yük kapasiteleri çok yüksek, buna karşılık menzilleri de çok uzun. 50’den fazla personel ile birlikte 5 tank taşıyabiliyorlar.

Liaoning uçak gemileri: Bu gemiler 2012 yılından beri Çin’de inşa ediliyorlar. Yüklü miktarda ateş gücü ve aynı zamanda küçük bir hava filosunu taşıyabiliyorlar. Yerden denizden havaya ve denizden karaya güdümlü füzeler taşıyabiliyorlar. Bu da yıkıcı güçlerini artırıyor. 305 metre uzunluğunda ve 75 metre genişliğinde bir gövde üzerinde dev bir havaalanı olarak da görev yapabiliyorlar. 40 hava aracı taşıma kapasiteleri var.

Uçan köpek balıkları: J-15 “Flaying Sharks” radarlarla görünmeyen roketler kullanıyorlar. Bu roketler radar istasyonlarını avlayabiliyor. Havadan havaya ve havadan denize roketlerle donatılan bu jetleri durdurabilmek mümkün değil. Ayrıca iki adet YJ-12 süpersonik füze de taşıyorlar.

YJ-12 süpersonik füze: Çin’in en ölümcül silahlarından biri olarak kabul ediliyor. Karadan ve havadan deniz hedeflerine fırlatılıyor. Ses hızının 3 misli hızda hedeflerine ulaşabiliyor ve avlanması mümkün olamıyor. Bir geminin bu füzeyi gördükten sonra savunmasını hazırlaması için sadece 10 saniyesi olduğu hesaplanmış.

18.01.2016