17-25 ARALIK’TA BABALARI YETMEDİ MAHDUMLARI DA DEVLETE POSTA KOYDU

17-25 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk soruşturması sırasında öyle olaylar yaşandı ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kimlerin elinde kaldığının en somut göstergelerinden biri olarak kabul edilebilir. Babaları hakkında rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ortalığa saçılmışken mağdumları (erkek evlat) babalarının nüfuzlarına güvenerek devletin polis amirlerine posta koyabiliyordu. İşte bir örnek:

Celal ÇETİN

Komiser Ahmet acilen yukarıya, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’in sekreterine ulaşıyor. Olan biteni anlattıktan sonra sekreter durumu hemen Çapkına bildiriyor. Sekreter Çapkına;

-Efendim, yeni atanan birim amirleri, tutukluları kendi makamlarında ağırlıyorlarmış, bilginiz olsun diye Ahmet komiser haber verdi.

-Nasıl yani?

-Sayın Güler'in oğlu ve diğer tutuklular, yeni atanan birim amirlerinin makamında, hem de onların makam koltuğunda oturuyormuş!

“Olmaz öyle saçmalık” diye yerinden fırlayan Çapkın, direk adı geçen amirin odasına giriyor ki, Muammer Güler'in oğlu ayaklarını masaya uzatmış birim amirinin koltuğunda oturuyor, birim amiri ise misafir koltuğunda.

Çapkın, birim amirine dönerek: (sinirli bir sesle)

-Müdür bunların işi ne burada?

Birim amiri susunca devreye giren Barış;

-Hüseyin abi, oturduğun koltuk bizim lütfumuza bağlı. Sen sorduğun sorunun farkında mısın?

Çapkın yine sinirli bir sesle müdürüne dönerek:

-Müdüüüür! sanık olarak gözaltında olanların nerede muhafaza edileceği yasalarda yazıyor, derhal tutukluları nezarete geri gönderin! diyerek odadan ayrılıyor. Ayrılmasına ayrılıyor ama, aradan 1 saat gibi bir zaman geçtikten sonra sekreteri odaya girerek, Çapkına görevden alındığını gösteren acil kodlu resmi yazıyı uzatıyor. Yazının onayı dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler imzasını taşıyor...

HATIRLAYALIM

4 Bakan hakkında hazırlanan fezlekeden haklarındaki iddalar:

ZAFER ÇAĞLAYAN (52 MİLYON DOLAR)

Fezlekede eski bakanın,  Reza Zarrab’ın sahte belgelerle ihracat karşılığı Halk Bankası’ndan çektiği paralarla altın alıp İran’a ihracat işlemlerinde kolaylık sağladığı yer alıyor. Suçlamalar arasında, Gana’dan Dubai’ye transit ihracat gibi gösterilen ancak, Atatürk Havalimanı’na inen bir uçakta bulunan 1.5 ton altınla ilgili kaçakçılık eyleminin adli ve idari soruşturmasını engellemek de var… Halk Bankası’nın zararına yol açmak ve toplam 52 milyon dolar rüşvet aldığına ilişkin iddialar nedeniyle eski bakan hakkında 22 yıl hapis istendi.

MUAMMER GÜLER (10 MİLYON DOLAR)

Reza Zarrab’ın trafikte durdurulmaması için araçlarına trafikte geçiş üstünlüğü kartı ve koruma polisi verilmesi, yakınlarının Türk vatandaşlığına geçirilmesinin sağlanması, Çin’deki paravan firmalarının bankalarla sıkıntılarının giderilmesi için bakan sıfatıyla referans mektubu yazılması, Zarrab’ı MASAK’ın takip etmesine yol açan ihbarı yapan Emniyet Müdürü’nün İstanbul’dan tayininin çıkarılması, Zarrab’ın usulsüzlükleri hakkında basında çıkacak haberlerin engellenmesi suçlamalar arasında yer aldı. Güler’in toplamda 10 milyon dolar rüşvet aldığı iddia edildi. Eski bakan için 23 yıl hapsi iste­ndi.

EGEMEN BAĞIŞ (1,5 MİLYON DOLAR)

İranlı işadamı Reza Zarrab’tan 3 seferde toplam 1.5 milyon dolar rüşvet aldığı iddia edildi. Bu rüşvetlerin veriliş amacı ise fezlekeye göre; Zarrab’ın bürokratik işlerini takip etmek, babasına İtalyan vizesi ve oturma izni alınması konusunda aracı olmak, Zarrab hakkında ulusal bir gazetede yayınlanması planlanan yolsuzluklarla ilgili bir haberin yayınını durdurmak. Zarrab’ın yürüttüğü otel projesi ile ilgili yardımcı olmak da fezlekede yer aldı. AB eski Bakanı Egemen Bağış hakkında ise 12 yıl hapis istendi.

Egemen Bağış, eski gazeteci Metehan Demir’le yaptığı telefon konuşmasında Bakara Suresi ile alay ederek, “Bakara- makara sallıyorum her cuma bişeyler” sözleri büyük tepki toplamıştı.

ERDOĞAN BAYRAKTAR (İMAR KOLAYLIĞI)

61. Hükümet’in Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 17 Aralık soruşturması sonrası yapılan tüm işlemlerin dönemin Başbakanı Erdoğan’ın bilgisi dahilinde olduğunu ve milleti rahatlatmak için Erdoğan’ın da istifa etmesi gerektiğini açıklamıştı. Bayraktar hakkında ise işadamlarına arazi işlerinde kolaylık sağladığı, kültür ve tabiat varlıklarının statülerinde değişiklik yapmak için uğraştığı, imara ilişkin çok sayıda yenileme ile doğrudan ve dolaylı yoldan çıkar elde ettiği öne sürüldü. Bayraktar hakkında nüfuz ticareti ve görevi kötüye kullanmak iddiasıyla 5 yıl hapsi istendi.

4 eski bakanın Yüce Divan’da yargılanmasına dair TBMM’de yapılan oylama, AKP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Böylece 4 eski bakan hakkındaki iddialar devam etti…

AKP’nin kurumsallaştırdığı yolsuzluğa, hırsızlığa “yeter artık” demenin zamanı geldi ve çoktan geçti. 

07.01.2016