OBAMA’YI FARE KAPANINDAN PUTİN KURTARDI

Moskova - Washington ilişkilerinin Batı’nın Ukrayna krizine müdahil olmasıyla birlikte düşüşe geçtiğini söyleyen Eski CIA çalışanı Ray McGovern, ABD’nin Suriye’de “fare kapanına” kısıldığını, yardımına ise Rusya’nın koştuğunu kaydetti. Washington’daki Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü’nden Hüseyin İbiş de ABD’nin 2015'te “Ortadoğu’daki siyasal düzenin garantörü” olma rolünü terk ettiğini ve sahneyi Rusya’ya bıraktığını belirtti.

Celal ÇETİN

CIA’de görev yaptığı yaklaşık 30 yıl boyunca, ABD hükümetlerini en sert şekilde eleştiren isimlerin başında gelen McGovern, ABD merkezli düşünce kuruluşu Stratfor'un başkanı George Friedman'ın sözlerinden esinlenerek, Ukrayna’daki darbeyi insanlık tarihinin en pervasız darbesi olarak nitelendirdi. McGovern, “İlişkilerdeki düşüşün başladığı nokta burası. (Ukrayna Başbakanı Arseniy) Yatsenyuk’un söylediği ilk şey, ‘belki de NATO’ya katılmalıyız” ve “Rusçayı resmi dil olmaktan çıkaralım’ oldu” dedi.

ABD’NİN TUTUMU YANLIŞ

McGovern, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2013 yılında kaleme aldığı bir makalede Moskova ve Washington’un gerçekten fikir ayrılığı yaşadığı tek konunun “ABD’nin dünyadaki tek gerekli ülke olma konusundaki ısrarı” olduğunu yazdığını da hatırlattı.

“Eğer ABD’yi dünyadaki tek gerekli ülke olarak görürseniz, o halde diğer ülkelerin tümü gereksiz olur” diyen McGovern, bu bakış açısının yanlış olduğuna işaret etti. McGovern, ABD Başkanı Barack Obama’nın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı “Şam hükümetinin kimyasal silah kullanması halinde, bunun ağır sonuçları olacağı” yönünde uyardığını da anımsattı.

ABD, RUSYA’YA İHANET ETTİ

Obama’nın bu uyarıyla tuzağa düştüğünü savunan McGovern, ABD istihbaratının Suriye’nin “kırmızı çizgi ihlali” yaptığını göstermek amacıyla raporları manipule ettiğini ve Obama’nın “fare kapanına kısıldığını” belirtti. McGovern, “Burada fare kapanına kısılabileceğinizi anlamak için beyin cerrahı olmanıza gerek yok. Gerçekten kapana kısıldı ve Obama’yı bu kapandan kurtaran Rusya oldu” ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in kamuoyu önünde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry için kullandığı “Kerry için çok talihsiz bir durum. Yalan söylüyor. Yalan söylediğini biliyor. Bu çok üzücü” sözlerine de değinen McGovern, “Putin’in yapılmasını gerekli gördüğü şey, neocon’ları es geçip, doğrudan Obama’ya yaklaşmaktı. Rusya hükümeti de Esad’ın kimyasal silah stoklarının yok edilmesini sağlamak için çalıştı” dedi.

McGovern, ABD’nin çok kısa süre sonra Ukrayna’da darbe yaptığını ve kendisini kapandan kurtaran Rusya’ya ihanet ettiğini vurguladı.

ABD ORTADOĞU’DAKİ ROLÜNÜ KAYBETTİ

Öte yandan Washington’daki Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü’nden Hüseyin İbiş, The National dergisi için yazdığı makalede, ABD’nin 2015'te “Ortadoğu’daki siyasal düzenin garantörü” olma rolünü terk ettiğini ve sahneyi Rusya’ya bıraktığını belirtti.

“Geçen yıl Ortadoğu’daki ana aktörlerin karşı karşıya olduğu bazı kararlara açıklık getiren bir sene oldu” diyen İbiş, 2015'in “ABD'nin Ortadoğu’daki siyasal düzenin garantörü olma rolünü -muhtemelen geri alınamaz biçimde- kaybettiği yıl” olarak hatırlanabileceğini söyledi.

“Washington gücünü Ortadoğu’daki gerçeklikleri şekillendirmek için kullanmaya isteksizmiş gibi görünüyor” ifadelerini de kullanan İbiş, “Bu arada Rusya’nın Suriye’deki müdahalesi de durumun nasıl şekilleneceğini dramatik bir şekilde gösterdi” diye yazdı.

PUTİN SULARIN DERİNLİĞİNİ DİKKATLE TEST EDİYORDU

“Rusya’nın müdahalesi birden bire ortaya çıkmış olabilir ama aslında Vladimir Putin geçen birkaç yıl içinde ABD’nin kararlılığını ölçüyor, Ukrayna ve diğer yerlerde suların derinliğini test ediyordu” diye devam eden İbiş, Putin’in ayrıca İran, Hizbullah ve Iraklı Şii milislerin Suriye’de artan rolünü de dikkatle izlediği ve tüm bunlardan, Washington tarafından ciddi bir direnişle karşılaşmadan Suriye’ye müdahale edebileceği sonucunu çıkardığını söyledi.

 

Rusya’nın gerçek askeri ve ekonomik gücünün ABD tarafından “cüceleştirildiğini” ifade eden İbiş, şöyle devam etti: “Ancak Rusya’nın, sonuçları kendi amaçlarına uygun biçimde şekillendirmeye isteği var. Bu, en azından Suriye’de böyle. ABD’nin ise belli ki böyle bir isteği yok. ABD hükümetinin başına ileride kim geçerse geçsin, Washington’ın bölgedeki etkisini kaybettiği ya da bunu gönüllü olarak elinden çıkardığı şeklindeki bu izlenimi değiştirmesi çok zor olacak.”

05.01.2016