ABD, “HOLLYWOOD’UN YENİLMEZ DEVLETİ” DEĞİLMİŞ

Rusya’nın Suriye’de başlattığı operasyonla tüm dengeler değişti. Değişen dengelerin yansıması Washington’dan duyuluyor. ABD’de muhalifler, “ABD yenilgisinden” Obama’yı sorumlu tutuyor. Özellikle Cumhuriyetçiler, Obama’yı “meydanı Rusya’ya terketmekle” suçluyor. “Putin’in Obama’yı yendiği” gerçeğini artık herkes kabul ediyor.

Celal ÇETİN

Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi Partili Mitch McConnell, “Başkan Obama’nın dış siyasetteki tutumu, terörle mücadeleyi sona erdirmeye çalışmaktan tutun, ne olduğu belli olmayan uluslararası örgütlere aşırı güven duymaya kadar son derece etkisiz kaldı” dedi.

McConnell, Rusya, Çin ve İran gibi güçlerin Amerika’nın çekilmesini fırsat bilerek bölgesel egemenlik kurma hayallerinin peşine düştüğünü söylüyor.

Eleştirileri reddeden Obama ise çok ‘zor ve karmaşık’ bir soruna ‘kolay ve ucuz bir yanıt’ arandığını söyledi. Obama, Afganistan ve Irak’taki savaşlardan ders alınması gerektiğini de belirtti: “Suriye’deki askeri varlığımızın seviyesinin ne olacağına karar verirken bir işe başladığımız zaman bitirmemiz gerektiği ilkesini göz önünde bulundurarak karar vermem gerekiyor.”

Georgetown Üniversitesi’nden Stephen Wayne’e göre bu tipik bir Başkan Obama açıklaması. Wayne’e göre Obama, dikkatli, akılcı ve veri kaynaklı kararlar alan bir lider: “Obama, her zaman dikkatli olma taraftarı. Tedbirli olmak, aceleci değil, yavaş hareket etmeyi gerektirir. Obama’nın doğası bu.”

KAMUOYU DESTEĞİ FAKTÖRÜ

Wayne’e göre Ortadoğu’nun durumu Başkan Obama göreve başladığı zamandan bu yana daha kötü olsa bile, özellikle Suriye’deki krizden Obama sorumlu tutulmamalı: “Demokrasilerde kamu desteği olmadan hareket edemezsiniz. Obama, Suriye’deki kimyasal silahlar konusu gündeme geldiğinde müdahale edeceğini söyledi. Ancak anketlere baktığında halkın askeri müdahaleyi desteklemediğini gördü.”

George Washington Üniversitesi’nden Profesör Matthew Dallek, eski başkan Bill Clinton’la benzerlikleri vurguluyor. Clinton da 1990’ların sonunda Sırplar’ın Kosova’daki katliamlarına son vermek için hemen harekete geçmediği gerekçesiyle suçlanmıştı.

Dallek, “Amerika’nın Kosova’daki havadan müdahalesi başarı olarak görülmüştü. Ancak Clinton yıllarca Sırplar’ın katliamları karşısında kılını kıpırdatmamakla suçlandı,” diyor.

Uzmanlara göre, ister Batı Afrika’daki Ebola salgını, ister Ortadoğu’daki IŞİD militanları olsun, Başkan Obama’nın krizlere verdiği yanıt, birçok etkene bağlı. Basının tavrı, halk desteği ve krizin başkan için ne kadar önemli olduğu, karar verme sürecinde son derece etkili.

Obama’nın, Suriyeli muhaliflere yönelik eğit-donat programının iptal edilmesine ilişkin olarak, ‘programla ilgili başından beri şüpheleri bulunduğunu’ itiraf etmesi ise, ABD’nin de yenilgiyi kabul etmesi olarak yorumlanıyor.

FRANSIZ YAZAR: RUSYA ABD’Yİ YENDİ

Fransız Etik ve Kamu Politikası Merkezi yazar ve araştırmacı Pascal-Emmanuel Gobry, ABD merkezli haber dergisi The Week’te yayınladığı makalesinde, Rusya’nın Ortadoğu’daki konumunu güçlendirerek ABD’yi yendiğini öne sürüyor. Gobry’ye göre, Moskova yönetimi, Suriye’de ABD'nin çok uzun zaman önce atması gereken adımları atıyor.

Yazar Gobry, ‘Rusya, Büyük Ortadoğu Oyunu'nda, ABD'yi Nasıl Oyun Dışında Bıraktı?' başlıklı makalesinde, Washington yönetimini bölgede etkisiz kalmakla eleştirdi. Rusya'nın ise konumunu güçlendirdiğine vurgu yapan yazar şu ifadeleri kullandı:

PUTİN, RUSYA’YI BÜYÜK OYUNUN MERKEZİNE YERLEŞTİRDİ

“Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye krizinde her şeyini Devlet Başkanı Beşar Esad’a yatırarak, Rusya’yı Ortadoğu'daki büyük oyunun merkezine yerleştirdi. Şu anda Suriye’nin hava sahasını Rusya kontrol ediyor. Suriye’de uzun zamandır askeri üsse sahip olan Rusya, şimdi de ülkeye uzun menzilli karadan havaya füzeler getiriyor. (Ruslar bu konuda dünyanın en iyileri arasında) Ve eğer Putin, ‘Artık Suriye hava sahası bizimdir, ihlal ederseniz sizi vururuz’ derse, sizce ABD Başkanı buna meydan okur mu? Peki Avrupa?”

Rusya’nın Suriye’de açık çıkarları olduğunu savunan Pascal-Emmanuel Gobry, bu çıkarları şöyle sıraladı:  “İlki; Rusya’nın sıcak denizlere ve Akdeniz limanlarına uzun süredir ilgisi var. İkincisi, Putin’in de belirttiği gibi Rusya, Kafkasya’da kendi İslami terörizm problemine sahip ve birçok Rusyalı İslamcı terörist IŞİD’e katıldı. Üçüncüsü de Rusya, ABD’nin stratejik çıkarlarını zayıflatmaktan zevk alıyor,  buna ABD’nin Ortadoğu’daki stratejik hakimiyetini zayıflatmak da dahil. Yerel rejimler, Rusya’yı etkili bir güç olarak görüyor ve bir dediği diğerini tutmayan ABD’den daha güvenilir bir ortak olduğunu düşünüyor.”

PUTİN, ABD’NİN HATALARINDAN ZEKİCE YARARLANIYOR

Rus lider Putin’in zekice oynadığını ve ABD’nin hatalarından yararlandığını belirten Gobry’ye göre, Washington’ın ılımlı muhalifleri destekleyerek Suriye’de istikrar sağlama düşüncesi bir ‘serap’tan ibaret:

“Hiç kimse Esad’ı sevmiyor. Ama mesele şu ki, Ortadoğu'da ‘daha az şeytan’ olanlar var. ABD, Mısır’da ordu destekli rejimi destekliyor, Suudi Arabistan’ı destekliyor. Esad bir tiran ama aynı zamanda Suriye’de azınlıkları korudu. Çünkü bu Alevilerin lideri olarak kendi çıkarınaydı. Suriye’deki iç savaş, dini azınlıkların, özellikle de Hıristiyan nüfusun öldürülmesine fırsat yarattı. Esad’a ve İslamcılara karşı mucizevi şekilde zafer kazanabilecek ‘ılımlı’ muhalifleri desteklemek ve bu grupların sırf ‘eğitilip’ M-4'ler ile donatılması sayesinde Suriye’de istikrar sağlanacağını düşünmek en başından beri bir seraptı. Suriye’nin istikrarsızlaşması, Irak’ı daha da istikrarsız hale getirdi ve Irak şu anda birliğini korumak için İran’a daha bağımlı hale geldi. Harika iş.”

ABD’nin daha önce yapması gereken her şeyi, şu anda Putin’in yaptığını vurgulayan Gobry, Washington’ın da Suriye hükümetini desteklemesi, Suriye ordusuna düşmanlarını yok etmesi için hava operasyonları ve istihbarat birimleriyle yardım etmesi gerektiğini belirtti.

THE SPECTATOR: PUTİN ZEKASIYLA BATI’YI MAT ETTİ

Londra merkezli The Spectator dergisinin yazarlarından Owen Matthews, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye’de IŞİD’e hava operasyonu başlatma kararının, ABD Başkanı Barack Obama ile İngiltere Başbakanı David Cameron’un ‘güçsüz ve aklı karışmış’ görünmesine neden olduğunu yazdı.

“Rusya; Irak ve Libya’da haklıydı, ABD ve İngiltere ise sonuna kadar hatalıydı. Ortadoğu ülkelerinde rejim değişikliği, Vladimir Putin’in de yıllardır uyardığı gibi, iyi yönde değişimlere yol açmışa benzemiyor” ifadeleriyle makalesine başlayan Owen Matthews, Putin’in politikasının ‘iç sorunları askeri güç yoluyla çözmek isteyen silahlı gruplara dışarıdan destek verilmesinin durumu çıkmaza sokacağı’ görüşüne dayandığını vurguladı.

Vladimir Putin’in Suriye konusunda en kararlı gözüken lider olduğunu da ifade eden Matthews, ABD ile İngiltere’nin ise kafa karışıklığı içinde olduğunu belirtti:

“Putin müttefiki ve düşmanının kim olduğunu biliyor. ABD ile İngiltere ise sadece Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a ve onu destekleyen İran ile Lübnanlı örgütlere değil (Hizbullah ve İran Devrim Muhafızları), aynı zamanda Esad’la savaşan tüm terör örgütlerine de karşı çıkıyor.”

İNGİLTERE VE ABD KAĞITTAN KAPLAN

İngiliz yazara göre Rusya, Suriye’de küçük çaplı bir hava operasyonu başlatmasına rağmen, Batı’nın Esad’ı görevden indirme girişimlerini durdurarak büyük bir diplomatik başarı kazandı. Ancak Rusya’nın da tek başına hava operasyonunun Esad’ı iktidarda tutmaya yetmeyeceğini bildiğinin altını çizen Matthews,  “Putin Suriye krizini çözmektense, Rusya’nın askeri gücünü diğer ülkelere aktarma yeteneğini göstermekle daha çok ilgileniyor. Putin’in amacı İngiltere ve ABD’yi kararsızlıkları yüzünden Suriye’de krizin derinleşmesine neden olan kağıttan kaplanlar olarak göstermek” değerlendirmesini yaptı.

NATO, RUSYA’YA KARŞI DİKKATLİ

Öte yandan Rusya’nın en büşük rakibi olarak kabul edilen ABD güdümlü NATO, Rusya’ya karşı dikkatli bir çizgi izliyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya’nın uluslararası sistemden tecrit edilmesinin hem NATO hem de küresel istikrar için iyi olmayacağını söyledi. Stoltenberg, Moskova’nın birçok uluslararası sorunun çözümünde rol aldığını da kabul etti.

BÖLGE DİNAMİKLERİ RUSYA’YA OLUMLU

Batı dünyası Rusya’nın oprasyonlarına ihtiyat payı bırakarak olumlu tepki verirken, bölgenin dinamikleri de ABD’ye karşı Rusya’nın yanında yer alıyor.

Foreign Affairs dergisinin analizine göre, ABD’nin IŞİD operasyonu nedeniyle hayalkırıklığına uğrayan Irak, Rusya’yı terörle mücadelede ana partner olarak görmeye başladı. Dergi, Irak’ın ABD’den ziyade Rusya ile daha fazla işbirliği yapmayı tercih ettiğini savunuyor. Foreign Policy’e konuşan Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili,  ABD’nin silah sevkiyatı için son derece fazla önkoşul talep ettiğini de vurguladı.

Iraklı milletvekili İbrahim Bahr el Ulum, New York Times (NYT) gazetesine yaptığı açıklamada, sıradan insanları koruyacak tek gelişmenin, IŞİD terör örgütünü Irak’tan kovmak olduğunu belirtti. Ulum, Rusya’nın bu anlamda ABD’ye oranla daha ciddi davranmadığının altını çizdi.

NYT, “Washington’un Saddam Hüseyin’e yönelik yoğun operasyonlarını hatırlayan Iraklılar, ABD’nin IŞİD karşısında yavaş hareket etmesini anlamakta zorlanıyor” ifadelerine yer verdi.

Ayrıca gerek Kuzey Irak Kürt yönetimi ve gerekse Suriye’deki PYD, IŞİD’e karşı savaşabilmek için Rusya’dan yardım istedi.

Sodnuç olarak Rusya, ABD’nin “Hollywood filmlerindeki yenilmez devlet” olmadığı gerçeğini tüm dünyaya gösterdi. Suriye; ABD efsanesinin yıkıldığı, Rusya’nın soğuk savaşın aksine ABD’yi yenen ülke olarak tarih sahnesine çıktığı savaş arenası oldu.

12.10.2015