RUSYA ESAD’I ZORLA KABUL ETTİRDİ

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin, Moskova’nın Suriye’yle ilgili politikasına bir süredir daha duyarlı yaklaştığını söyledi. Almanya’nın Rusya’nın yanından yer almasından sonra diğer Avrupa ülkeleri de “Rusya’sız çözümün mümkün olmadığını” açıklamaya başladılar. AKP’den gelen farklı açıklamalar ise kafaları karıştırıyor.

Celal ÇETİN

“ABD, Suriye'deki durumu daha objektif bir biçimde görmeye başladı” diyen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Amerikalıların artık bizim yıllardır dile getirdiğimiz argümanlara karşı daha duyarlı olduğunu düşünüyorum” şeklinde konşuştu.

Lavrov, “ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile görüştüğümde, bizimle işbirliği yapmak istediklerini, bunun mümkün olduğunu belirtmişti. Ülkelerimizin savunma bakanları da görüşmelerinin ardından olumlu değerlendirmelerde bulundu. Bu sebeple objektif durum karşısında daha duyarlı hale geldiklerini düşünüyorum” dedi.

AVRUPA DA RUSYA’NIN ÇİZGİSİNE GELDİ

ABD’nin politika değişikliği ilk kez Dışişleri Bakanı John Kerry tarafından itiraf edilmişti. Rusya’nın Esad’ı masaya getirmesi halinde Suriye lideriyle müzakere etmeye hazır olduklarını açıklayan Kerry ayrıca, “Esad gitmeli ancak bunun birinci günden ya da birinci aydan olmasına gerek yok” demişti.

ABD’nin politika değişikliğine giderek Rusya çizgisine gelmesi, Avrupa’yı da harekete geçirdi. Avrupa’nın önemli ülkeleri diplomatik çözümün Rusya ve Esad’la mümkün olduğunu kabullendi. İlk adım, Ukrayna krizinde aktif rol oynayan Almanya’dan geldi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ülkesinde devam eden krize barışçıl çözüm bulunması amacıyla sürdürülen uluslararası müzakerelere katılması gerektiğini söyledi.

Merkel, “Birçok aktörle konuşmalıyız, buna Esad ve diğer aktörler de dahil. Sadece ABD ve Rusya ile değil; İran, Sünni ülkeler ve Suudi Arabistan gibi aktörlerle de konuşmalıyız” dedi.

İngiltere Başbakanı David Cameron, Esad’ın geçiş hükümetinde yer alabileceğini, ama uzun vadede Suriye’nin geleceğinin parçası olmasının mümkün görünmediğini ve bu konudaki duruşlarının değişmediğini söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Julie Bishop, Suriye’de en makul çözümün, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın da dahil olacağı bir ulusal birlik hükümeti kurulması olduğunu düşünenlerin sayısının arttığını belirtti.

Rusya yanlısı bloğa dahil olan son ülke, İtalya oldu. İtalya Başbakanı Matteo Renzi, “Suriye'deki kıyımı bitirmek isteyen Batılı liderler, Rusya’nın başrolde olmasını kabul etmeli” dedi. Renzi, “Rusya, büyük bir geçmişe ve büyük bir geleceğe sahip olan büyük bir ülke. Rusya’sız bir gelecek planlamak büyük bir hata. Sığınmacı krizi hariç, tüm sorunların çözümü için Rusya kilit öneme sahip. Özellikle Suriye’de Rusya’nın tamamen önemli bir rolü bulunuyor” şeklinde konuştu.

AKP DE ÇİZGİYE GELMEK ZORUNDA KALDI

Rusya’nın bölgesel ve küresel dengeleri değiştiren akılcı, stratejik politikalarını, “Esed”i devirmek için IŞİD dahil tüm muhalif grupları destekleyen AKP de kabullenmek zorunda kaldı. Beş yıl önce Esad’ı devirerek 3 ay sonra Şam’daki Emevi Camii’nde namaz kılma hayalleri gören AKP, tecrübesizliğin, kişisel kin ve hırslarının bedelini çok ağır şekilde ödedi. Esad’ı devirme saplantısından kurtulamayan AKP, dünyada yalnız kaldı ve dışlandı.

Bölgedeki durumun aleyhlerine dönmeye başladığını farkeden AKP, geçmişteki tüm söylemlerini ve eylemlerini unutarak Esad’ın kalabileceğini kabullenmek zorunda kaldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moskova’da Putin’le yaptığı görüşmede, Suriye lideri Esad’ın olası bir geçiş hükümetinde yer alabileceğini söyledi.

Buna karşın New York’ta BM Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suriye’de olası bir geçiş hükümetinde Devlet Başkanı Beşar Esad’ın yer alamayacağını savundu.

Erdoğan ve Davutoğlu arasındaki bu görüş ayrılığı kafaları karıştırdı. “Erdoğan ve Davutoğlu arasında  derin çatlak var” iddiasını güçlendiren bu farklı açıklamaların ne anlama geldiği, AKP’yi kimin temsil ettiği sorusu soruluyor.

29.09.2015