ABD, ASIL DÜŞMANI ÇİN’LE TEMASTA

ABD’nin gelecekte iki büyük rakibi ile “bir şekilde kozlarını paylaşacağı” iddia ediliyor. Bu ülkeler Çin ve Rusya. Uzmanlara göre Çin ve Rusya’nın kurduğu ittifak ABD’yi korkuturken Realizm akımının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden ve Amerikan Ordusu’na yakınlığıyla bilinen West Point mezunu olan John J. Mearsheimer’e göre Rusya kazanılabilir, Çin ise barışçı kalamayacak.

Celal ÇETİN

2013 yılında ABD’de Savaş Akademisi’nin açılışında yaptığı konuşmada John Mearsheimer, 21. yüzyılda ABD için en önemli olacak ve gücünün şu an için yeterli seviyede olmadığı bölgeleri sıraladı. Bu bölgeler; Avrupa (Mearsheimer’a göre önemini giderek kaybediyor ve Çin konusunda ABD’ye yardım etmesi tartışmalı durumda), Kuzeydoğu Asya (Çin’in hızlı yükselişinin olduğu ve en çok dikkat edilmesi gereken bölge) ve İran Körfezi (temelde petrol kaynakları nedeniyle.)

Mearsheimer’ın 2012 yılında Ottawa Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada ele aldığı ilk tezine göre; son yıllarda ekonomik ve siyasal olarak büyük bir çıkış gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti, 30 yıl daha ekonomik ve siyasal olarak yükselmeye devam edecek ve sonunda kaçınılmaz olarak dev bir Hong Kong’a dönüşecek.

Yine Mearsheimer’a göre; Çin’in bu yükselişini barışçıl bir şekilde sürdürmesi imkansız. Bu noktada bazı Amerikalı siyasetçi ve gözlemcilerin, eski Çinli devlet adamları ile görüşmelerinden edindikleri “Çin’in yükselişini barışçıl bir şekilde sürdürebileceği” konusundaki görüşleri yersiz bulan Mearsheimer, yeni dünya düzeninde ortaya çıkan yapısal koşullar ve yeni kuşak Çinli liderlerin farklı dünya algılamaları nedeniyle, bu izlenimlerin gerçeği yansıtmadığını düşünüyor.

Mearsheimer’ın üçüncü tezi ise; Çin’in ilerleyen yıllarda dünya liderliği konusunda ABD’yi taklit edeceği iddiası. Ancak yine Mearsheimer’a göre; Çin, bugün askeri teknoloji anlamında ABD karşısında tam anlamıyla bir “kağıttan kaplan” ve ABD ile mücadele edebilecek durumda değil. Bu nedenle, ABD’nin mevcut Başkan Barack Obama’nın başlattığı “Asia Pivot” politikasına devam etmesi ve burada Çin’in hızlı yükselişi karşısında korkuya kapılmış olan Japonya, Hindistan, Avustralya, Güney Kore ve Singapur gibi müttefik ülkelerle ilişkileri ekonomik, siyasi ve askeri düzeylerde geliştirmesi gerekiyor.

Ancak bu şekilde Çin’in hızlı yükselişi dengelenebilecek ve Çin’in olası saldırganlıklarının önüne geçilebilecek. Bu noktada Mearsheimer, geçmişte ABD’nin Sovyetler Birliği’ne karşı geliştirdiği ve başarıyla icra ettiği çevreleme politikasına (containment policy) referans yapıyor ve benzer bir dış politika öneriyor.

John J. Mearsheimer’ın son dönemde Ukrayna olayları konusunda Batı’yı suçlayan ve Rus lider Vladimir Putin’i savunan yazıları incelendiğinde ise, kendisinin stratejisinde -Zbigniew Brzezinski’ye benzer şekilde- Rusya’nın Batı dünyasına kazandırılabilecek bir güç olduğu görüşü öne çıkıyor ve asıl hedefin Çin Halk Cumhuriyeti olduğu görülüyor. Mearsheimer’a göre; ABD-Çin rekabetinde çatışma yaşanabilecek bölgeler ise, Senkaku/Diaoyu Adaları, Tayvan ve Güney Çin Denizi olarak sıralanıyor.

ABD DİPLOMASİ SEÇENEĞİNİ DENİYOR

John J. Mearsheimer’in “olası savaş” uyarısına karşın ABD yönetimi diplomasi yolunu denemekte kararlı. Bu amaçla iki ülke arasındaki gizli-açık görüşmeler devam ediyor. Son olarak Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, Çin’de temaslarda bulundu. Rice, Pekin’de Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Dış Politika Konseyi Başkanı Yang Jiechi ile görüştü.

Rice, görüşme sonrası yaptığı açıklamada iki ülke arasında son bir yılda yaşanan görüş ayrılıklarının samimi şekilde ele alındığını söyledi.

Xi, Eylül ayı sonlarına doğru Amerika’yı ziyaret edecek ve Rice’ın bu görüşmesi planlanan ziyarete hazırlık amacı taşıyor. Xi, hem New York’taki BM Genel Kurulu’nun açılışına katılacak, hem de Washington’a gelerek Obama ile görüşecek.

Çinli diplomat Yang de Rice’la görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada, Xi’nin ziyaretinin tam bir başarı getirmesini umduklarını söyledi.

 

Çin-Amerika görüşmelerinde Çin’in ekonomisi, Internet güvenliği, Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki hak iddiaları ve ikili askeri işbirliğinin güçlendirilmesi konuları yer alıyor. Obama, Kasım ayında Çin’i ziyaret etmiş, bu ziyarette iki lider sera gazlarının salınımını düşürecek bir anlaşmaya imza atmışlardı. 

28.08.2015