TRUMP’IN GÜÇLENMESİ NE ANLAMA GELİYOR?

Amerika’da ne kadar popüler olsalar da mevcut başkanların ikinci dönemden sonra bir daha adaylığını koymaları imkansız. Bundan dolayı Kasım 2016 seçimleri, Amerika’nın 45’inci başkanını belirleyecek.Amerikalı emlak kralı Donald Trump’ın, yeni yapılan bir kamuoyu yoklamasında Cumhuriyetçi Partili diğer başkan adaylarıyla arayı açması ise Amerikalı seçmenin değişen tercihleri açısından ilginç sayılıyor.

Celal ÇETİN

Quinnipac Üniversitesi tarafından düzenlenen kamuoyu yoklamasında, siyasette daha önce hiç tecrübesi olmamış, ama medyatik yönü hiçbir kuşku götürmeyen Donald Trump, Cumhuriyetçi Partili seçmenin yüzde 28’inin desteğini aldı.

En ilginci Donald Trump’ı en yakından izleyen aday adayı, yüzde 12’yle, yine hiç siyasi deneyimi olmayan eski beyin cerrahı Ben Carson oldu.

666 Cumhuriyetçi seçmenle yapılan ankette, 17 aday adayı arasında üçüncülüğü yüzde 7’yle babası ve ağabeyi başkanlık yapan eski Florida Valisi Jeb Bush elde edebildi. Bush’u Texas Senatörü Ted Cruz ve Florida Senatörü Marco Rubio izliyor.

Trump bir ay önce aynı kamuoyu yoklamasında yüzde 20’lerde seyrediyordu. Ayrıca Donald Trump’ın bu son kamuoyu yoklamasında ikinci ve üçüncü gelen diğer adaylarla arasındaki yüzde farkı, geçmişte önseçimlerden önce aynı dönemde yapılan kamuoyu yoklamaları arasında da en yükseği oldu, hiçbir aday adayı rakipleriyle arasını Trump kadar açmadı.

Donald Trump’ın gerek siyasi rakiplerini, gerekse gazetecileri hedef alan aşırı açık sözlü açıklamaları, kendisine Washington’daki siyasi kavgalardan usanan Cumhuriyetçi taban seçmenin beklenmedik desteğini kazandırdı. Bununla birlikte Trump’ın patavatsız olarak değerlendirilen bu tarzı, temel Cumhuriyetçi seçmen kitlesinin tepkisine yol açmış durumda. Quinnipac anketine katılan Cumhuriyetçi Partili seçmenlerin yüzde 26’sı, kendisine hiçbir koşulda oy vermeyeceklerini söyledi.

SEÇMEN ADAYLARDAN MEMNUN DEĞİL

Ayrıca Quinnipac Üniversitesi anketinin dikkat çekici bir başka unsuru da, seçmenlerin aday adaylarından memnuniyetsizliğini ortaya koyması oldu. Seçmenlere adayların adı açıklandığında akıllarına ilk gelen sözcük soruldu. Clinton “yalancı” olarak tanımlanırken, Trump için “küstah”, Jeb Bush için de “Bush” nitelemesi yapıldı. Jeb Bush’un yalnızca bir dönem başkanlık yapan babası George W.H. Bush halka mesafeli tavrından dolayı eleştiri alırken, iki dönem başkanlık yapan ağabeyi George W. Bush, Amerika’yı iki savaşa sokup ekonomisine büyük zarar verdiği için görevinin son dönemlerinde kamuoyu desteğini önemli ölçüde yitirmişti.

TRUMP’UN İLGİNÇ DIŞ POLİTİKA VİZYONU

Dış politika alanında Trump’ın en çok  suçladığı aktörlerin başında Çin geliyor. Seçilirse “Çin’in başının derde  gireceğini” söyleyen Trump, “Çinlileri yenerim, Çin’e karşı kazanırım. Eğer  akıllıysanız Çin’e karşı kazanırsanız; ancak bizim insanlarımızın bu konuda bir  fikri yok. Çinli liderlere devlet yemekleri veriyoruz. Neden böyle bir şey  yapıyorsunuz ki? Bizi her yerimizden yoluyorlar. Onları önce McDonald’s’a  götürün, sonra da müzakere masasına geri getirin. Çok ciddiyim”  dedi.

Çinlileri Amerikalıların işlerini çalmakla  suçlayan Trump’ın Çin’e karşı yönelttiği, “Küresel ısınma kavramı, Çinliler tarafından Amerikan sanayisinin rekabet  edebilirliğini düşürmek için uyduruldu” eleştirisi pek çok kesimi güldürdü.

Trump’ın hakkında olumlu konuştuğu biri varsa o da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin.  ABD Başkanı Barack Obama’nın Putin ile sorunları olduğunu söyleyen Trump, Rus  lider ile çok iyi anlaşacağını iddia ediyor. Amerikalı iş adamı, “Putin  Obama’dan, Obama Putin’den nefret ediyor. Birkaç yıl önce Moskova’daydım ve  Ruslarla çok iyi anlaştığımı gördüm. Bu insanlarla iş yapabilirsiniz. Obama  yapamaz. Ben ise Putin’le iyi anlaşabileceğimi düşünüyorum”  dedi.

Trump’a destek artarken eleştiriler de artıyor. Trump ise bütün bu eleştirilere çok fazla kafa  yormuyor ve “siyasi olarak doğru olmak zorunda değilim” diyor.  Başarısının sırrı da burada: Başkent Washington’daki siyasetçileri  kullandıkları diplomatik dilden ötürü eleştirerek destek toplamaya devam  ediyor.

Ayrıca Trump’ın beklenmedik yükselişi ile ABD’nin yeni küresel politikaları ile ilişkili olma ihtimali büyük. ABD’nin Rusya ve Çin’e karşı geliştirdiği strateji ile Trump’un açıklamaları örtüşüyor.

Cumhuriyetçiler’in “şahin” özelliğine karşın Trump’ın şahin-güvercin arası bir yerde durması ilginç olarak kabul ediliyor.

28.08.2015