ABD KÜRTLER’İ BİR KEZ DAHA SATTI: KÜRTLER BÖLÜNDÜ

Türkiye, Irak, Suriye ve İran’da yaşayan Kürtler, kendi arasında parçalanma süreci yaşıyor. Ortadoğu’daki Kürtler’in temsilcisi misyonu üstlenen KDP lideri Mesut Barzani’ye karşı muhalefet güçleniyor. Öte yandan Barzani’ye muhalif olacak Türkiye ve suriye’deki Kürt oluşumlara izin verilmeyeceği biliniyor.

Celal ÇETİN

Bölgedeki Kürtler arasındaki ilk ayrılık, Suriye’de özerk Kürt bölgeleri kurmak isteyen PYD ile Kuzey Irak Kürt yönetimi arasında başgösterdi.

PYD Lideri Salih Müslim, henüz Kobani olayları başlamadan önce Suriye Kürtleri olarak özerk bölgeler (Kantonlar) kuracaklarını açıkladı. Bu girişim Kuzey Irak kürt Yönetimi Lideri Barzani ve ABD tarafından şiddetle reddedildi. Salih Müslim’in ısrarından kısa süre sonra IŞİD Kobani’ye saldırdı. PYD güçlerinin IŞİD karşısında başarısız olması üzerine Kuzey Irak’tan Peşmergeler Türkiye üzerinden Kobani’ye geçtiler.

IŞİD’le savaşarak Kobani’ye koruduğu iddia edilen Peşmerge üzerinden Barzani böylece Suriye’de etkin oldu ve Salih Müslim’in özerk kanton hayalleri bitti.

PKK DA İSTENMİYOR

Kuzey Irak’ın, yani Barzani’nin bir diğer rakibi, Türkiye’deki terör örgütü PKK’dır. Türkiye’de ve İran’da eylemler yapmasına karşın merkez üssü Kuzey Irak’taki Kandil olan PKK, Türkiye ve İran’daki Kürtler’in temsilcisi olduklarını iddia ediyorlar.

Bu durum, hem Barzani’yi hem ABD ve İngiltere’yi rahatsız ediyor.

Ortadoğu’daki Kürtler’in doğal başkenti olarak Erbil’i ve doğal lideri olarak Barzani’ye tayin eden ABD/İngiltere ikilisi, Suriye’den sonra Türkiye’de de Barzani’nin yolunu temizleme kararı aldı. Bir başka ifadeyle PKK’nın misyonunu tamamladığına ve tasfiyesine (veya bir başka yere taşınmasına) karar verildi.

Bu karar üzerine Barzani PKK’dan Kandil’i terketmesini istedi.

PKK’nın tasfiyeye direndiği ve eylemlerini artırdığı biliniyor. TSK’nın PKK’ya karşı başlattığı ve şiddetinin artacağı belirtilen mücadele tasfiye sürecini hızlandıracak.

TÜRKİYE’DEKİ KÜRTLER DE BÖLÜNDÜ

Bu arada Türkiye’deki Kürtler’in de bölündüğü söylenebilir. Azınlıkta olsalar da Kürtler’in bir kesimi PKK/HDP’yi desteklerken ağırlıklı kesimi Öcalan’ı destekliyor.

Bu çerçevede Öcalan’ın, “ben milliyim, Demirtaş ABD projesidir” açıklaması önemli kabul ediliyor.

Otadoğu’da yeni bir sürece girildiği, “aşırılıkların ve etnik, dini temelli politika izleyen yapılanmaların istenmediği” biliniyor. Bu çerçevede bölgenin önemli üç ülkesi Türkiye, İran ve İsrail için tehdit oluşturabilecek her türlü etnik/dini yapıların tasfiye edileceği ortaya çıkıyor. Bu çerçevede PKK, Hamas gibi örgütler ile siyasi yapılanmalar bölge devletleri için tehdit olmaktan çıkarılacak.

Bu çerçevede İsrail ile Hamas arasında ciddi görüşmelerin başlaması, sözkonusu politikaların sonucu olarak kabul ediliyor.

BARZANİ’NİN DE KULAĞI ÇEKİLİYOR

Bölge Kürtleri’nin lideri olarak tayin edilen Barzani, kontrolden çıkma belirtileri göstermesi üzerine ciddi anlamda uyarılıyor. Barzani’nin Şenkal açıklaması, kulağının çekilmesine yol açtı.

Ezidilere yönelik IŞİD katliamının 1. yıldönümünde konuşan Barzani, Şengal’in Kürdistan’ın bir parçası olduğunu söylemişti. “Şengal'i kimseye bırakmayacağız” diyen Barzani’ye, Iraklı Arap partilerden tepki geldi.

Eski Başbakan Nuri Maliki’nin partisi “Hukuk Devleti” bloku, Şengal’in tartışmalı bölgeler arasında yer aldığını ve Kürdistan yönetimi ile merkezi hükümet arasında bu sorunun henüz çözüme bağlanmadığını hatırlattı ve hiçbir partinin Şengal’i Kürdistan’ın bir parçası olarak ilan etme yetkisine sahip olmadığını söyledi.

Kafaat isimli Arap örgütünden Heysem Caburi ise Barzani’nin söylediklerinin Erbil ile Bağdat arasında varılan anlaşmalarla çeliştiğini ve Barzani’nin bu sözlerden sorumlu tutulması gerektiğini söyledi.

Öte yandan Kuzey Irak’da etkinliği artan Goran Hareketi ile Celal Talabani’nin liderliğini yaptığı Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), İslami Birlik Partisi (YEKGİRTU) ve İslami Toplum Partisi (KOMEL) Barzani’ye karşı ittifak oluşturdu.

Barzani bu gelişme üzerine parti yönetimini Erbil'in Selahaddin ilçesinde olağanüstü topladı. Toplantı sonrası açıklama yapan Barzani, 4 siyasi partinin “Başkanlık Yasa Tasarısı”nın 23 Haziran’da parlamentoda oylamaya sunulmasını “darbe girişimi” olarak nitelendirdi. Barzani, girişimi “tehlikeli” ve bölünme fikri” olarak tanımladı.

Ortadoğu’da Kürtler’in kendi içinde bölünme yaşaması, ABD ve Batı’nın Kürtleri bir kez daha satması anlamına geliyor. Bölgedeki kürtler’i Barzani’ye zimmetleyen ABD’nin, bağımsız bir Kürt devleti fikrinden vazgeçtiği ve Barzani’ye de Türkiye, İran ve İsrail’e zimmetlemeye hazırlandığı görülüyor.

Bir başka ifadeyle ABD, ulusal menfaatleri gereği bölgeyi üç ülkeye teslim ediyor. İsrail Kürtler’i kullanan ülke olarak bilinirken Türkiye ve İran Kürt tehdidi ile mücadele etti. Bugün gelinen noktada ve değişen şartlarda Kürtler sözkonusu üç ülke için hem kullanılan mekanizma, hem tehdit unsuru olmaktan çıkarılıyor.

19.08.2015