RUSYA’NIN “KARMA SAVAŞ STRATEJİSİ” ABD’Yİ KORKUTUYOR

ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ray Odierno, Rusya’nın “karma savaş stratejisi” uyguladığını öne sürerek, bu stratejiye karşı koymak için hazırlıkları sıklaştırdığını söyledi. Odierno, “Rusya’nın uyguladığını düşündüğüm ‘karma savaş stratejisi’ karşısında başarılı olabilmek için Son 18 aydır özel eğitim vermeye başladık. Bu konuda başarılı olabilmek için imkan ve kabiliyetlerimizi arttırma sürecindeyiz” dedi.

ABD, Rusya’nın Ukrayna’nın doğusunda operasyonlar düzenlediğini ve bu operasyonlarda düzensiz ya da konvansiyonel güçlere başvurduğunu, yani karma savaş stratejisi uyguladığını, iddia ediyor. Rusya yönetimi ise ordularının Ukrayna’nın doğusunda operasyon düzenlemediğini vurgulayarak, Batı’nın ve ABD’nin ‘karma savaş stratejisi’ ile ilgili iddialarını reddediyor.

“RUSYA EN BÜYÜK DÜŞMANIMIZ”

Rusy’yı düşman kategorisine yerleştiren ABD ordusunun üst kademesindeki isimlere Odierno da eklendi.  Rusya’nın ABD için tehlike teşkil eden ülkeler arasında yer aldığını söyleyen Orgeneral Odierno, “Bence, Rusya birçok neden yüzünden en tehlikeli ülke. Her şeyden önce Rusya, potansiyel rakiplerimiz arasında en hazırlıklı olanı” dedi.

ABD’li General Mark Milley, daha önce yaptığı açıklamada, nükleer gücüyle ABD’yi yok edebilecek tek ülkenin Rusya olduğunu söylemişti. Milley, bu durumun ABD için bir yenilik teşkil etmediğini, ordu mensuplarının bu tarz ifadeleri kullandığını belirterek, General Joseph Dunford’un bir ay önce sarf ettiği “Rusya, ABD için başlıca tehdit unsuru” sözlerini hatırlattı. Milley, Danford’un Çin’i de bir tehdit unsuru olarak gördüğünü söyleyerek, “Bu, üzerimizde bir baskı olduğu anlamına gelmez, ancak bir general olarak, olasılıklar ve eğilimlere dikkat çekmeliyim” demişti.

ÇATIŞMASIZ SAVAŞTAN SICAK SAVAŞA

ABD'deki siyasi analiz dergisi “Salon” yazarı Patrick Smith, “ABD-Rusya çatışmasız savaşı: Washington’daki savaş çığırtkanları, bizi felaket çıkmazından nasıl döndürebilir?” başlıklı makalesinde, Rusya ve ABD arasındaki ‘çatışmasız savaş’ durumunun yeni bir Soğuk Savaş veya büyük bir güç çatışmasına yol açmasının kuvvetle muhtemel olduğunu yazdı.

Smith, Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilimin, Nazi lideri Adolf Hitler’in 1939’da Polonya’yı işgal ederek 2. Dünya Savaşı’nı resmen başlatmasıyla, 1940’ta Fransa, Belçika ve Hollanda'yı işgal edene kadar ‘çatışmasız’ geçen dönem için kullanılan ‘çatışmasız savaş’ (phony war) durumunu anımsattığını belirterek şu yorumu yaptı: “Bu durumun yaratacağı iki seçenek var; ya iki büyük güç arasında (kazara ya da bilerek yaşanacak, ama illa Ukrayna topraklarında gerçekleşmesi gerekmeyen) açık bir çatışmanın çok yakınındayız ya da yeni bir Soğuk Savaş yolda.”

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin mayıs ayında Soçi’ye yaptığı ziyaretin, Washington’ın tutumunda dramatik bir dönüş işareti olarak algılanıp büyük takdir topladığını hatırlatan yazar, ancak iki ülke arasındaki durumun bu süreçten sonra iyice kötüleştiğini kaydetti.

ABD’deki ‘savaş çığırtkanlarının’ şubat ayında Ukrayna’da barışçıl çözüm için imzalanan Minsk Anlaşması’nı ayakları altında çiğnediğini belirten Smith, Kerry’nin Soçi ziyaretinden bir ay sonra Cumhuriyetçi Senatör John McCain'in, Kiev’e girerek ‘utanç verici’ açıklamalar yaptığını belirtti. McCain’in “Avrupalılar, Ukrayna’da diplomatik çözümde ısrarcı olup Kiev birliklerine arka çıkmadıkları için utanmalılar” dediğini hatırlatan yazar, aynı hafta ABD Senatosu’nun Pentagon’a 300 milyon dolar değerinde savunma amaçlı silahı Ukrayna'ya gönderme izni verdiğine dikkat çekti.

Smith şunları yazdı: “McCain, Ukrayna konusunda asıl nelerin utanç verici olduğunu anlamayan ABD Kongre üyelerinden biri. Sayın Senatör, tohumları ABD tarafından ekilen darbe sonucunda, yetersiz ve açıkça şiddete tapan, Nazilere nostalji duyan kişilerin Kiev’de iktidara gelmesi utanç verici değil mi? 6 bin kurban utanç verici değil mi? Rusya’nın Batı sınırlarında bilinçli ve kesinlikle mantıksız şekilde gerilimin artırılması utanç verici değil mi?”

RUSYA İÇİN NATO GERÇEK BİR TEHDİT

ABD’li askeri uzmanların sonbaharda Ukraynalı askerlere eğitim vereceğini kaydeden Salon dergisi yazarı, bu durumun Ukrayna ordusunun de facto olarak tamamen Pentagon’un kontrolü altına girdiğini kanıtladığını vurguladı. Mevcut durumu ‘küçük resim’ olarak tanımlayan Smith, ‘büyük resmi’ ise NATO’nun Doğu Avrupa’da askeri varlığını artırma çabalarına işaret ederek açıkladı.

Washington yönetiminin, Ukrayna krizinde ikinci bir cephe daha açtığını ifade eden yazar, “NATO, Doğu Avrupa’da Rusya sınırları yakınında, askeri varlığını artırıyor. Askeri tatbikat ve keşif uçuşlarının sayısını yükseltiyor. Sözde İran’ı hedef alan füze savunma sistemini bölgeye konuşlandırıyor. Moskova, NATO’nun kendisi için ‘gerçek’ bir tehdit oluşturduğunu varsaymak için gereken tüm zemine sahip” değerlendirmesini yaptı.

ABD, UKRAYNA’DA KÖŞEYE SIKIŞTI

Smith, makalesini şu ifadelerle bitirdi: “Kim bilir, Rusya ile çatışmasız savaşımız daha ne kadar sürecek. Siste bunu görmek zor, ama ben mevcut tabloda bir teselli kaynağı buluyorum. ABD, Ukrayna krizinde köşeye sıkıştı, tek bir adım dahi atamayacak halde. Kiev’deki rejim ise çok zayıf ve beceriksiz. Ukrayna ekonomisi tahrip edildi. Avrupa’da askeri çözüme karşı olan çok güçlü bir muhalefet var. Rusya’nın da anlaşmaya varma niyeti çok sağlam. Bu nedenle yazı sükunetle geçiriyoruz.”

13.08.2015