ABD, 3. DÜNYA SAVAŞI’NA HAZIRLANIYOR

ABD’nin küresel savaş hazırlığına başladığı, askeri harcamalarının yüksekliğinden görülebiliyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) tahminlerine göre, küresel askeri harcamalar, 2014 yılında, neredeyse 1,8 trilyon dolara ulaşarak, küresel üretimin yaklaşık yüzde 2,5’ini tüketiyor.

Celal ÇETİN

Yalnızca 2000 ile 2006 yılları arasında, ABD Savunma Bakanlığı’nın bütçesi 300 milyar dolardan 530 milyar doların üstüne çıktı. ABD’nin askeri harcamaları, 2014 itibarıyla 610 milyar doları ya da küresel askeri harcamaların yaklaşık yüzde 35’ini buldu.

ABD ordusunun “gizli bütçe”sini ve Irak, Afganistan ya da başka yerlerdeki savaşlara ayrılan çeşitli “beklenmedik durum” fonlamaları dikkate alındığında, ABD militarizmi tarafından her yıl tüketilen gerçek miktar, 1 trilyon dolara ulaşıyor.

ABD devasa askeri gücünü özellikle üç bölgede yoğunlaştırmış durumda.

ASYA

Dönemin ABD Savunma Bakanı Leon Panetta, 2012’de Singapur’da yaptığı bir konuşmada, Washington’ın elindeki en yıkıcı ateş gücüyle Çin anakarasını hedef aldığını ortaya koymuştu.

Panetta, ABD’nin, “ileri bir beşinci kuşak savaş uçağı, gelişmiş bir Virginia sınıfı denizaltı, yeni elektronik savaş ve iletişim becerileri ve ileri duyarlılıkta silahlar” dahil, en gelişmiş askeri donanımını konuşlandırarak, tüm Pasifik bölgesinde “hızla askeri güç projesi hazırlayacağını” duyurdu.

Savunma Bakanı Chuck Hagel, 2014 ShangriLa Diyalogu sırasında, bölgesel müttefiklerine, Pentagon’un en öldürücü kaynaklarının, Doğu Pasifik’in stratejik bölgelerine “sevk edilen ve konuşlandırılanlar” olacağı güvencesini vermişti.

ABD Donanması ve Deniz Piyadeleri, Obama yönetiminin “Asya’ya dönüş”ü doğrultusunda, Güney Çin Denizi’nin çevresine kapsamlı güç konumlandırmış durumda. ABD’nin savaş planları, burada, Güney Kore, Japonya, Filipinler ve Vietnam donanmalarının katkısıyla, Hint Okyanusu’ndan Çin’in limanlarına petrol ve diğer temel malların akışını hızla engellemeyi amaçlıyor.

ABD yığınağı, bölgesel askeri varlıkların buna uygun şekilde genişlemesine yol açıyor. 2014 yılında, ABD’nin silah satışlarının tam yüzde 48’i Asya-Pasifik bölgesine gitti. Bölgedeki orduların harcamaları, 2005 ile 2014 yılları arasında yüzde 62 artarak, 2014 yılında 450 milyar doları buldu. Vietnam’ın askeri bütçesi, 2005’ten bu yana yüzde 130 artmış durumda.

Pentagon, Filipin ordusu ile birlikte, 12.000 dolayında askerin katıldığı “Balikatan Operasyonu” adlı ortak tatbikatların bir yenisini başlattı. Tatbikatlar sırasında, Filipinli komutanlar, Çin karşıtı kışkırtıcı bir söylem sergilediler ve tehditlerde bulundular, ki bunlar, tatbikatlara ilişkin medya haberlerinde yer aldı. Manevralar, Çin’in Spratli Ada zincirindeki tesisleri canlandıracak şekilde, kayalıklara ve küçük adalara yerleştirilmiş tahkimatlara saldırı taktikleri üzerine odaklandı.

Filipin ordusundan üst düzey bir subay, “Çin’in saldırganlığının ters etkileri” uyarısında bulundu ve ABD’nin, Filipin ordusuna, Çin’in ada temelli savunmasına karşılık vermek için özel olarak tasarlanmış yeni donanım ve eğitim yardımı yapacağını açıkladı. ASEAN konferansını Pekin ile çatışmayı canlandırma fırsatı olarak kullanan Filipin Devlet Başkanı Benigno Aquino, ABD önderliğindeki tatbikatlar sırasında, Çin’in sergilediği ilerlemelerin “dünyanın geri kalanında korku yaratması” gerektiği uyarısında bulundu.

AVRUPA

ABD, 2015’in başından bu yana, Avrupa’ya binlerce tank ve başka savaş aracı gönderdi (yalnızca Mart ayında, 800 yeni savaş tankı). ABD ile diğer NATO orduları, “Muhteşem Sıçrayış” savaş oyunları çerçevesinde, Rusya’ya karşı topyekün bir kara savaşı için harekete geçmenin başlangıç aşamalarının bir provasını yaptılar. NATO yetkilileri, basına, tatbikatların, NATO’nun öncü güçlerinin, 48 saat içinde ittifakın “doğu kanadı” boyunca savaşmak üzere seferber edilip konuşlandırılabileceğini gösterdiğini söylediler. Yine bu ay, 2 binden fazla ABD ve NATO askeri, Wind Spring kod adlı tatbikatlar kapsamında, Romanya’nın doğusundaki tepelerde büyük ölçekli tank ve piyade savaşlarının benzerini yaptılar.

Rusya’ya sınırı olan NATO üyesi hükümetler, ABD’nin desteğiyle, bu yılki askeri harcamalarda büyük artışlar gerçekleştiriyor. SIPRI tarafından derlenmiş istatistiklere göre, Orta ve Doğu Avrupa’daki askeri harcamalar, Kiev’de Şubat 2014’te gerçekleşen darbeden bu yana olan dönemde, dünyanın bütün diğer bölgelerinde olduğundan daha hızlı artıyor.

En büyük artış, 2014’teki bütçesini yüzde 20’den fazla arttırdıktan sonra askeri harcamalarını 2015 yılında ikiye katlayacak olan Kiev’deki ABD kuklası yönetim tarafından planlanıyor. 2015’te, askeri harcamalarını, Litvanya yüzde 50, Polonya yüzde 20, Letonya ise yüzde 15 artırmayı planlıyor.

ORTADOĞU

ABD’nin Ortadoğu’daki onlarca yıllık askeri yığınağına, Amerika’nın Basra Körfezi’ndeki ve Arap Yarımadası’ndaki bölgesel jandarmalarının silah siparişlerindeki artış eşlik ediyor.

Büyük ABD silah şirketleri, Kongre’ye, Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar ve Ürdün’e, aralarında binlerce ileri teknoloji içeren füzelerin ve başka savaş malzemelerinin olduğu büyük yeni silah paketleri göndermeye hazırlanıyor. Bu satışlar, Körfez Devletleri’nin, bölgesel çatışmalar tırmandığı için geçtiğimiz yıl azalmış olan cephaneliklerini yeniden doldurmak için gerekiyor.

2014 yılında, silaha 80 milyar dolardan fazla (bu neredeyse Rusya’nınkine yakın ve Fransa ile İngiltere’ninkinden daha fazla) para harcayan Suudi Arabistan, en büyük alıcıydı. Suudi Krallığı’nın Yemen’e yönelik sürmekte olan bombalama saldırısı, yeni sağlanmış son derece yeni ABD donanımı ile gerçekleştiriliyor.

23 milyar dolar harcayan Birleşik Arap Emirlikleri, geçtiğimiz on yıl içinde, toplam askeri harcamalarını üçe katladı ve ABD’nin silahlı insansız hava araçlarını alma izni verilen NATO dışı ilk hükümet olma özelliğini elde etti. SIPRI’ye göre, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, şimdi, ABD’nin, sırasıyla ikinci ve dördüncü en büyük silah alıcıları haline gelmiş durumda.

Katar, 2014’te, aralarında 11 milyar dolar değerindeki Apache helikopterlerinin ve gelişmiş füze sistemlerinin olduğu yaklaşık 24 milyar dolarlık silah siparişleri verdi. Bu siparişlerin geçtiğimiz yıllarda Doha’da yeni ofisler açmış olan Boeing ve Lockheed Martin’in iştahını kabarttığı görülüyor.

Wall Street Journal’a göre, Bağdat yönetimine 15 milyar dolarlık, “savaş uçakları, saldırı helikopterleri ve lazer güdümlü füzeler dahil, çok pahalı donanım” satmış olan ABD, Irak’a olan silah satışını, 2014 yılında üçe katladı.

Ortadoğu’daki yönetimlere büyük silah aktarımı, ABD’li üreticilere sağladığı devasa karların yanında, belirli bir stratejik işleve sahiptir. Ortadoğu’nun ve Afrika’nın büyük kesimlerinin işgali ve askerileştirilmesi, şimdi, ABD egemen çevrelerinde, Pekin ile stratejik karşılaşmaya yönelik hazırlıkların gerekli bir bileşeni olarak görülüyor.

ABD güçlerinin Pasifik’te yoğunlaşmış kapsamlı yığınağı ile karşı karşıya kalan Doğu Asyalı güçler (asıl olarak Çin ama aynı zamanda Japonya da), ABD’nin Pasifik’teki üstünlüğünü kuşatmak ve doğal kaynaklar ile ticari ortaklara ulaşmayı güvenceye alma çabası içinde, kendi “coğrafi arka kapı”larına (Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika) döndüler. ABD Savunma Bakanlığı’nın 2014 US Quadrennial Review’de (ABD Dört Yıllık Değerlendirmesi) belirttiği gibi, “Körfez’deki sürekli ABD varlığı, Çin’in artan gücünü kontrol etmeye yönelik bir taktiktir.”

RUSYA BOŞ DURMUYOR

ABD’nin üç bölgedeki askeri varlığının temel gerekçesi, Asya’da Çin’i, Kafkasya’da Rusya’yı kuşatmak. Bunun farkında olan Moskova, silahlı kuvvetlerini hızla modernize ediyor.

Rusya Hava Kuvvetleri envanterine, 2018 yılı sonrasında 30’u aşkın MİG-35 savaş uçağı eklenecek. 2021 yılında ise modernize edilmiş TU-160 tipi bombardıman uçakları, Rus Ordusu’nun hizmetine sunulacak.

325 milyar dolar tutarındaki modernleştirme programı çerçevesinde, Rus Ordusu’nun hizmetindeki dördüncü nesil hava araçları, daha geliştirilmiş yeni model araçlarla değiştirilecek. Rusya Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Viktor Bondarev’in verdiği bilgilere göre, 2012 yılından bugüne kadar 300’den fazla uçak ve helikopter alındı ve bu sayı 2020 yılından itibaren bine yaklaşacak. Buna ek olarak modernize uçak ve helikopterler de ordunun hizmetine sunulacak.

2021 yılında Rusya Hava Kuvvetleri’nin envanterine TU-160 tipi Blackjack süpersonik bombardıman uçakları eklenecek. 2018 yılında ise 30’dan fazla aşkın MİG-35 tipi savaş helikopteri alınacak. Hala yapım çalışmaları süren MİG-35’ler, MİG-29 tipi Rus yapımı savaş helikopterlerinin ileri versiyonu.

Rusya’nın 2020 yılına kadarki dönemi kapsayan 325 milyar dolar değerindeki ordu modernizasyonu programı çerçevesinde, Rus Ordusu’nun hizmetindeki araçların yüzde 70’inin geliştirilmiş yeni askeri araçlarla değiştirilmesi hedefleniyor.

SİLAHLAR RUS YAPIMI OLACAK

Öte yandan Rus Ordusu’nun kullandığı tüm silahlar 2021 yılına kadar yerli yapımlarla değiştirilecek. Planala göre AB ve NATO tarafından üretilen donanımların tamamının yerli üretimlerle değiştirilmesi 2021 yılında sona erecek. Donanımların yüzde 90’ı 2018’de değiştirilmiş olacak.

Ukrayna üretimi tüm donanımlarsa en geç 2018 yılında yerli üretimlerle değiştirilecek. Çalışma kapsamında 186 Ukrayna üretimi, 800 AB ve NATO üretimi donanımın yerini Rus üretimi teçhizat alacak.

12.08.2015