IŞİD GÖREVİNİ TAMAMLADI, SIRA BOKO HARAM’DA

Ortadoğu’da bir anda ortaya çıkan ve dengeleri değiştiren, petrol yataklarının ve güzergahının güvenliğini Kürtler’e veren IŞİD’in yeni görev yeri Afrika olabilir. IŞİD’in Afrika versiyonu olan Boko Haram, ABD’nin “terörle mücadele” politikasına gerekçe oluşturma görevini başarıyla yerine getiriyor.

Celal ÇETİN

Bilinen en yoğun enerji kaynakları Ortadoğu ve Afrika ekseninde toplanmış durumda. Dünya ispatlanmış petrol rezervlerinin yüzde 60’ı Ortadoğu’da bulunuyor.

Ortadoğu’da uzun yıllardır sürdürülen enerji savaşlarının sonucu, yıkım, gözyaşı oldu. 2011 İkiz Kuleler’e saldırı ile başlayan süreç, bölgeyi kaosa sürükledi.

Son olarak IŞİD terör örgütü ortaya çıktı. IŞİD ile birlikte süreç çok farklı boyuta geldi. Bölge etnik ve mezhep savaşları ile parçalanırken, petrol kaynakları ve güzergahı, IŞİD eliyle Kürtler’e bırakılıyor. IŞİD’in izlediği stratejiden karlı çıkan tek kesim, özellikle Kuzey Irak Kürt yönetimi oldu. Suriye’de oluşturulan Kürt koridoru ile bölgenin petrolü Akdeniz’e doğru yola çıktı. Yani Ortadoğu’da istenen oldu.

Bölgede IŞİD üzerinden Batı’nın istediği olunca geriye tek bir büyük coğrafya kalıyordu, Afrika.

YENİ SAVAŞ BÖLGESİ, AFRİKA

BP verilerine göre; dünya kanıtlanmış petrol rezervlerinin yüzde 9.6’sı ise Afrika kıtasında. Bu oran Ortadoğu’nun yüzde 60’lık oranına göre önemsiz gibi gözükebilir, ama 2025 yılına kadar Afrika’nın petrol rezervlerinin yüzde 91 oranında artması bekleniyor.

Ayrıca dünyadaki maden kaynaklarının yüzde 20’si bu kıtada bulunuyor. Stratejik olan ve nadir bulunan kıymetli madenler açısından, Afrika, dünyanın en zengin bölgelerinden biri. Yer kürenin hidroelektrik potansiyelinin yüzde 40’ına sahip olan Afrika, yeraltı su kaynakları bakımından da çok zengin bir bölge.

Dünyadaki elmasın yüzde 30’u ve koltanın yüzde 80’i Kongo’da. Koltan madeninden niyopyum ve tental üretiliyor. Bunlar cep telefonu, play station, bilgisayar ekranı gibi ileri teknoloji içeren ürünlerde kullanılıyor.

Afrika’nın önemi, rakip küresel güçlerin dikkatlerini bu kıtaya çevirmesine yol açtı. Afrika’yı ilk keşfeden ve büyük yatırımlar yapan ülke, Çin oldu. Çin, aynı zamanda Rusya ile birlikte ekonomik ve askeri anlamda ABD’nin küresel kabusu haline de geldi.

Yüzyıllardan bu yana Batı tarafından sömürülen bu coğrafyaya yönelen Çin, Afrika ülkelerinden istediklerini alabilmek için başka bir strateji, başka bir yaklaşım geliştirdi. İstediği ham madde ve enerji karşılığında, onlara alt yapı yatırımları, teknolojik destek, sosyal yaşam alanları sağlamaya başladı. Afrika’yı adeta kendisinin bir parçası olarak kullanmaya başlayan bu eğilimin sonunda da, kıtanın hemen her yanında çok güçlü biçimde bir Çin hakimiyeti, varlığı hissedilir oldu.

Dünya enerji kaynaklarının azalmaya başladığı bu ortamda Çin’in Afrika ülkeleri ile kurduğu bu başarılı ve güçlü ilişki, stratejik bir öneme sahip. Özellikle ABD’nin tek küresel güç olmayı sürdürmek Çin’le savaşı bile göze aldığı bir dönemde.

YENİ IŞİD, BOKO HARAM MI?

Afrika üzerinde savaş başlarken kirli savaşın aktörleri de ortaya çıkmaya başladı. Bu aktörlerin başında, vahşet örnekleri ile IŞİD’i aratmayan Boko Haram. Internet’te kısa süre önce yayınlanan bir video, Boko Haram militanlarının ‘Batı Afrika’da IŞİD’ logosunu kullandığını gösteriyor.

Boko Haram’ın ortaya çıkması ile birlikte ABD’nin “terörizmle mücadele” gerekçesiyle Afrika’yla ilgilenmesi aynı dönemlere rastlıyor.

Atlantik Konseyi Afrika Merkezi Direktörü Peter Pham, Amerika’nın Nijerya’daki eski hükümet zamanındaki gerginlikleri bitirmesinin çok önemli olduğu görüşünde: ”Amerika, bir an önce harekete geçip, Nijerya’ya lojistik ve istihbarat konularında yardımcı olacak bir grup danışman göndermelidir.”

ABD’li yetkililere göre Amerika ve diğer dünya güçleri, Boko Haram’ın saldırılarından doğrudan etkilenen bölgelere yardım etmeli. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, Amerika’nın, önümüzdeki aylarda bir grup askere eğitim vermek dahil, Boko Haram’la mücadelede Nijerya’ya daha fazla yardım etmeyi planladığını açıkladı.

ABD-ÇİN GERİLİMİ ARTACAK

ABD’nin bölgeye ilgisi, 2008’de askeri varlığı ile başladı. ABD’nin Afrika’ya yönelik siyasal ve askeri müdahale planları, 2008 yılına kurulan AFRICOM’la yeni bir boyut kazandı.

Dünya genelinde ABD savunma tesislerinin ve operasyonlarının koordinasyonu, entegrasyonu ve idaresi, beş birleşik komutanlık tarafından yapılıyordu. Eylül 2008 tarihinde AFRICOM, ABD’nin altıncı birleşik komutanlığı olarak bu yapıya katıldı.

AFRICOM kurulmadan önce, Afrika, üç farklı komutanlığın idaresi altındaydı: Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti başta olmak üzere bazı Afrika ülkeleri Avrupa Komutanlığı’na (European Command: EUCOM), 8 Doğu Afrika ülkesi Merkez Komutanlık’a (Central Command: CENTCOM) ve Komor Adaları ve Madagaskar gibi ülkelerse Pasifik Komutanlığına (Pacific Command: PACOM) bağlıydı. Her biri de bu kıtayı, özellikle de Sahra altı Afrika’yı “ikinci hatta üçüncü derecede önemli alan” olarak görüyordu. Ancak, Afrika’nın “ABD stratejik planlamasında artık ikincil bölgede değil odağın merkezinde yer almasıyla birlikte”,  “Tüm Afrika’da odak birliği” sağlamak amacıyla, kıtada mevcut bulunan ve faaliyetteki (Mısır hariç) tüm ABD askeri tesislerinin ve operasyonların idaresini ele almak üzere AFRICOM kuruldu.

Merkezi Almanya’nın Stuttgart kentinde bulunan AFRICOM’un bünyesinde 4 bin asker, hedefinde ise 54 Afrika ülkesinden 53’ü bulunuyor. Mısır, İsrail nedeniyle Ortadoğu’dan sorumlu CENTCOM’un ilgi alanında.

AFRICOM’a temel olarak altı görev verildi:

1. Terörizm ile mücadele,

2. Doğal kaynakları güvence altına alınması,

3. Silahlı mücadeleleri ve insani krizleri kontrol altına alma,

4. AIDS’in yayılmasını yavaşlatma,

5. Uluslararası suçları azaltma,

6. Çin’in artan nüfuzuna karşılık verme.

ABD’nin Afrika Birleşik Komutanlığı (Africa United Command: AFRICOM) alanında önde gelen uzmanlardan Daniel Volman, Obama yönetiminin Afrika’ya yönelik dış politikasını şöyle özetliyor: “1990’larda Bill Clinton’ın başlattığı ve 2001-2009 yılları arasında Başkan George W. Bush tarafından muazzam ölçüde arttırılan ABD askeri etkinliğini Afrika kıtasında genişletmek.”

Dış politika uzmanları Afrika’da artan ABD askeri odağının üç temel nedenini şöyle tanımlıyor: Kilit önem taşıyan doğal kaynak alanlarını korumak, Çin’in artan etkisine karşılık vermek ve “terörle savaş” adını verdikleri süreci devam ettirmek için stratejik bir yer kazanmak.

Bu son madde, kendi gerekçesini de çıkarıyor; Ortadoğu’daki IŞİD’in Afiraka versiyonu olan Boko Haram terör örgütünü.

Görünen o ki, Ortdaoğu’da IŞİD’in görev süresi sona eriyor. Afrika’da Boko Haram devreye alınıyor.

10.07.2015