SURİYE’DE YENİ TEHLİKE: ARAP-KÜRT ÇATIŞMASI

ABD’nin desteği ile IŞİD’le savaş gerekçesiyle Arap ve Türkmen bölgelerini işgal eden Kürt güçlerin, bölgede yeni bir gerilime yolaçtığı belirtiliyor. Irak’ta Peşmerge’nin, Suriye’de de Peşmerge destekli PYD’nin demografik yapıyı değiştirmeye yönelik adımları gerilimi artırıyor. Bu durum, Batı medyasında da sıklıkla dile getiriliyor.

Celal ÇETİN

Irak’ta IŞİD’in Arap ve Türkmen nüfusun ağırlıklı olduğu bölgelere saldırarak işgal etmesi sonucu Peşmerge güçleri, ABD’nin desteği ile sözkonusu bölgeleri IŞİD’den geri aldı. Ancak bölgeden kaçan Arap ve Türkmenler’in geri dönmesine izin verilmedi.

Kuzey Irak Kürt yönetimi, ele geçirilen bölgelerin Kürtler’in toprakları olduğunu ve geri çekilmeyeceklerini açıkladı. Bu durum, hem Irak Merkezi Hükümeti ve gerekse Arap-Türkmen nüfusu arasında tepkiye yol açtı.

Ayna durum Suriye’de de gerçekleşti. IŞİD’in saldırısı ve işgali ile YPG, ABD ve Peşmerge desteği ile IŞİD’e karşı saldırıya geçti. IŞİD’en kontrolündeki Kobani, Tel Abyad ve bazı bölgeleri geri aldı. Ancak bölgedeki Arap ve Türkmenler’in, Irak’taki gibi geri dönüşlerine izin verilmiyor.

Bu durum, Kürt güçlerle diğer muhalif güçler arasında sorun olmaya başladı. Arap muhalifler ve Kürtler birbirleriyle kuşkuyla bakıyor. Bu kuşku, Kürtler geleneksel topraklarının dışında, Arap köylerinde IŞİD’le savaşını sürdürürken daha da arttı. Bölgede muhalif savaşçıların liderleri ve siyasi eylemciler, IŞİD’in çekilmesi ile bu kuşkuların silahlı çatışmaya dönüşme riskinin olduğunu belirtiyor.

Özgür Suriye Ordusu ve bazı güçlü İslamcı gruplar da Kürtler’in ilerlemesinden rahatsız. Arap muhalifler Kürtler’in toprak kazanmasını istemiyor ve ayrı bir devlet kurmak istemedikleri yönündeki iddialara da güvenmiyor.

Londra’daki Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü başkanı Rami Abdülrahman, Alman insan hakları çalışanlarına sınır kasabasında herhangi bir etnik temizlik yapılmadığını belirtti. Abdülrahman, Kürtler’in dört yıl önce ele geçirdiği Kamışlı yakınındaki köylerden de etnik temizlik haberi gelmediğini belirtiyor ve burada Araplar’ın, Kürtler’in korumasında olduğunu söylüyor.

Ancak Türkmen azınlığın sözcüsü Tarık Sülo, ABD hava saldırılarının ve YPG’nin bölgesinin etnik yapısını değiştirdiğini söylüyor ve Türkmenler’in yüzlerce senedir yaşadıkları toprakları kaybettiklerini belirtiyor.

İsmini vermek istemeyen YPD sorumluları, IŞİD’e sempatinin fazla olduğu köylerde yağma yapıldığını, liderlerin de buna göz yumduğunu itiraf ediyor. Ancak, Araplar’ın köylerden atılmasına yönelik bir politika olmadığını da ekliyorlar. YPG’liler durumun, ele geçirdikleri köylerde IŞİD militanlarını temizleme ve bubi tuzağı kalmadığından emin olma zorunluluğu nedeniyle durumun daha da karmaşık hale geldiğini söylüyor.

Ancak bu açıklalar Suriyeli muhalifleri tatmin etmiyor. Birkaç örgüt yayınladıkları ortak bildiride YPG ve PYD’nin, Haseke’nin batısında ve Tel Abyad’da Araplar’a ve Türkmenler’e etnik temizlik uyguladığını savundu. Bildiride, Amerikan hava saldırılarının da halkı korkuttuğu ve köylerini terk etmeye ittiği belirtildi.

KÜRTLER’E GÜVENİLMEZ

Muhaliflerin PYD’den hoşnutsuzluğu Suriye İç Savaşı’nın başlarına dayanıyor. O dönemde parti, Esat’a karşı mücadeleye katılmayı reddetmişti. Esat güçlerini bölgeden büyük ölçüde çekmiş ve kalan askerlerle yan yana yaşayan Kürtler, paralel bir devlet yapısı ve halk koruma komisyonları oluşturulmuştu.

Esat’la savaşa girmemeleri muhaliflerin Kürtler’i Esat’la işbirliği yapmakla suçlamasına, devrime destek vermediklerini söylemesine neden olmuştu. Bu suçlamalar Kürtler’in Rojava isimli bölgede özerklik ilan etmesiyle daha da arttı.

İslamcı bir gruplar, Kürtler’in sonuçta yalnızca kendi çıkarları için çalıştığını, işlerine geldiğinde Esat’la ortak hareket ettiğini ve kendilerine defalarca ihanet ettiğini söylüyor.

PYD yetkilileri bir Arap-Kürt çatışmasını engellemeyi istediklerini, bağımsızlık amaçları olmadığını söylese de ülkenin Kuzeydoğusunda özerklik istediklerini de reddetmiyorlar.

09.07.2015