ABD’NİN KAFASI KARIŞIK. DÜŞMAN VAR, TANIM YOK…

NATO, ABD’nin ve Batı’nın menfaatleri doğrultusunda Baltık ülkelerine ve Doğu Avrupa’ya askeri güç yerleştirme planlarına devam ederken, gerek ABD’nin ve gerekse Batı’nın kafasının karışıklığı ortaya çıkıyor. Bir yandan kendilerine düşman yaratırken, diğer yandan “düşmanın tanımını yapmakta” zorlanıyor. Özellikle Rusya’ya yönelik tehdit algısında bir zorlama görülüyor.

Celal ÇETİN

ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, ABD’nin ilişkilerin iyileşebilmesi için ‘kapıları açık bıraktığını’ söyledi. Carter şöyle devam etti: “Rusya ile ne soğuk savaş ne de sıcak savaş istiyoruz. Rusya’dan düşman yaratmaya çalışmıyoruz. Ama şu hataya da düşülmesin; Elbette müttefiklerimizi, kurallara dayalı uluslararası düzenimizi ve bunun bize sunduğu geleceği savunacağız. Rusya’nın eylemlerine ve Sovyet dönemi nüfuz alanını yeniden yaratma girişimlerine karşı duracağız.”

Kafa karışıklığı da bu noktada ortaya çıkıyor. Ukrayna’nın ABD tarafından karıştırılarak Rusya’ya ilan edilmemiş savaş açması, buna karşılık Rusya’nın Kırım’a sahip çıkması bir tehdit olarak algılanıyor.

Moskova’nın Doğu Avrupa'ya karşı ‘düşmanca’ tavır takındığını savunup NATO'nun Rusya sınırları yakınında askeri varlığını artırması da buna bağlanıyor.

Sözkonusu kafa karışıklığı, ABD’nin iki önemli kuruluşunun yaklaşımında ortaya çıkıyor. Uluslararası Güvenlik ve Savunma Politikaları Merkezi’nin ve Amerikan Silahlı Kuvvetleri için analiz raporlar hazırlayan RAND Corporation’ın raporlarında Rusya’nın neden tehdit oluşturduğuna dair somut deliller bulunmuyor.

ABD’li analist Christopher Chivvis, hazırladığı raporda bir yandan “Rusya'nın Baltık ülkelerine saldırma olasılığının düşük olduğunu ve NATO'yla savaşa girişmenin Moskova’ya çok pahalıya mal olacağını” itiraf ederken, diğer yandan, “Rus saldırganlığına karşı NATO’nın Doğu Avrupa’daki sınırlarını genişletmesi gerektiğini” savunuyor.

“Moskova’nın ileride ne yapacağının bilinmediğini” savunan Chivvis, ABD’nin adım adım Rusya’yı çevrelediğini ve istikrarsızlaştırma politikaları izlediğini söylemiyor.

NATO’NUN DAVRANIŞLARININ ACI SONUÇLARI OLACAK

Öte yandan Princeton Üniversitesi öğretim görevlisi, ABD’li tarih ve siyaset bilimci Stephen Cohen’e göre NATO’nun Rusya sınırlarındaki askeri varlığı hiçbir haklı gerekçeye dayanmıyor. Cohen ayrıca, Washington’ın “akıl dışı” ve “sorumsuz” davranışlarının “acı sonuçlar” doğuracabileceği uyarısında bulunuyor.

ABD’nin 2012-2014 Moskova Büyükelçiliği’ni yapan Michael McFaul da Cohen gibi düşünenlerden. Batı’nın Rusya için bir tehdit oluşturmadığını savunan McFaul, “Rusya, NATO’nun Rusya sınırındaki silahları konusunda rahat olmalı. Aklı olan Rusya'yı işgal etmez” dedi.

NATO İÇİN ASIL TEHDİT ÜYE ÜLKELER

Litvanya, Letonya ve Estonya başta olmak üzere pek çok NATO’ya üye ülke Rusya’nın kendilerini işgal edeceğini iddia edip Rusya sınırına yakın bölgelerde geniş çaplı tatbikatlar düzenliyor. Ancak ABD merkezli Pew araştırma merkezinin son anketi, NATO üyeleri için asıl tehlikenin birbirleri olduğunu gösterdi.

Pew’in 8 NATO ülkesi üye ile Rusya ve Ukrayna’da yaptığı 11 bin 116 mülakatın sonuçları, NATO’daki birlik ve beraberliğin ‘had safhada’ olduğunu ortaya koydu. NATO Şartı da denilen Washington Anlaşması’nın 5. maddesine göre, üyelerden herhangi birine yapılan bir saldırının tüm üyelere yapılmış sayılması gerekiyor. Ancak ankete katılanların yarısından fazlasının bu maddeyi hiç umursamadığı anlaşılıyor. Nitekim Alman, Fransız ve İtalyanların yarısından fazlası ‘müttefiklerden biri Rusya saldırısının hedefi olursa, yardıma koşmakta fazla acele etmemek’ gerektiğini düşünüyor.

Diğer taraftan NATO üyesi ülkelerin vatandaşlarının yüzde 70’i,  Ukrayna’nın doğusundaki milislere karşı Ukrayna’ya silah gönderilmesi yanlısı değil.

05.07.2015