ABD ÇİN’E KARŞI ALGI OPERASYONU BAŞLATTI

Gelecekteki en güçlü rakibi olarak gördüğü Çin’e yönelik strateöiler geliştiren ABD, algı operasyonları yürütüyor. ABD’de yayınlanan uluslararası politika dergisi The National Interest’te yer alan bir makalede, Çin’in askeri gücünün on yıl sonra geleceği nokta analiz edilirken, Çin ordusunun ABD’nin küresel hakimiyetine önemli bir tehdit oluşturamayacağı savunuldu.

Celal ÇETİN

Makalede Çin Ordusu’nun kara, hava ve deniz operasyonlarında tecrübe bakımından ABD’nin arkasında kaldığı belirtilerek, “Terörle mücadele politikasının ABD’ye etkileri olumlu oldu. Bu sayede Amerikan ordusu her geçen gün muazzam deneyimler kazandı. Çin ordusunun ise deneyim alanında eli zayıf kaldı” tespitlerine yer verildi.

Dergide, Çin ordusunun gelecek on yılda da operasyonel deneyimden mahrum kalacağını savunularak, Çin’in bu eksikliğini kapatmak için sonu belli olmayan savaşlar başlatmayı planladığının net olmadığı belirtildi. Analizde şu ifadeler kullanıldı:

“ABD ordusu, her savaşta daha da büyüyerek, etkili bir ekip performansı gösterebilmek adına iletişim teknikleri ve yöntemler geliştirdi. Bu anlamda ABD’nin müdahil olduğu askeri çatışmalar, orduya olumlu katkılar sundu.”

Çin’in Rus silah teknolojisi ve Rus tedarikine bağımlılığın da kendisi için başka bir dezavantaj oluşturduğu savunulan makalede, gelenecek yıllarda bu bağımlılık dengesinin Çin’in lehine değişebileceği belirtildi. Pekin’in müttefik eksikliği de ABD karşısındaki bir diğer zayıf yan olarak gösterildi: “Çin'in hemen hemen hiç müttefiki olmaması, ülkenin bir diğer büyük problemi. Gelecek on yıl içinde Çin merkezli bir ittifak sistemi görmeyeceğiz. Tam tersine ‘Çinfobik’ bir ittifak doğması daha olası.”

GERÇEK FARKLI

The National Interest’in yorumlarında Çin’in etkisi tartışmaya açılmaya çalışılıyor. Ancak durum farklı. Bir başka ABD gazetesinde yayınlanan makalede, Rusya ve Çin’in şu anda Latin Amerika ile yakınlaşmak için büyük çalışma yürüttüğü, gelecekte ABD’nin hemen sınırlarında jeopolitik transformasyonun yaşanabileceği ifade edildi.

Amerikan haftalık The Trumpet gazetesinin makalesinde, “Rusya ve Çin, son yıllarda giderek aktif şekilde Latin Amerikan diplomasi ve ticareti ritminde dans ediyorlar. İki doğu güç, bu bölgede iş ortaklarını, kaynakları ve Amerikan egemenliğine son verme isteklerini paylaşacak dostlar bulmaya çalışıyor” denildi.

ABD’nin Latin Amerika’ya ilgisinin zayıflamasıyla Çin bölgede en önemli oyunculardan biri oldu. Makalede, “Çin ve Latin Amerika arasındaki ticaret, 2000-2009 döneminde yüzde 1200 arttı. Bu hızla Çin, gelecek yıl AB’yi geçerek bölge ile ticarette ikinci sıraya yerleşecek. Çin, ayrıca Latin Amerika’ya yatırım düzeyini de önemli ölçüde artırmayı planlıyor” yorumu yer aldı.

Rusya’nın doğu komşusundan geri kalmadığı belirtilen makalede, “Rusya, son 10 yılda Latin Amerika’da, SSCB’nin Soğuk Savaş döneminde inşa ettiği temeli onarmaya çalışıyor. Çabaları, özellikle ABD ve Avrupa’nın yaptırımları sonrasında arttı. Yaptırımlar, Moskova’yı Latin Amerika piyasasına daha fazla dikkat ayırmaya itti” ifadesi yer aldı.

Makalede, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, geçen yılın haziran ayında Latin Amerika’ya 6 günlük ziyarette bulunduğu ve GLONASS sisteminin inşaatı ile yatırım projelerine ilişkin teklifler sunduğu hatırlatıldı.

PARA İLE FÜZENİN İTTİFAKI

Uluslararası uzmanlara göre Çin Ordusu’nun savaş tecrübesi yetersizliği doğru tespit. Ancak Çin bu eksikliğini Rusya ile kapatıyor. Rus Ordusu’nun savaş tecrübesinin ABD Ordusu’nda bile bulunmadığını herkes kabul ediyor.

Çin, Rusya’nın savaş gücüne fiekonomik gücüyle gücüyle destek veriyor. Gerek finans ve gerekse ekonomik açıdan Çin’in gelecek 10 ylda ABD’yi yakalayacağını IMF ve Dünya Bankası bile kabul etmiş durumda.

04.07.2015