AKP-HDP GİZLİ KOALİSYONU MU?

Yapılan kamuoyu araştırmalarında AKP’nin istediği oy oranlarının oldukça altına düştüğü ortaya çıkıyor. Buna karşılık HDP’nin oy oranlarını artırdığı ama hala risk sınırında bulunduğu görülüyor. Bu durum, AKP ile HDP’yi kritik eşiğe mahkum etmiş durumda ve ortak bir çözüm arayışı içine girdiler.

Celal ÇETİN

Anketlerde AKP istediği oy oranının altında görünürken HDP de istenen orana ulaşmakta sıkıntı çekiyor. Hem HDP’nin oy oranını artırmak, hem kendi tabanındaki çözülmeyi önlemek üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girdiği belirtiliyor. “Toplu açılış töreni” adıyla şehir şehir gezerek konuşmalar yapan Erdoğan’ın Anayasa’ya aykırı davrandığı iddiaları ortaya atılıyor.

Ancak daha önemlisi; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın HDP’ye yönelik şiddetli eleştirisinin ardında, hem milliyetçi oyları çekme, hem HDP’nin barajı geçmesini sağlama isteğinin yattığı belirtiliyor. Her iki partinin yetkililerinin birbirleri hakkında siyasi nezaketi aşarak hakaret boyutuna ulaşan eleştirileri, dikkat edilirse tabanda hiçbir yankı bulmuyor. Normal şartlarda HDP tabanı bu hakaretlere sessiz kalmazdı.

AKP’NİN HAYALLERİ BAŞKA BAHARA

Anayasayı değiştirebilecek çoğunluk hedefinden vazgeçen AKP’nin, tek başına hükümet kurma hayali de tehlikeye düşmüş durumda. Muhalefete düşmesi durumunda partide çöküş sürecinin başlayacağını, “yüce divan dahil her türlü hesap sorma mekanizmalarının devreye gireceğinin” farkında olan AKP yönetimi, umudunu HDP’nin barajı aşmasına bağlamış durumda.

İddialara göre AKP ve HDP birbirlerine saldırarak kendi tabanlarındaki kaymaları önlemeye çalışıyor. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın AKP ile koalisyon yapmayacaklarını açıklaması, AKP tabanına yönelik bir strateji olarak kabul ediliyor.

Her ne kadar AKP’ye gönülden bağlı olsalar da tabanda önemli oranda HDP’ye tepkili bir kitle bulunuyor. AKP-HDP koalisyon ihtimalinin tabanlarında yaratabileceği rahatsızlık ihtimaline karşın böyle bir açıklama yapıldı. Ancak kapalı kapılar ardında gizli koalisyonun pazarlıklarının yapıldığı iddia ediliyor. Demirtaş’ın “güvenilir lider” imajı zedelenmesin diye resmi koalisyon yapılmayacak, HDP AKP’nin kuracağı hükümeti dışarıdan destekleyecek.

Pazarlıklarda her iki partinin sandalye sayısına göre kademeli bir plan uygulanacak. Eğer Anayasa’yı değiştirecek sandalye sayısına ulaşırlarsa, Erdoğan’ın istediği “başkanlık sisteminin”, HDP’nin istediği “Yerel Yönetimler Yasası adı altında gizli özerkliğin” yolu açılacak.

Sandalye sayısı bunlara yetmezse, bu hedefler ileri bir tarihe ertelenecek, her iki partinin de kısa vadeli amaçları hayata geçirilecek.

Bu noktada CHP ve MHP’nin alacağı oy oranları belirleyici olacak. HDP CHP’nin oylarına göz dikerken AKP’nin de MHP ve Milli İttfak’ın (SP-BBP) oylarına göz diktiği biliniyor.

Sonuç itibariyle, 7 Haziran seçimleri Türkiye’nin geleceğini belirlemesi açısında yaşamsal önem taşıyor.

03.06.2015