RUSYA, “ZAFER GÜNÜ”NDE UYARDI

Rusya İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanya’sına karşı elde edilen zaferin 70. yılını törenlerle kutluyor. Ancak bunlardan en büyüğü başkent Moskova’daki ünlü Kızıl Meydan’da bugüne kadarki en görkemlisi olarak nitelendirilen askeri geçit töreni ile yapıldı. Askeri törenler, Rusya-Çin ittifakının askeri boyutunu yansıtıyor. Ancak ekonomik boyut çok daha güçlü.

Celal ÇETİN

Geçit töreninin başlamasından hemen önce Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin bir konuşma yaptı. Putin “Bu büyük zafer her zaman ülkemizin tarihinde bir kahramanlık olarak kalacaktır. Fakat Hitler karşıtı koalisyondaki müttefiklerimizi de hatırlayacağız. Biz bu zafere katkılarından dolayı Birleşik Krallık, Fransa ve ABD halklarına minnettarız” derken konuşmasına, “70 yıl aradan sonra tarih, bir kez daha ırksal ayrıma karşı aklıselim içinde davranmaya davet ediyor. Tek kutuplu dünya kurma çabalarının dünyanın istikrarına zarar verdiğini” şeklinde devam etti.

Putin “artık uluslararası işbirliğinin temel ilkelerinin dikkate alınmadığını” söyleyerek, Rusya aleyhine askeri bir ittifak zihniyetinin geliştiğini söyledi. Putin ayrıca Amerika’yı ‘tek kutuplu bir dünya’ oluşturmaya çalışmakla suçladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’ya gelen liderler için Kremlin’de bir davet düzenledi. Davete katılanlar arasında Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan devlet başkanlarının yanı sıra Çin, Hindistan, Güney Afrika, Venezüella, Vietnam, Küba, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Sırbistan, Makedonya, Güney Kıbrıs, Moğolistan ve Filistin liderleri de yer alıyor. Kremlin’deki davete katılanlar arasında BM Genel Sekreteri ve UNESCO Başkanı da yer aldı.

RUS ORDUSU’NUN GÖVDE GÖSTERİSİ

Rus ordusu geçitte son teknoloji askeri araçlarını da sergilerken, bunların arasında en çok ilgi çeken ilk kez dünya kamuoyuna tanıtılan yeni nesil ana muharebe tankı T14 Armata oldu.

Geçit töreninde 16 bin 500 Rus askeri hazır bulundu. Bunun 2010 yılında yapılan geçit törenindeki asker sayısının neredeyse iki katı olduğu kaydediliyor. Kızıl Meydan’a Çin, Hindistan, Kazakistan, Belarus, Kırgızistan ve Moğolistan’dan gelen askeri birlikler de çıkarken, bunların arasında en ilginç görüntü Azeri ve Ermeni askeri birliklerin ard arda geçişinde yaşandı.

Rusya, ilan edilmemiş küresel savaşta ABD’nin en önemli iki hedefinden birini oluşturuyor. Diğer hedef ülke Çin.

ABD destekli Kırım isyanı, Kafkasya’daki ayaklanmalar zincirinin devamı olarak kabul ediliyor. Washington’un strateji planlarında Rusya’nın izole edilmesi, çevresinde karışılıklık çıkartılarak istikrarsızlaştırılması, sınır komşularını NATO şemsiyesine alarak yalnızlaştırılması öngörülüyor.

Rusya’nın Sovyetler’in yıkılmasından sonra bugün elinde kalan iki dış deniz üssünden birisi Suriye'deki Tartus Limanı’ndaki lojistik ve bakım üssü. Diğeri de komşusu Ukrayna’nın Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin Akyar (Sivastopol) Limanı’ndaki Karadeniz Filosu’na ait büyük üs.

Dikkat edilirse Rusya için yaşamsal önem taşıyan iki ülkede de ABD kaynaklı isyanlar ve iç karışıklıklar çıktı. Moskova’nın kendisine yönelik böylesi bir saldırı karşısında sessiz kalması beklenemezdi, kalmadı. Suriye’de İran ile birlikte Esad rejimini destekledi. Ukrayna’da ise Kırım’ın Rusya’ya ilhakının önünü açtı. ABD’nin her iki stratejik adımı Moskova’nın karşı hamleleri ile başarısız oldu.

Kırım hamlesine ABD’nin cevabı, baskı ve zorlamayla da olsa Avrupa’yı yanına alarak ekonomik yaptırımlar oldu. Bununla birlikte petrol fiyatlarının düşürülmesini sağlayarak Rusya ekonomisine darbe vurulmak istendi.

ABD’nin Rusya’ya yönelik başlattığı ilan edilmemiş savaşa Moskova “gerekirse nükleer silahların kullanılacağı bir döneme giriliyor” uyarısı ile cevap verdi. Bu cevap, Rusya’nın “ölüm-kalım savaşına hazır olduğu” şeklinde yorumlanıyor.

EKONOMİK SAVAŞ BAŞLIYOR

Ekonomik yaptırımlardan istediği sonuçları alamayan ABD’nin planlarından vazgeçmeyeceğini bilen Moskova, Çin’le ekonomik, siyasi ve askeri işbirliğini artırıyor. ABD yaptırımlarının başlaması ile Rusya Asya ülkeleri ile ilişkilerini daha da güçlendirmek için harekete geçti, ilk aşamada Çin ile 30 yıllık enerji anlaşmasını imzaladı.

İkinci ekonomik hamle Çin’den geldi. Çin, daha etkili bir ekonomik temel için 57 ülkeyi, ana sermayeci olduğu olduğu, kalkınma projelerini destekleyecek Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın (AAYB) kurucu üyesi olarak topladı. 100 milyar dolar sermayeli AAYB’nin  50 milyar dolarını Çin karşılayacak.

Dünyanın büyük ekonomilerine sahip ülkelerinin hızla projeye ortak olmaları, Uluslararası Para Fonu’nun etkinliği konusundaki soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi. Bazılarına göre Çin, küresel ekonominin karar mekanizmalarını değiştirebilir.

Öte yandan BRICS Kalkınma Bankası’na ilişkin imzalanan bir anlaşmayla da üye ülkelerin döviz rezervlerinde oluşabilecek problemleri önlemek için şartlı döviz rezervleri havuzunun oluşturulması yönünde karar alındı.

Her ikisi de BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olan Çin ve Rusya’nın ekonomik yakınlaşması, gerek Ortadoğu dengeleri açısından, gerekse Ukrayna ve Suriye savaşlarında alınacak tavır açısından ABD’yi ve Batı’yı korkutuyor.

ABD RAHATSIZ

Obama yönetimi projeyi itibarsızlaştırmak ve yalnızlaştırmak için çok uğraştı ve açık biçimde başarısız oldu. Bu, Cumhuriyetçiler’in IMF’de reform yapılması ve Çin’in ağırlığının artması konusundaki muhalefetinin temeli oldu. Amerika Birleşik Devletleri’nin bu diplomatik yenilgiyi önümüzdeki dönemde nasıl telafi edeceği şu an belirsiz.

AAYB’nin Dünya Bankası ve IMF’ye bir meydan okuma olarak görenler kadar Çin Yuan’ı için önemli bir hamle olduğu fikrinde olanlar da var. Asya kıtası için ise bir ilerleme olduğu düşünülüyor. Bu bankanın önemi Asya’da sürdürülebilir kalkınma için önemli, büyük yatırımları kredilendirecek olması. Bankanın genel konsepti, altyapı alanındaki geniş çaplı yatırım eksikliğine çare olmak. IMF ile yarışmak önemli ancak bu kolay olmayacak. Öte yandan yeni bankanın sermayesi güçlü ve Asya projelerine IMF’den daha fazla kaynak sağlayabilir.

ABD hep lider olmak istiyor. Ama aynı zamanda Çin’in de iddiası var. Dahası bu banka, bölgede Dünya Bankası’nın geleneksel etkinliğini azaltabilir. Ek olarak, Avrupa ülkeleri, kırılgan ekonomilerine çare olarak, kendilerine, buralardaki projelerde yatırım ortakları arıyor.

İLK KEZ AKDENİZ’E ÇIKIYORLAR

Rusya ve Çin ayrıca Akdeniz’de ortak tatbikat yapacak. Pasifik’te 2012’den bu yana ortak tatbikat yapan Çin ve Rusya ilk kez Akdeniz'de böyle bir ortaklık yapacak. “2015 Müşterek Deniz” adı verilen tatbikatın, Güney Çin Denizi’nde önemli bir pay isteyen Çin’in, gerek buradaki hareket kabiliyetini arttırmak, gerekse Batı’nın yaptırım uyguladığı Rusya’ya kapı açmak için planlandığını düşünen ABD ve Batı gelişmeleri yakından izliyor.

Rusya’nın Zafer Günü'nda Rus ve Çinli askerlerin yanyana yürümesi yeni dünya düzeninin işaretlerini taşıyor. Yeni düzende ABD’nin üstünlüğüne yer olmayacak.

10.05.2015