SURİYE MACERASI KİMİN İŞİNE YARAR?

Associated Press’e göre Türk yetkililer, bir süredir kamuoyunda dile getirilen “Suriye’ye karşı Türk-Suudi ittifakı” iddiasını resmi olarak doğruladı. Haberde, Suudi Arabistan ile Türkiye’nin Esad’ın nasıl devrileceği hususunda anlaşmazlığa düştüğü, ancak ABD’nin kararsızlığı nedeniyle yeniden bir araya gelerek “stratejik ittifak” kurduğu belirtiliyor. CHP’li Tekin Türkiye’nin bir iki gün içinde Suriye’ye gireceğini iddia etti. Böyle bir durum Türkiye için kaos anlamına geliyor.

Celal ÇETİN

Associated Press'in (AP) haberine göre, Türk yetkililer, Suriye'de Beşar Esad yönetimine karşı savaşan “isyancılara” karşı Suudi Arabistan’la bir ittifak kurduklarını doğruladı. İttifakın mali ve lojistik desteği kapsadığı belirtiliyor.

Haberde, Suudi Arabistan ile Türkiye’nin Esad’ın nasıl devrileceği hususunda anlaşmazlığa düştüğü, ancak ABD’nin kararsızlığı nedeniyle yeniden bir araya gelerek “stratejik ittifak” kurduğu belirtiliyor. Bu ittifakın, Suriye’nin kuzeyindeki son gelişmelerle bağlantısı olduğu vurgulanıyor. Türk yetkili, Müslüman Kardeşler’e düşman olan Suudi Arabistan'ın “artık muhalefete karşıçalışmadığını” söylüyor.

Yetkili, ABD’nin dikkatini İran’la yakınlaşmaya verdiğini belirterek, Esad’ın devrilmesi için “uyumlu” bir stratejiye sahip olmadığını ileri sürdü.

Ortadoğu uzmanı Joshua Landis ise, Suriye’deki durumun değiştiğini, Suudilerin inisiyatif aldığını ve ABD’nin de Suudilere “yapma” diyemediğini kaydetti.

Türk yetkili, İdlib’deki El Kaide öncülüğündeki ittifak için, “Birlikte savaşmayı gerçekten öğrendiler” dedi. Yetkili, Türkiye’nin Nusra ile temasta olmadığını, ancak IŞİD’in aksine, Nusra’yı bir “güvenlik tehdidi” olarak görmediklerine dikkat çekti. Türk yetkili, Suudilerle birlikte Nusra’dan ziyade Ahrar’uş Şam’a destek verdiklerini söyledi. Yetkili, Ahrar’ın “küresel cihat” ağına değil, yerel bir ağa dayandığını ileri sürdü.

Ahrar’ın desteklenmesinin nedeni olaraksa, Nusra’nın üzerinde baskı kurmak ve bu örgütün El Kaide’den kopmasını sağlamak gösterildi.

WASHINGTON ENDİŞELİ

Haberde, her iki ülkenin de ABD’nin bölgedeki kararsızlığından hoşnutsuz olduğu ve bu yüzden Suriye’nin kuzeyinde son olarak İdlib vilayeti ile Cisr eş Şuğur kentini işgal eden Nusra Cephesi öncülüğündeki Fetih Ordusu’na destek verdiği ifade edildi.

ABD yönetiminin ise El Kaide bağlantılı olduğu bilinen Nusra Cephesi’ne destek verilmesini istemediği ve bu nedenle sahadaki bu yeni gelişmeden rahatsız olduğu aktarılarak “Obama yönetiminin Esad’ın yerine geçecek rejimin radikal İslamcı potansiyelinden korktuğu” hatırlatıldı.

AP, Washington’ın rahatsızlığına ilişkin detayları, “ajansa konuşan ancak ismini vermek istemeyen bir ABD yetkilisi”ne dayandırdı. Bu yetkili ABD’nin Türkiye-Suudi Arabistan ittifakının Nusra’ya verdiği destekten rahatsız olduğunu söyledi. 

TÜRKİYE 2 GÜN İÇİNDE SURİYE’YE GİRECEK

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetinin orduyu en geç iki gün içinde Suriye’ye sokmayı planladığını iddia etti. Bu bilgiyi çok sağlam bir kaynaktan aldığını vurgulayan Tekin, “Sayın Başbakan’a sesleniyorum. Çıkın ‘Böyle bir çılgınlık yok. O iddia yanlış’ deyin. Beni yalanlayın” ifadelerini kullandı.

Taraf’a konuşan Tekin, 7 Haziran seçimlerine çok kısa bir süre kala AKP oylarının sürekli düşmekte olduğunu vurguladı. Kısa süre önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulan son anketi kendisinin açıkladığını, AKP’nin oyunun yüzde 38’e kadar gerilediğini hatırlatan Tekin, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de sorunlar her geçen gün artıyor. Seçim bölgemde önceki gün pazarcı esnafıyla birlikteydim. Maydanoz satan bir esnaf kardeşim ‘Çok korkuyoruz. Çocuklarımızın geleceği için endişeliyiz’ dedi. 30 yıllık siyasetçiyim. Böyle bir üzüntü, böyle bir endişe hiç görmemiştim. Bütün bu sorunlar yaşanırken içeride de zaman zaman provokasyonlar yaşanıyor. Çeşitli siyasi partilere akla gelmeyecek tuzakların kurulduğunu biliyoruz. Bunların bir kısmını duyumlarımız sonucu bozduk. Bu aşamada korkunç bir iddiayı dile getirmek istiyorum. Öncelikle şunu vurgulayayım. Kaynağım çok sağlam, çok güvenilir. Bu kaynak daha önce Süleyman Şah Türbesi’ndeki askerlerimizin adeta orada mahsur kaldığını, IŞİD’in insafına teslim edildiğini de önceden haber vermişti. Bu kaynağımın belirttiğine göre, Türkiye belki yarın akşam, belki öbür gün Suriye’ye askeri operasyon yapacak. Suriye’ye girecek.

SEÇİMLERİ ERTELETME TAKTİĞİ Mİ?

Suudi Arabistan ile birlikte Suriye’ye saldırma senaryosunun gerçekleşmesi, Türkiye için kaos anlamına geliyor.

7 Haziran seçimlerinden beklediği sonucu alamayacağına inanan AKP’nin Türkiye’yi maceraya sürükleyebileceği iddiaları güçleniyor. Yapılan kamuoyu araştırmaları AKP’deki oy kaybının artarak sürdüğünü gösteriyor. Araştırmacılara göre 7 haziran sonrası koalisyon ihtimali artıyor. AKP en büyük parti çıksa bile hükümeti kurma çoğunluğuna erişemeyebilir. Böyle bir durumda koalisyonal mahkum olacak AKP, gücünü yitirmeye başlayacak.

AP yetkililerinin ve tabanının en büyük korkusu, gücünü ve etkinliğini yitirme tehlikesi. Muhalefet partilerine göre demokratik seçimlerle gücünü yitirme ihtimali karşısında AKP seçimleri erteletme yoluna gidebilir. Seçimlerin belirsiz bir tarihe ertelenmesi demek, AKP’nin gücünü koruması ve savaşı gerekçe göstererek demokrasi dışı yöntemlere meşruiyet kazandırması anlamına geliyor.

Türkiye’nin Suriye’ye girmesi durumunda Rusya ve İran’la kriz yaşanma ihtimali büyük. Esad rejimini ABD ve Batı’ya karşı koruyan Rusya ve İran, Türkiye’nin böyle bir girişimine sessiz kalmayacak.

ERDOĞAN’IN KİŞİSEL SAVAŞI MI?

Öte yandan Türkiye’nin Suriye bataklığına sürüklenmesinin temelinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad arasındaki kişisel kavganın etkili olup olmadığı sorgulanıyor. Bilindiği gibi Erdoğan başbakanlığı döneminde Esad’ı devirmek için Suriyeli muhaliflere her türlü desteği vermiş, Esad’ı çok ağır sözlerle eleştirmişti.

Türkiye'nin Suriye'de bir macerala sürüklenmesinin kimin işine yarayacağını sorgulamak gerekiyor.

07.05.2015