OBAMA-BIDEN-BARZANİ GÖRÜŞMESİ VE ORTADOĞU'DA YENİ SÜREÇ

ABD, kan ve gözyaşına yol açan projeleri ile krize sürüklenen, bölünmeye ve içsavaşa sürüklenen Ortadoğu’da yeni bir süreç başlıyor. Başta Irak olmak üzere, Suriye, Yemen gibi ABD/Batı’nın emperyal çıkarlarına feda edilen bölgelerdeki otorite boşluğu, bu ülkeleri korkuttu. Yeni süreçte bölgelerin ve ülkelerin bütünlüğü korunurken, İslam maskeli eski aktörler tasfiye edilecek.

Celal ÇETİN

Başkan Barack Obama ve Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani’nin, görüşmelerinde IŞİD’i geriletme ve yok etme planı başta olmak üzere Irak halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik siyasi girişimlerin durumu ve bölgesel işbirliğini arttırma çabalarını ele aldıkları açıklandı. Ancak görüşmenin asıl önemi, ABD tarafının “birleşik, federal ve demokratik Irak”ı desteklediklerini açıklaması olarak ortaya çıkıyor.

Obama ve Biden, Amerika’nın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne ve Kürt halkına verdiği güçlü desteğin devam edeceği sözü verdi.

Obama ve Biden ayrıca Amerika’nın Stratejik Çerçeve Anlaşması dahilinde Irak Anayasası’nda belirtildiği üzere birleşik, federal ve demokratik Irak’ı desteklediklerini açıkladı.

Kürt peşmerge güçlerinin cesaretini öven Obama ve Biden, IŞİD’in Irak’ta işlediği cinayetlerde ölenler için de başsağlığı diledi. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani de Başkan Obama ve Başkan Yardımcısı Biden’a Amerika’nın peşmergelere yaptığı askeri yardımlardan ötürü teşekkür etti.

Peşmergelerin Irak Hükümeti ve Irak Güvenlik Güçleri’yle işbirliği içinde olduğunu kaydeden Mesut Barzani, Musul’un IŞİD’in kontroluna geçmesinden sonra özellikle Erbil ve diğer bölgelerin savunmasında gösterilen çabaları hatırlattı.

Her iki taraf da görüşmede Bağdat ve Erbil arasındaki ilişkileri güçlendirmenin önemini vurguladı ve bölgedeki şiddet eylemleri ve çatışmalar yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca sivile yardım edilmesi  taahhüdüne bağlı kalacaklarını açıkladı.

Washington temasları kapsamında Atlantik Konseyi'nde konuşan Barzani de, “kendi geleceğini belirleme fırsatının, referandumla Kürt halkına verilmesi gerektiğini ama bunun da şiddetten uzak, barış, koordinasyon ve anlayış içinde olması gerektiğini” söyledi.

BARZANİ, BAĞIMSIZLIK DİYOR

Barzani, IŞİD ile mücadele tüm Irak halkının birlik içinde olmasını gerektirdiğini, bunun da ülkenin ne kadar demokratik olacağına ve farklı kesimlerin bir araya yaşama başarısına bağlı olduğunu dile getirdi.

Barzani, bir soru üzerine, “Irak'ın Kürtler, Sünni ve Şii Araplar ve Türkler, Suriyeliler gibi diğer uluslar olmak üzere üç sütuna sahip olduğunu, kuruluşta da ülkenin Kürtler ve Arapların ortaklığına dayanacağı belirtilmesine rağmen bunun gerçekleşmediğini” savundu.

Uzlaşma konusundaki çabalarının devam ettiğini ifade eden Barzani, “Ama bu, bizim kendi geleceğimizi belirleme hakkımız için engel oluşturacağı anlamına gelmiyor. Kendi geleceğini belirleme fırsatı referandumla Kürt halkına verilmeli. Bu da şiddetten uzak şekilde, barış, koordinasyon ve anlayış içinde olmalı. Ancak o zamana kadar da sorunların çözümü için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

Barzani, ‘bağımsızlığa’ dair bir soru üzerine, “Ne zaman olacağını söyleyemem ama bağımsız Kürdistan geliyor” ifadesini kullandı. Bunu, “devam eden, durmayan ve geriye gitmeyen bir süreç” olarak tanımlayan Barzani, “Referandumumuz olacak ama şimdi IŞİD ile mücadeleyle uğraşıyoruz, o nedenle ertelendi ama yapılacak, güvenlik durumları daha iyi olduğunda yapılacak” dedi.

MERKEZİ HÜKÜMETLE İLİŞKİLER İYİ

Barzani, bir soru üzerine, şu anki önceliğin IŞİD ile mücadele olduğunu belirterek, “Ama yeni federal hükümetle öncekine göre ilişkiler çok daha iyi” ifadesini kullandı.

Ancak hala sorunlar ve farklılıkların bulunduğunu dile getiren Barzani, “Yine de sorunların çözümü için iki taraf da ortak istek olduğuna inanıyoruz” dedi.

Barzani, petrol konusunda varılan anlaşmayı Bağdat'ın kabul etmesini ve gelirlerden bölgesel yönetimin  payını alabilmesini beklediklerini ifade etti.

K. IRAK YERİNE MERKEZİ HÜKÜMET

ABD’nin Kuzey Irak Kürt yönetimine desteğini açıklamasına, Barzani’nin ‘bağımsızlık’ kararında ısrarcı olduğu mesajyarı vermesine karşın Washington’un politika değişikliğine gittiği ve Şii Irak merkezi hükümetini desteklemeye başladığı biliniyor. Bu değişiklik, ABD’nin son 10 yıldır bölgeye yönelik politikalarında radikal değişikliğe gittiğinin göstergesi olarak kabul ediliyor.

Washington bağımsız bir Kürt devleti planlarından (şimdilik kaydıyla) vazgeçse de, Kürt silahını gerektiğinde kullanmak üzere bir kenarda tutacağı görülüyor.

SURİYE’DE ESAD’LI ÇÖZÜM ARAYIŞI

Değişen politika Suriye’de de etkisini gösteriyor. Son birkaç yıla kadar Esad rejimini devirmeye çalışan ABD’nin girişimi ile BM yeniden barış görüşmelerine başladı. Suriye’de savaşan taraflar, tıkanan barış görüşmelerini yeniden başlatmak umuduyla, BM Suriye Özel Temsilcisi’yle resmi olmayan temaslar yapıyor.

Konferansa, Suriye hükümeti, 40’tan fazla Suriyeli grup, 20 bölgesel ve uluslararası temsilci katıldı. Terörist örgütler arasında kabul edilen IŞİD ve Nusra Cephesi ise konferansa davet edilmedi.

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan, Cenevre’deki örüşmeleri“ciddi istişareler” olarak tanımlıyor. Temsilci ve yardımcısı, önümüzdeki beş veya altı hafta boyunca Suriye krizindeki taraflarla birebir görüşmeler yapmayı planlıyor. De Mistura bu süreçten sonra, resmi barış görüşmelerine yeniden başlamanın mümkün olup olmayacağına karar vermeyi hedefliyor.

YEMEN’DE DE DİPLOMATİK ÇÖZÜM

İran-Suudi Arabistan rekabetine sahne olan ve İran’ın zaferi ile sonuçlanan Yemen savaşına da diplomatik çözüm arayışları sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Biden, Amerika’nın Yemen’e 68 milyon dolarlık yeni bir yardım fonu oluşturacağını açıkladı. Fonun yardıma muhtaç 16 milyon Yemenli’nin gıda, temiz içme suyu ve barınak gibi temel ihtiyaçlarını karşılayan kuruluşları destekleyecek.

Sonuç olarak bölünerek küçültülmeye çalışılan kriz bölgeleri, şimdi birarada tutulmaya ve istikrar kazandırılmaya çalışılıyor.

ESKİ PROJENİN AKTÖRLERİNE TASFİYE

Özellikle Ortadoğu ülkelerinin (Türkiye dahil) sınırlarının değiştirilmesi, Arap Baharı, BOP gibi ABD/Batı menşeili projelerin yol açtığı istikrarsızlık, kaos ve terör sarmalı, sözkonusu proje sahiplerini de korkuttu. Ortaya çıkan otorite boşluğunu terör örgütlerinin doldurması, ulusal sınırların ve siyasi otoritenin önemini ortaya çıkardı.

Öte yandan merkezi hükümetlerle ve siyasi otoritelerle çalışmanın maliyeti, terörle mücadelenin maliyetine göre çok daha düşük.

Değişen politikalara paralel olarak, eski projelerde görev verilen aktörlerin de “son kullanım tarihleri” doldu. Yeni süreç yeni aktörlerle yürütülmek zorunda. Bu nedenle ülkelerin yönetim sistemlerine, rejimlerine müdahale edilmeyecek. Bölgede istikrarsızlığa yol açan sistemler ise tasfiye edilecek.

06.05.2015