İNGİLTERE-AB İLİŞKİSİ NEREYE GİDİYOR?

İngiltere’de seçimler sonrası tartışılıyor. Özellikle İngiltere-AB ilişkilerinin geleceği hem ittifakın hem İngiltere’nin gündemini güçlü biçimde meşgul ediyor. AB ile İngiltere arasındaki ilişkiler uzun yıllardır sorun teşkil ediyor. İki yıl önce, İngiltere Başbakanı David Cameron bu konuya artık çözüm bulmak istediğini belirtti. Muhafazakarlar seçimi kazanmaları halinde İngiltere’nin AB üyeliğini 2017 yılında referanduma götürmek istiyor.

Referandum kararı büyük risk teşkil eden bir strateji olarak görülüyor. Referandum, David Cameron yeniden seçilirse ve üyelik şartları yeniden masaya yatırılabilirse gerçekleşecek. Avrupa’ya şüpheyle yaklaşanlar muhafazakarların bunu taahütlerini yerine getirmemek için joker olarak kullanacaklarını belirtiyor. Avrupa Birliği’nden çıkış iş dünyası için büyük belirsizlik unsuru olarak görülüyor.

Referandumun yapılması için baskı yapan kişi ise aşırı sağcı UKİP lideri Nigel Farage. Bağımsızlık partisi olarak adlandırılan UKİP uzun zamandır Avrupa Birliği’ne sırt çevrilmesi çağrısında bulunuyor. Avrupa Birliği’nde çok fazla ekonomik sıkıntı yaşandığı belirtiliyor. Avrupa Birliği’nden çıkmak İngiliz ekonomisine büyük katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

işadamları bu konuda ne düşünüyor ? Yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre şirketlerin yüzde 63’ü bu durumun ülkeye fayda sağlamayacağını düşünüyor.

Business for New Europe lobi şirketi sorumlusu Nigel Sheinwald İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde kalması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi:

 “İhracatımızın yüzde 45’i Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Çin ve Hindistan’a yapılan ihracatın elbette artmasını istiyoruz ancak Avrupa coğrafi açıdan bize en yakın pazar konumunda. Bunu gözardı edemeyiz. Ekonomi dünyası size en yakın ülkelerin ticari partnerleriniz olmasını gerektiriyor. Sorun şu ki Avrupa Birliği’nden çıkmamızı isteyenler yapıcı ve etkili çözümler sunmuyor.”

Brompton Bicycle Londra’nın batısında bulunan fabrikasında katlanabilir bisiklet üretiyor. Yılda 45 bin bisikletin üretildiği şirkette 250 kişi çalışıyor. Bunların yüzde 80’i yurtdışına satılıyor.

Şirketin müdürü Will Butler-Adams ise Avrupa Birliği’ne oldukça bağlı bir kişi:

 “Avrupa’da ticaret yapmanın avantajlarından biri şeffaf olunması. Çok basit. Avrupa’da satış yapmak kolaylaşıyor çünkü engeller kaldırılıyor. Hepimiz aynı sahada top koşturuyoruz. Elimizde olan şeyleri iyileştirmek gerekiyor. Bisiklet dünyasında son 30 yıl içerisinde yapılanlar gibi. Tamamen farklı bir şey yapmak için ortadan kaldırılmadılar. Daha şık hale getirildiler. Onunla işimiz olmaz demek yerine Avrupa Birliği ile de aynı şey yapılmalıdır.”

Finans dünyasında çalışanlar bu konuda ne düşünüyor ? Avrupa Birliği’nden çıkmak isteyenler Londra’nın Brüksel’in kurallarına uymak zorunda kalmadan uluslararası finans merkezi olmaya devam edeceğini söylüyor.

Ekonomi uzmanı Alastair McCaig durumu değerlendirdi:

 “Finans dünyasında çalışanlar ve Amerikan bankaları Euro Bölgesi’nde bulunmadan Avrupa Birliği üyesi olmamızı memnuniyetle karşılıyor. İngiltere’nin bu statüyü kaybetmesi halinde, burada kalmayacaklarını düşünüyorum.” euronews

06.05.2015