TERÖRİZM KÖKTENCİ İSLAM'A NASIL ZARAR VERİYOR

İslam adına yapılan terörizmin Batı’daki İslam algısını nasıl etkiledi tartışılıyor. IŞİD’in tekbir getirerek insanların boğazını kesmesi, masum insanların öldürülmesi ile İslam’ın bağdaştırılması mümkün mü? Bu soruraların cevabı Batı’da da soruluyor ve cevaplar aranıyor. The Washington Times’tan Daniel Pipes, kaleme aldığı makalesinde bu konuyu sorguluyor.

Son zamanlarda herkesçe bilinen hedeflere - Kanada, İsrail, Nijerya, Avusturalya, Pakistan ve Fransa'da - İslam adına Müslümanlar tarafından yapılan saldırılar salgını akla bariz bir soru getirmektedir: İslamcı failler nöbet tutan bir askeri öldürmenin, yayaların üstüne araba sürmenin, Müslüman olmayan otobüs yolcularını boğazlamanın, bir kafedeki müşterileri rehin almanın veya asker çocuklarını ve karikatürcüleri toplu halde öldürmenin İslami hukuku uygulama ve halifeliği inşa etme amaçlarını gerçekleştireceğini nasıl anlamaktadırlar?

Mantıken, kullandıkları şiddet eğer düşmanlarını yıldırır ve onları İslam'ın isteklerine boyun eğmek zorunda bırakır ise işe yarar; ne de olsa korkutma terörizmin temelidir. Bazen, İslamcı terörizm amacına ulaşır. Örneğin, beladan uzak durmak için önemli sayıda sanatçı İslam ile ilgili olarak kendilerini sansürlediler; 2004 Madrid tren bombalama eylemlerine hükümetin beceriksiz tepkisi muhalefet partisinin seçimleri kazanmasına, sonra da İspanyol güçlerinin Irak'tan çekilmesini sağladı.

Ancak, bir kural olarak, terörizm korkuya değil öfke ve düşmanlığa yol açar. Aksine topluluğu sindirmek yerine hem Müslümanlar hem de Müslüman olmayanlar arasında bilinçliliği artırır ve İslamcı davaya yönelik nefreti kışkırtır. Herkesçe bilinen hedeflere yönelik şiddet İslamcı davayı ilerletmekten ziyade davaya zarar verir. Bununla ilgili göze çarpan örnekler:

9/11 İslamcılığı büyümüş olduğu karanlıktan çıkardı, Amerikan önderliğindeki "teröre karşı savaşı" tahrik etti ve İslamcılık karşıtı duygularda büyük bir artışa neden oldu;

2004 yılında Beslan'da okul çocuklarının katledilmesi Rusya'nın Müslümanlara yönelik tutumunu etkiledi ve Vladimir Putin'in iktidarını sağlamlaştırmasına yardım etti;

2013 Boston Maratonu saldırısı geniş bir metropoliten bölgeyi tecrit altına alarak milyonlarca insana İslamcı baskı ile ilgili tecrübeyi ilk elden yaşattı.

Çarşamba günü Paris'te on iki kişinin öldürülmesi ulusal bir meydan okuma ruhu yaratarak İslamcıları daha önce hiç olmadığı bir biçimde defansif bir konuma soktu. Eğer ilk saatler gelecekteki gelişmelere işaret ediyorsa Fransız seçmenlerinin önemli bir kısmı köktenci İslam'a karşı daha etkili önlemler talep edecektir.

İronik olarak, karanlık terör eylemlerinin bu tür bir ters etkisi yoktur. Birçok örnekten birine bakarsak, 2013 yılında New Jersey'de Mısırlı bir Müslümanın iki Kıpti Hristiyan'ın başını kesmesi çok az dikkat çekti ve hafif bir öfkeye neden oldu. Çünkü polis, siyasetçiler, basın ve profesörler cihat tarzındaki bu tür pek çok saldırıyı kamuoyuna duyurmak konusunda isteksiz, böylelikle İslamcı karşıtı duyguların artışından kaçınma eğilimindedirler. (Ne yazık ki, görevi korumak olanlar sıklıkla gerçeği gizlerler de.)

Eğer yüksek profilli şiddet ters tepmekte ise İslamcılar kendi davalarını baltalayıcı davranışlarda neden ısrar etmektedirler? Öfkeden ve şiddet eğilimden dolayı.

Öfke: İslamcılar, özellikle daha aşırı uçta olan İslamcılar kızgınlık, kin, hınç ve kıskançlık saçarlar. Müslümanların en zengin, en gelişmiş ve en güçlü halklar olduğu Ortaçağ dönemini göklere çıkarırlar ve Müslümanların gerilemesinin nedenini Batının riyakarlığı ve ihaneti ile açıklarlar. Müslümanlar kendilerine karşı gizlice işbirliği yapan Haçlılar ve Siyonistlere haklı bir biçimde karşılık vererek onur ve iktidardaki gerçek yerlerini geri kazanacaklardır. Öfkenin dışa vurumu geleceği görememeye, düşünme yetersizliğine, stratejik düşünme yoksunluğuna ve titrek bir böbürlenmeye neden olarak kendi içinde bir son haline gelir.

Şiddet eğilimi: Tanrı'nın iradesini doğrudan bilme algılarıyla böbürlenen İslamcılar şiddeti desteklerler. Düşmanı korku içinde sindirmek sonra da cezasını vermek nihai İslamcı hayali, şiddetli hasta bir iradenin yerine getirilmesi, diğer dinler ve inanç tutkusu eksik olan Müslümanlar üzerinde İslam'ın üstünlüğünü kurma utkusudur. İntihar saldırıları, kafa kesmeler, mafya tarzı cinayetler ve diğer grotesk suçlama eylemleri intikam için duyulan derin bir arzunun ifadesidir.

Uzun vadede bu şiddet eylemleri İslamcı amaca büyük zarar verir. Geriye bakıldığında, bu şiddet eylemlerinin kurbanları - sadece 2013 yılındaki 2,800 saldırının yaklaşık 10,000 ölümle sonuçlandı - boşu boşuna ölmediler ama bu korkunç güç savaşlarında hayatlarını farkında olmadan feda ettiler. Fransız karikatürcülere karşı düzenlenen saldırı gibi hedefe yönelik suikastlar kamuoyu üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Özetle, kendi isteklerine olan bu düşkünlük ve stratejik beceriksizlik İslamcı kampanyanın ayırıcı özellikleridir. İslamcı programın yol açtığı facia taktiklerinin beceriksizliği ile eşleşmektedir. Ve bu nedenle, sonunun faşizm ve komünizm de yer aldığı tarih çöplüğü olacağı sonucuna varmaktayım. Diğer iki totaliter anlayış gibi, çökmeden önce yığınla ölüm ve korkunç bir yıkım vaat etmektedir. Savaş uzun ve acılı olacak ama sonunda uygarlık güçleri barbarların hakkından gelecektir.

İslam adına uygulanana terörün son davul sesleri İslamcı davaya yardım ediyormuş gibi görünebilir ama aslında bu sesler onu hak ettiği çöküşe daha da yakınlaştırmaktadır.

05.05.2015