3. DÜNYA (enerji) SAVAŞI BAŞLADI MI?

Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi kapanış oturumuna katılan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, küresel enerji savaşı hakkında ipuçları verdi. Uluslararası diplomasi uzmanlarının da kabul ettiği gibi Ortadoğu, Hazar Bölgesi ve Asya coğrafyasındaki gelişmeler, 3. Dünya “enerji” Savaşı öncesinin son adımları. Savaşın kaybedeni birkaç yüzyıl kendisini toparlayamayacak. Özetle, durdurulamadığı takdirde bu savaş, taraflar için ölüm-kalım savaşı olacak.

Celal ÇETİN (22 Kasım 2014)

İstanbul’da düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi, küresel kapışmanın ve sonrasının ipuçlarını vermesi açısından büyük önem taşıyor. Kapanış oturumuna katılan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Rusya’nın enerjiyi, komşularına karşı bir dış politika aracı olarak kullanmasının temel ticari ve uluslararası yasaların ihlali olduğunu belirterek, “Rusya oyunculardan biri olabilir ve olmalı da. Ama oyunu kurallarına uygun oynamalı. Rusya’nın enerji politikası, oyunun kendisiyle oynamak olmamalı” dedi.

“Rusya’nın Ukrayna’daki saldırgan politikası ve Kırım’daki yasa dışı işgali, bize Avrupa’nın bütün, özgür ve barış içinde olma stratejik vizyonunu güvenceye almak için daha yapılacak pek çok şey olduğunu ihtar ediyor. ABD olarak Avrupalı ortaklarımızla omuz omuza, Ukrayna’nın demokratik yollardan seçilmiş liderliği çerçevesinde, bu ülkenin demokratik gelişimini ve Avrupa hayallerini desteklemek için çalışıyoruz” diye konuştu.

NATO’nun, NATO topraklarının her karışını savunmaya hazır olduğunu, nerede ve zaman gerekirse güçlerini hızla kullanacağını kaydeden Biden, “Bütün, özgür ve barış içinde Avrupa vizyonu, doğru vizyondur ve bunu başarma konusundaki gayretlerimizi artırmalıyız. Ancak Ukrayna’daki olaylar gösterdi ki, Avrupa güvenliğinin birden çok boyutu var” ifadesini kullandı.

“Küresel enerji güvenliği Amerika'nın ulusal güvenliğinin hayati bir parçasıdır” diyen Biden, ABD yönetiminin son dönemde Uzak Doğu’dan Orta Amerika’ya ve Afrika’ya kadar bu alanda yeni anlaşmalara imza atıp, inisiyatifler aldığını anlattı.

BIDEN, TÜRKİYE’YE “GAZ VERDİ”

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Türkiye’nin halihazırda petrol için önemli bir dağıtım merkezi olduğunu belirterek, şimdi gaz konusunda da daha büyük bir role hazırlandığını kaydetti.

Biden, Bağdat ve Erbil arasındaki ihracat ve gelir bölüşümü anlaşmasının kendilerini cesaretlendirdiğini belirterek, “Biz de Basra’dan Ceyhan’a stratejik boru hattını desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye’nin stratejik pozisyonu enerji açısından büyük bir değer” vurgusunu yaptı.

Joe Biden, Türkiye’nin Avrupa’da genişlemesi beklenen tek gaz pazarı olduğuna dikkati çekerek, ABD’nin Türkiye’ye bu potansiyelini gerçekleştirmede yardıma ihtiyaç duyduğu alanlarda yardıma hazır olduğunu kaydetti.

BIDEN’İN KONUŞMASININ TERCÜMESİ

Biden’ın Türkiye konuşmalarının tercümesi şudur:

1- “Küresel enerji güvenliği Amerika’nın ulusal güvenliğinin hayati bir parçasıdır.” ABD, Uzak Doğu’dan Orta Amerika’ya ve Afrika’ya kadar hakimiyet kurmaya çalışmaktadır.

2- 3. paylaşım savaşı içindeyiz. Karşımızda Avrasya güçleri Rusya ve Çin var! Ukrayna’ya demokrasi getireceğiz, Rusya engel oluyor… O zaman askeri siyasi her türlü harekatı devreye sokarız...

3- “Enerji güvenliği” safhasına geçtik… Avrupa Birliği Avrupa Kömür ve Çelik Birliği olarak başlayan pazar genişletme projesiydi… Şimdi ikinci aşamadayız… AB Komisyonu enerji birliği konusuna odaklanmalı.

4- Kıbrıs enerji denizi üzerinde… Doğu Akdeniz’in gaz pazarları için merkezdir…

5- Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan, Yunanistan, Arnavutluk ve İtalya ABD ile ittifak halinde Hazar gazı Avrupa’ya getirilecektir… “Bu, Avrupa’da enerji güvenliğinde oyunu değiştirecektir.”

6- Doğu Akdeniz’de İsrail, Türkiye, Mısır, Yunanistan, Kıbrıs ve ABD çıkarları için bölgede ittifak yapacaktır…

7- Türkiye kendi celladının ipini yağlayacak, peşmergeyi silahlandırıp eğitecek, Kürdistan ordusunu elleriyle kuracak sonra da ikinci İsrail bölgeye oturtulunca kendisi paramparça olacaktır…

ÜÇ BÖLGE, ÜÇ SAVAŞ

3. Dünya (enerji) Savaşı üç bölgede yürütülüyor.

Birinci bölge, Ortadoğu: Enerji yataklarının güvenliği için BOP çerçevesinde Türkiye dahil önemli ülkeler parçalanıyor. Irak, Suriye, İran ve Türkiye üzerinde yürüyen planların yüzde 80’i gerçekleştirildi. Irak ve Suriye parçalandı. Bundan sonra üniter yapılarını yeniden kurmaları mümkün değil. Türkiye ise parçalanmanın eşiğinde. AKP eliyle sürdürülen sözde çözüm süreciyle Büyük Kürdistan’ın Türkiye bölümü hazır hale getirildi. Bölgenin en önemli ve güçlü ülkelerinden biri olan İran ise hedef olduğunun ve oynanan oyunların farkında.

İkinci bölge, Kafkasya: Bu bölge, enerji alanında küresel merkezlerin başında yer alıyor. Ayrıca enerji alanında sözsahibi olan Rusya’nın hakimiyet bölgesi. Rusya aynı zamanda ABD’nin küresel tek güç olmasının önündeki en önemli iki engelden biri konumunda. Bu nedenle Rusya’nın etrafında bir ateş çemberi oluşturuluyor. Çeçenistan’la başlayan, Gürcistan ve Ukrayna ile devam eden ateş çemberi Rusya’yı yakmak üzere.

Üçüncü bölge, Asya: Çin’in etkin olduğu, küresel ekonomik, askeri ve siyasi dengelerde belirleyici konuma gelen bir bölge. Çin, Rusya ile birlikte ABD’nin küresel hegamonyasının önündeki en önemli ikinci ülke. ABD, dünyanın diğer bölgelerindeki askeri varlığını Asya bölgesine yığarken Çin’in çevresindeki ülkelerle ya ikili anlaşmalar yapıyor veya iç karışıklıklar çıkartıyor.

HEDEF ÜLKELER, ÇATIŞMAYA HAZIR

ABD’nin hedefinde bulunan Rusya, Çin ve İran ABD’nin nihayi bir savaşa hazırlandığının farkında ve karşı tedbirlerini alıyor.

Amerika'nın, Rusya'ya ve Çin'e karşı açıktan cephe alması, iki ülke arasındaki işbirliğini artmasıyla sonuçlandı. Rusya ve Çin, Batı merkezli renkli devrimlere karşı beraber mücadele etme kararı aldı.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu Çin-Rus Hükümetler arası askeri-teknik işbirliği komisyonun toplantısına katılmak için Pekin’e gitti. Şoygu resmi ziyaretinin sonunda yaptığı açıklamada “Çin ile ilişkilerin genişlemesinin Rusya'nın mutlak önceliği olduğunu” söyledi ve iki ülkenin renkli devrimlerin tehdidine karşı birlikte çalışacağını vurguladı.

Toplantıda stratejik kararlar da alındı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, Rusya ve Çin'in, savunma amaçlı silah ve askeri teçhizat ortak üretiminde yeni sayfalara geçeceği belirtildi. İki komşu ülkenin, bölgesel ve küresel barışı korumak için ortak çaba göstereceği de açıklandı.

Çin ve Rusya Savunma Bakanları uzun menzilli geniş gövdeli askeri uçaklar ile Mi-26 ağır helikopterinin geliştirme ve üretimini öngören ortak planları onayladı.

Son yıllarda 10 kattan fazla artan Çin-Rusya ticaret hacminin 2015 yılında 100 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Her ülke, tek başına ABD ile başa çıkamayacaklarını biliyor ve güçlerini birleştirdi. Askeri kaabiliyet ve imkanlarını yeni teknolojilerle geliştirirken ekonomik anlamda işbirliğini geliştiriyor. Rusya’nın liderliğinde ticari faaliyetlerini dolar dışındaki para birimi ile yapmak üzere Çin başta olmak üzere pek çok ülke anlaşmaya vardı.

Bu savaş, tarafların var olma-yok olma savaşı haline geldi. Savaşı kaybeden ülkenin/ülkelerin tarihten silinme demesek bile, birkaç yüzyıl kendisini toparlaması mümkün olmayacak. ABD ise, kaybetmesi durumunda küresel güç olma özelliğini yitirecek. Hatta dünyadaki askeri-ekonomik etkinliğini kaybedip kendi anakarasına çekilme ihtimali bile bulunuyor.

RUSYA’YA EKONOMİK SALDIRI

ABD ve Batı Rusya’ya en güçlü saldırısını, petrol fiyatlarını düşürerek başlattı. Ukrayna krizini bahane göstererek de ekonomik yaptırımları devrye soktu. Geliri petrol ve doğalgaz ihracatına dayalı Rusya’nın bu saldırı ve yaptırımlarla uğradığı ekonomik kapıp 200 milyar doları aştı. ABD’nin 11 Eylül 2001’de İkiz Kulelere ve Pentagon’a saldırıyı ulusal güvenliğine saldırı olarak kabul edip tüm dünyayı ateşe atması gibi, Rusya da ekonomik saldırıyı kendi varlığına yönelik saldırı olarak kabul ediyor.

Rusya ekonomik saldırıya ekonomik karşılık veremeyeceğini anlarsa, ulusal güvenliğini korumak için silahla karşılık verme seçeneğini uygulamaktan çekinmeyecektir.

Sonuç olarak, eğer ABD ve Batı aklını başına almazsa dünya yeni ve ölümüne bir küresel savaşa hazırlanıyor.

01.05.2015