ASYA ALTYAPI YATIRIM BANKASI VE TÜRKİYE

Asya Altyapı Yatırım Bankası (AAYB) ile birlikte ABD’nin kurduğu uluslararası ekonomik mali sistemin içinde, ama onun denetlediği kurumların etkisi dışında, ekonomileri en hızlı büyüyen ülkeleri kapsayan, yeni bir etki, daha da önemlisi çekim alanı oluşuyor. Akılcı hareket etmesi durumunda AAYB Türkiye için büyük bir ekonomik kaynak haline dönüşebilir.

Celal ÇETİN

AAYB’nin çekim alanının sebebi, ABD’nin Asya ülkelerinin altyapı yatırım ihtiyaçlarını karşılayacak mali gücü harekete geçirme kapasitesini kaybetmiş olmasıdır. Buna karşılık Çin’in elinde, istediği gibi kullanabileceği 3 trilyon dolarlık bir fon var. Son dönemde ABD Doları’nın değer kazanması nedeniyle ABD’nin ihracat kapasitesi, dolayısıyla sanayisi sorun yaşarken, Çin’in elindeki dolarların satın alma kapasitesi aynı hızla artıyor.

Çin’in yeni banka konusundaki olası ortakları Asya’dan Orta Doğu’nun üzerinden geçen Avrupa’ya yönelik olan yeni İpek Yolu’nun altyapısını finanse etme önerisine ilgi gösterdi. Çin, bu girişimi ileri sürmekle büyük bir ihtimalle kendisi için küresel piyasalarda ticari yayılmanın bir kanalını daha yaratmak istiyor. Uzmanlar yeni bankanın Çin’in yabancı ülkelerin altyapısı üzerindeki kontrolünü arttırmaya yönelik planlarını güçlendiriyor.

TÜRKİYE NE BEKLİYOR?

Türkiye, Çin'in öncülüğünde kurulma çalışmaları devam eden Asya Altyapı Yatırım Bankası'na kurucu üye olarak kabul edildi. Türkiye'nin, Asya Altyapı Yatırım Bankası'na kurucu üyelik için 26 Mart'ta yaptığı başvuru sonuçlandırıldı.

Ekonomistler ve diplomasi uzmanlarına göre AAYB, Türkiye için önemli önemli bir adım olarak kabul ediliyor. AAYB vasıtasıyla öncelikle Asya’yı boydan boya geçecek İpek Yolu projesi hayata geçirilecek. Bu projenin Türkiye olmadan gerçekleşmesi son derece zor. Ayrıca böyle bir proje Türkiye için de son derece önemli. Türkiye’nin artık dünyanın Orta Doğu’dan daha büyük olduğunu öğrenmesi gerekiyor. Orta Doğu’ya bakarken Orta Asya unutuluyor, İpek Yolu ihmal ediliyor.

Öte yandan Türkiye’nin G20 dönem başkanlığını yürütmesi önemli. G20’nin gündeminin temel meselesi altyapı yatırımları vasıtasıyla ekonomilerin canlandırılması. Hangi tür altyapı yatırımları G20’nin meselesi olabilir? Ülkeleri birbirine bağlayan altyapı yatırımları en önemlileri olmalı. Bu durumda İpek Yolu altyapı projesi önem kazanıyor. Projenin finansmanı konusu öne çıkıyor.

Bu noktada Ortadoğu'daki altyapı yatırımları ve bu bölgedeki pazar payının geliştirilmesi için AAYB'nin Türkiye’ye büyük avantaj sağlaması bekleniyor. Türkiye'nin “Yeni İpek Yolu” projesi kapsamında boru hatları ve tren yolları için önemli coğrafyada bulunduğuna dikkati çeken uzmanlar, “Türkiye gibi stratejik açıdan önemli bir konuma sahip olan ülkenin bu oluşumda yer alması önemlidir. Türkiye, bu bankaya katılımla ülkedeki altyapı yatırımlarının geliştirilmesi için yeni finansman imkanlarına da sahip olacak” yorumunu yapıyorlar. Ayrıca Türkiye bu bankaya üyeliği halinde, Asya’da yapılacak işlerden ve ihalelerden faydalanmayı planlıyor.

Dünyada gelişmekte olan ülkeler ikiye ayrılıyor.

1- Uluslararası sistemden ayrılmaktan mutlaka zarar görecek ülkeler,

2- Uluslararası sistemin içinde de, dışında da kalsa fark etmeyen, her durumda kendine de, başkasına da pek hayrı olmayan ülkeler.

Türkiye ve Çin 1. grupta yer alıyor. Bu nedenle uluslararası sistemin olmamasından, ortadan kalkmasından zarar görecek olan gelişmekte olan ülkelerin uluslararası sistemi sağlamlaştırılmasına katkı sağlaması gerekiyor. Türkiye’nin G20 liderliğindeki rolü budur. Şimdiye kadar yapılan açıklamalar da Türkiye’nin kendisine düşen bu rolün farkında olduğunu gösteriyor.

2015’te G20 dönem başkanlığını Çin’e devredecek olan Türkiye, yeni ekonomik modelde Çin’in partneri olmak istiyor.

Üyelikle birlikteTürkiye eğer aktif rol oynarsa, enerjisini ve kaynaklarını etkili bir şekilde değerlendirirse, Türk şirketleri için de bir alan açılacaktır. Söz konusu banka, şirketler için proje finansmanı sağlayacak. Kurucu üye olan ülkenin şirketleri de buraya kanalize olacaktır. Ülke dışarıda kalırsa projeleri dışında kalmış olur.

Asya Altyapı Yatırım Bankası Türk firmalarına, bölgedeki alt yapı girişimlerinde sağlayacağı finansmanla yardımcı olacak ve bu yapı ile Batı şirketlerine göre avantaj sağlamış olacak. Bölgedeki ticari potansiyeli ve gücü dikkate alındığında Çin'in de anılan bankanın yönetiminde ve kararlarında söz sahibi olacağı görülüyor. Bankadan Türk girişimcilerinin fazla ölçüde yararlanabilmesi, Türk bankalarının yeni bankayla kuracakları ilişkiye bağlı bulunuyor. Çünkü, projelerin bir kısmında Türk bankalarının garantisi ve referansı önem kazanacak. Bu nedenle Türk bankacılık sistemi uluslar arasında rekabetçi olmak zorunda kalacak.

TÜRKİYE’NİN YABANCI YATIRIMCIYA İHTİYACI VAR

Türkiye ekonomsi sıcak paraya dayalı hale getirildi. Üretime dayalı ekonomi modeli terkedildi. Yabancı sermaye ve fonlarla ekonomi ayakta tutulmaya çalışılıyor. Bu nedenle uluslararası sermayeyi çekebilmek için ne gerekiyorsa yapılıyor.

Kuzey Irak’ın petrol ihracından pay alabilmek için Kuzey Irak Kürt yönetimi ile iyi ilişkiler kuruldu. 2018'de bölgeden ihraç edilecek ham petrolün tutarı 108 milyar dolara ulaşacak.

AKP Körfez sermayesine yöneldi. Toplam 1.5 trilyonluk fonlar yatırım için ülke arıyor.

Son olarak Asya Altyapı Yatırım Bankası’na üye olmak için başvurdu. Bankanın kuruluş aşamasında, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş,  düşünmüyoruz açıklamasından kısa süre sonra AKP hükümeti üyelik için başvurdu. Çin’in 3 trilyon dolarlık nakit parası  cazip geliyor.

Son yıllarda dünyanın en büyük ikinci ekonomisi haline gelen ve giderek yüksek teknolojili ve katma değerli üretim alanlarına yoğunlaşan Çin ile yeni diplomatik ve ekonomik ilişkiler geliştirme iradesi taşıyan Türkiye arasındaki ilişkiler hızla yoğunlaşıyor. Dünya ekonomisinin başlıca büyüme motoru olarak görülen ve hem önde gelen bir üretici, hem de genişleyen bir pazar kimliğiyle küresel platformlarda ağırlığını arttıran Çin ile proaktif dış politikası ve ekonomik açılımları ile bölgesel bir çekim merkezi olarak dikkat çeken Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler, Çin kadar Türkiye’nin de menfaatine olacak. Özellikle büyük çaplı kamu altyapı ve enerji yatırımları üzerinden Çin’in Türkiye’deki ekonomik mevcudiyeti hızla güçleniyor; karşılıklı ticarette Türkiye’nin verdiği açığın yönetilebilmesi için yeni stratejiler geliştirilmesi gerekiyor.

Türkiye’de toplam 406 milyon dolarlık Çin sermayesi bulunuyor. Bu rakam doğrudan yabancı yatırım tanımına girmeyen büyük ölçekli proje, altyapı ve diğer taahhüt hizmetleriyle birlikte alındığında Çin’in Türkiye’deki ekonomik varlığının önemli bir seviyeye ulaştığı görülüyor. Çin’deki Türk sermaye stoku ise 111,4 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.

28.04.2015