İSTİHBARATA KARŞI KOYAN KAZANIR…

Küresel paylaşım savaşlarının temelini istihbarat faaliyetleri oluşturuyor. Rakip devletler hedef ülkenin/ülkelerin ekonomik, askeri ve diplomatik imkan ve kaabiliyetlerini öğrenmek amacıyla her türlü teknik imkanları kullanıyor. Sözkonusu teknik imkanlar “Echelon sistemi” adıyla merkezileştirildi. Echelon, tüm dünyayı dinleyen dev bir kulak olarak işlev görüyor.

Celal ÇETİN

Echelon fikri 1947 doğumlu ve “Anglo Sakson” grubu olarak anılan Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, İngiltere ve ABD tarafından imzalanan UKUSA anlaşması’na dayalı bir istihbarat sinyalleri toplama ve analiz ağı işletim sistemi. 1971 yılında kurulum çalışmaları bitti ve sistem devreye girdi. Echelon’un kullandığı teknoloji sürekli olarak da yenileniyor.

Dünyanın gizli bir kulak tarafından dinlendiği gerçeği ilk kez 1960 yılında ortaya çıkmıştı. Rusya’ya iltica eden iki Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) görevlisi, Bernon Mitchell ve William Martin, 6 Eylül 1960′da Moskova’da bir basın toplantısında NSA’nın 2000 dinleme istasyonuyla, bunların kurulu oldukları ülkeler de dahil olmak üzere en az 40 ülkenin gizli haberleşmesini dinlediğini açıkladılar.

İkinci itiraf 1999’da geldi. Amerika Birleşik Devletleri’nin sürekli inkar ettiği Echelon’un varlığı resmi olarak ilk kez, 23 Mayıs 1999′da Avustralya, Canberra’daki Savunma Sinyalleri Müdürlügü (DSD) Başkani Martin Brady’nin yaptığı açıklamayla kabul edildi. Brady, ülkesinin 50 yıldır varolan ve gizlenen küresel bir elektronik izleme sisteminin parçası olduğunu kabul eden ilk kişi oldu.

Echelon, dünyada 5 ana stratejik uyduyu kullandığı belirtiliyor. Bu uyduların her birinin yeryüzünde bir ana üssü yani istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlar, İngiltere’nin kuzeyindeki Menvith Hill, Endonezya uydularını besleyen ve beslenen Avustralya’nın güneyindeki Shoal Körfezi, Latin Amerika uyduları ile bağlantılı Kanada’nın Başkenti Ottowa’da Leitrim, Almanya’da Bab Ailing ve Japonya’da Misawa istasyonları.

KIBRIS’IN ÖNEMİ

Echelon’un dünya üzerinde sadece 3 dinleme merkezi var. Hepsi de çok stratejik yerlerde. Özellikle de doğa koşullarının farklı ve dinlemeye çok uygun olduğu yerlerde kurulu bu merkezler. Bunlardan bir tanesi de Kıbrıs’ta Trodos dağının en yüksek tepesi üzerinde kurulu bulunuyor. Bunun nedeni, Kıbrıs’ın üzerindeki iyonosfer tabakasının belli özelliklere sahip olması. Aynı özellikler Kuzey Avustralya ve Pasifik Okyanusu’ndaki takım adaların üstünde de bulunuyor.

Burada 60 yıldan bu yana, Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkaslar’ı izleyen, Telefon, SMS, faks ve benzeri elektronik ve radyo sinyallerini tarayan, askeri, ticari ve diplomatik iletişime müdahale eden bir “Amerikan Dinleme Üssü” bulunuyor. Zaten Kıbrıs sorununun çözülememesinin nedenlerinden bir tanesi de, bu Akrotiri ve Dikelya gibi varlığı zamanında üs şeklinde resmi bir statüye kavuşturulmamış olan “Amerikan Dinleme Üssü”dür.

24 Nisan 2004 tarihinde Kıbrıs adasında yaşayan iki halk tarafından referandumla oylanan Annan Planı’nın giriş sayfasındaki ilk 5 maddeden bir tanesi olan, “Kıbrıs adasındaki İngiliz Üsleri bu anlaşmanın kapsamı dışındadır” maddesinin oraya konmasının nedeni, İngiliz üslerinin Amerikan üsleri gibi hizmet vermesi ve bu üslerin aynı zamanda Echelon dinleme sisteminin önemli bir parçası olmalarıdır. Bu konumları da, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin niye her koşulda dokunulamaz ve tartışılamaz olduğunu net bir şekilde açıklıyor.

GKRY-RUSYA ASKERİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Rusya arasında imzalanan askeri işbirliği anlaşması ile Rus savaş gemilerine Rum limanları açıldı. Bu anlaşma ABD ve İngiltere tarafından tehdit olarak algılanıyor.

Bugüne kadar Ruslar, tüm çabalarına ve teknolojik olanaklarına rağmen Echelon merkezlerinin yanına yaklaşmayı başaramamışlardı. Sözkonusu anlaşmayla Rusya son 44 yılın en büyük kazanımını elde etti. Böylece donanmasındaki istihbarat gemilerindeki dev antenlerle Kıbrıs’taki ABD ve İngiltere’nin tüm haberleşmesini takip edebilecek.

NSA’NIN TÜRKİYE’DE İSTASYONU VAR MI?

Echelon sistemi çerçevesinde ABD’nin Türkiye’de de dinleme istasyonu olup olmadığı tartışmaları sürekli devam etti.

CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, NSA’nın Türkiye’de çalışma ofisinin olup olmadığını sordu. Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzasıyla verilen cevapta Türk-Amerikan ilişkilerinin yasal statüsü tekrarlandı ama “NSA ofisi vardır veya yoktur” denmedi.

Aksünger’in sorusuna dolaylı olarak Alman Der Spiegel dergisi, NSA eski çalışanı Edward Snowden’ın sızdırdığı gizli belgelerin Türkiye ile ilgili bazı bölümlerini yayımlayarak cevap verdi. Belgelere göre  NSA Ankara ve İstanbul’da kurduğu gizli birimler aracılığıyla Türkiye’de dinleme faaliyetlerinde bulunuyor.

NSA’nın gizli belgelerinde, Türkiye’den hem partner hem hedef ülke olarak söz edildiği,  NSA’nın resmi irtibat ofisi olan SUSLAT’ın Ankara’da faaliyet gösterdiği,  bunun dışında NSA’nın gizli dinleme birimlerinin de bulunduğu belirtiliyor.

Belgelere göre Amerikan yönetimi, NSA’ya, Türkiye’deki “siyasi liderlerin amaçlarının” öğrenilmesi ve 18 konuda istihbarat toplanması için izleme ve dinleme talimatı verdi. NSA “Türk hükümetinin amaçlarını öğrenmenin” yanısıra TSK hakkında bilgi toplamak, Türkiye’nin dış politika hedefleri ve enerji güvenliğini öğrenmek amacıyla dinleme faaliyetlerini sürdürdü.

06.04.2015