ABD 2016’DA YENİ “CLINTON MU, BUSH MU?” SEÇİMİ YAPACAK

ABD 2016’da başkanlık seçimlerine sahne olacak. Uzmanlara göre yeni bir Bush-Clinton karşılaşması yaşanabilir ve hem Demokratlar’ın hem Cumhuriyetçiler’in işi kolay değil. Her iki partinin de artıları-eksileri seçim sonuçlarına ilişkin yorumları zorlaştırıyor.

Dışişleri eski bakanı Demokrat Hillary Clinton ile Florida eyaleti eski valisi Cumhuriyetçi Jeb Bush, 2016 başkanlık seçimleri için adı geçen aday adayları arasında en çok tanınan iki sima. İki aday da bol miktarda bağış toplayabilecek siyasetçiler. Ancak aday adayı olmaya karar verdikleri takdirde hem Clinton’u hem de Bush’u bazı zorluklar bekliyor.

Hillary Clinton ve kızı Chelsea, geçenlerde New York’ta bir kadın konferansına katıldı.

Demokrat Partililer, Clinton’un başkanlık yarışına bir an önce girmesini istiyor. Ancak Clinton, bakanlığı sırasında resmi yazışmalarında şahsi elektronik posta adresini kullandığının ortaya çıkması üzerine zor günler yaşıyor: “Amerikan kamuoyunun siyasi ve kamusal konularda kendi kararlarını verebileceğini düşünüyorum. Yaptığım görevle ilgili elektronik yazışmalarımı teslim etmek için büyük çaba gösterdim. Bu yazışmalar yakında kamu erişimine açılacak.”

George Washington Üniversitesi uzmanı Matt Dallek’e göre elektronik posta tartışmaları, eski skandalları hatırlatıyor: “Clintonlar’ın her zaman birşeyler gizledikleri, güvenilmez oldukları, basından nefret ettikleri ya da Cumhuriyetçiler ile sürekli kavgalı oldukları izlenimi var. Geçmişten gelen bu izlenimler günümüze taşınmış durumda. Bu da Demokrat Parti içinde, basında ve Amerika çapında çalkantıya neden oluyor.”

Cumhuriyetçi Partili Jeb Bush’u ise başka zorluklar bekliyor: “Kazanmak istiyorum. Partimizin, muhafazakarların kazanmasını istiyorum.”

Bazı muhafazakar rakiplerinin Bush’u zorlaması bekleniyor. Ağabeyinin başkanlık döneminin bazı kötü anılarının da gündeme gelmesi kaçınılmaz: “Ağabeyimi, babamı ve annemi çok seviyorum. Ülkemiz için yaptıklarını, almak zorunda oldukları zor kararları takdirle karşılıyorum. Ancak ben kendi ayaklarım üzerinde duran bir siyasetçiyim.”

Matt Dallek, kamuoyunun yeni bir çehre görmek istemesinin Bush için dezavantaj olduğunu söylüyor: “Cumhuriyetçi Partililer, kendilerine, geçmişten gelen bir sima isteyip istemediklerini soracak. Wisconsin valisi Scott Walker, Jeb Bush’a karşı bu kozu kullanıyor, Bush adı ve taşıdığı anlamı gündeme taşıyor.”

Uzman John Fortier ise yeni bir Bush-Clinton karşılaşmasının yaşanabileceği görüşünde: “İkinci Clinton ile üçüncü Bush’un karşı karşıya gelmesi mümkün. Bu da Amerika’daki siyasi hanedanlıklardan şikayet edenleri çok rahatsız edebilir.”

Hem Hillary Clinton hem de Jeb Bush’un 2016 başkanlık yarışına girip girmeyeceklerini yakında açıklamaları bekleniyor.

CUMHURİYETÇİLER İÇİN ÖNEMLİ SÜREÇ

Gelecek yıl başkan adayı olmayı düşünen Cumhuriyetçiler geçtiğimiz günlerde Washington yakınlarında toplanan yıllık Muhafazakar Eylem Konferansı’nda destek aradı. Bu konferans, partinin aday adaylığı için bir sınav olarak görülüyor.

Siyasi havayı yoklayan politikacılar arasında Wisconsin Valisi Scott Walker da vardı.

Bazı anketlerde önde giden Walker, “IŞİD’e karşı duran, çocuklarımız ve torunlarımızı korumak için savaşı Amerikan toprağına getirmelerini beklemeyecek bir lidere, bir başkana ihtiyacımız var.” şeklinde konuşuyor.

Florida eski valisi Jeb Bush da ilk anketlerde önde giden aday adaylarından biri ama birçok muhafazakar tarafından eleştiriliyor.

Cumhuriyetçiler’i azınlık seçmenlerle ilişki kurmaya çağıran Bush, çalışma şevklerini, ülke sevgilerini ve felsefelerine olan inançlarını Latin Amerikalılar, gençler ve diğer gruplarla paylaşırlarsa seçilmek için gerekli yüzde 50 oyu alabileceğini söylüyor.

Dış politikada farklı bir tutum izleyen Kentucky Senatörü Rand Paul Amerika’nın dış ülkelere askeri müdahalesini genişletmesine karşı çıktı. Senatör, “Ulusal savunması benzersiz, yenilmez ve başka ülkeleri inşa yükünü üstlenmeyen bir Amerika öngörüyorum.” diye konuşuyor.

Muhafazakarların bir başka favori adayı Texas Senatörü Ted Cruz Obama’nın göçmenlerle ilgili kararnamesini eleştirdi. Cruz, “Eğer bir aday Başkan Obama’nın af kararnamesinin yasadışı ve anayasaya aykırı olduğunu söylüyorsa, çok güzel. Ama ne zaman kalkıp buna karşı savaşacağını sormak gerek.” şeklinde konuşuyor.

Güney Carolinalı muhafazakar eylemci Rene Cannon, adaylar için ilk sınav niteliği taşıyan oylamaya katılırken tercihini saklamadı. Cannon, Ted Cruz'un ilke sahibi bir kişi olduğunu ve görüşlerinden ödün vermeyen bir siyasetçi kimliği ile öne çıktığını söylüyor.

Çay Partisi Haber Kanalı’ndan Scottie Nell Hughes, konuşmalar ve kampanyanın dışında konferansın muhafazakarlar için bir birleşme fırsatı olduğunu söyledi. Hugh, “Buraya gelip güçlenmek ve muhafazakarlar olarak dünyada yalnız olmadığımızı göstermek zorundayız. Moral açısından bu tür konferanslara ihtiyacımız var. Çünkü dünyada çok saldırıya uğruyoruz. Buradaysa bizim gibi düşünenlerle savaşa hazırız deme fırsatı buluyoruz.” diye konuşuyor.

Washington Post gazetesi siyaset muhabiri Dan Balz, orada olup bitenlerin sadece konferans ile sınırlı kalmadığını, çok kişinin dışarıdan da izlediğini söylüyor. Bu nedenle de başkanlık yarışına katılmak isteyen siyasetçilerin orada iyi bir performans göstermek zorunda olduklarını belirtiyor.

Muhafazakar Eylem Konferansı uzun ve çekişmeli geçmesi beklenen Cumhuriyetçi Parti başkan adaylığı yarışı için ilk sınav oldu.

24.03.2015