AB ORDUSU YENİDEN TARTIŞILIYOR

Avrupa Birliği’nin bir ordusu olmalı mı? Bu konu uzun bir süre tartışılmış ve daha sonra öneri rafa kaldırılmıştı. Ancak bu kez Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Claude Juncker, bu öneriyi tekrar ortaya attı. Alman dergisine verdiği demeçte Juncker, Ukrayna gibi krizlerin ortaya çıkması halinde Rusya’nın Avrupa’yı daha ciddi alması için bir ordu kurulmasının gerekli olduğunu savundu.

Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker, Alman ‘Welt am Sonntag' gazetesine verdiği demeçte, AB'nin üye ya da komşu ülkelerde barışı tehdit eden gelişmelere güçlü bir karşılık vermesinin yolunun, kendi ordusunu kurmasından geçtiğini belirtmişti.  NATO'ya bir alternatif yaratmaya çalışılmadığını belirten Juncker, önemli olanın Avrupa'nın ortak sorumluluğu ve tüm dünyadaki algılanış biçimi olduğunu  ifade etmişti.

Fransız dış politika uzmanı Vivien Pertusot ise aynı görüşte değil: ‘‘AB’nin bütün üyeleri tehditlere yanıt verme konusunda aynı analizi paylaşmıyor. Juncker’in ortak güvenlik ve savunma politikası için Avrupa ordusu kurulması önerisi çok fazla işlevselci bir yaklaşım, burada bir sorunu çözmeden önce sanki çözüm dayatmaya çalışıyoruz ve sorununun hemen çözüleceğini düşünüyoruz.’‘

Avrupa Birliği’ni askeri açıdan güçlü ülkeleri Fransa ve İngiltere bu öneriye oldukça mesafeli yaklaşıyor. Bu iki ülkeNATO’nun varlığını gerekçe göstererek öneriye sıcak bakmıyor.

Pertusot, itirazına gerekçe olarak şunları söyledi: ‘Gerçekten, yeni ordu NATO’dan daha fazlı mı caydırıcı olacak ? Ben bu görüşte değilim. Yeni ordu, NATO’dan daha fazla caydırıcı olamaz, çünkü büyük bir ihtimalle organizasyon daha zor, karar alma mekanizma süreci daha karışık olacak.’‘

Avrupa Birliği ülkeleri orduları, birlikte keşif ve izleme görevleri ile askeri eğitim verme konusunda geçmişte görevler üstlendi. Ancak birlikte savaşlarda hiç bir zaman rol almadı.

AVRUPA ORDUSU ABD’DEN KOPUş MU?

Juncker'in önerisi üzerinde medya üzerinden tartışma yürütülürken, bu önerinin arkasında yatan nedenlere ilişkin çok sayıda olasılık üzerinde de duruluyor.

Bunlardan biri ise oldukça net. Ortaya çıkmasında Washington'ın büyük bir pay sahibi olduğu Ukrayna krizi, aynı zamanda Avrupa güvenliğinin zayıf noktalarının da gün ışığına çıkmasını sağladı.

 

Söz konusu zayıf noktalardan birinin de, "ABD'nin AB politikaları üzerinde çok etkin bir rol oynaması" olduğu anlaşıldı; bunun, Avrupa istikrarına yönelik bir tehdit oluşturduğu görüldü.  Bu gerçek, algı olarak yaratılmaya çalışılan "saldırgan Rusya politikaları(!)" iddiasını geri plana itti.


BAĞIMSIZLIĞI SEMBOLİZE EDEN BİR ADIM OLABİLİR


Avrupa Komisyonu Başkanı'nın önerisiyle birlikte Brüksel ve Avrupa başkentleri belki de nihayet, "bağımsız davranma ve ABD'nin dayatma politikasından kurtulma isteğini" açık açık dile getirmiş oldu.  Bu nedenle, Avrupa Ordusunun kurulması, bağımsızlığı sembolize eden bir adım olarak da değerlendirilebilir.


Doğal olarak Washington, Avrupa birleşik ordusunun kurulması fikrine sıcak bakmıyor.  ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Samantha Power'in açıklaması da bunun göstergelerinden biri. ABD'nin Avrupalı ortaklarından, "uluslararası tehditlere daha aktif bir şekilde karşılık vermesini" ve "güvenlik alanındaki ortak çıkarların korunmasına yönelik eylemlere katılmasını" beklediğini ifade eden Power, ABD'nin, "istikrar ve güvenliğin ana garantörü olma statüsünü koruyan NATO'nun bütçesine en büyük katkıyı veren ülke olduğunu" da vurguladı.


 

AB BİRLEŞİK ORDUSU İLKELERE GÖRE OLUŞTURULACAK?


Bu arada AB'nin birleşik bir orduya sahip olması projesinin siyasi öneri sınırlarını aşıp, gerçeğe dönüştürülmeye başlanması aşamasına getirilmesi durumunda bile, ortada çok büyük belirsizlikler olacak. Bunlardan biri ordunun finansmanı kimin sağlayacağı. Birleşik Avrupa Ordusu-NATO yapılanması-ulusal ordular arasındaki uyum nasıl sağlanacak? AB'nin birleşik ordu komutası hangi ilkelere göre oluşturulacak ve öncelikleri neler olacak?


Birleşik Avrupa ordusunun kurulması fikri aslında yeni değil, bu fikir ilk kez ortaya atılmadı.  Yugoslavya'daki çatışmalar sırasında da tartışmalar anlanmıştı ancak herhangi bir sonuca ulaştırılmamıştı. Hayata geçirilmesi olasılığı belki bu kez daha yüksek olabilecek. Ancak Washington'ın bu projenin gerçekleştirilmesini engelleme tehlikesi de ortada. ABD, NATO'daki hakimiyetinden ve Avrupa politikasında oynadığı belirleyici rolden kolay kolay vazgeçmez. Bunu sağlamak için de Avrupa'nın elit tabakalarını etkilemek için çok çeşitli araçlara sahip.

13.03.2015