TÜRKİYE EKSEN Mİ DEĞİŞTİRİYOR?

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın “3,4 milyar dolarlık füze ihalesi”ne ilişkin soru önergesini yanıtladı. Bakan Yılmaz, savunma sisteminin NATO’ya entegre edilmeyeceğini söyledi. Bu açıklama, “Türkiye eksen mi değiştiriyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Celal ÇETİN

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Çıray’ın,  “Füze savunma sistemi ihalesinde Çin ile yapılan sözleşme görüşmelerinin devamlı olarak ertelenmesinin nedenleri nedir? Türkiye’nin de üyesi olduğu NATO’nun savunma ağına Çin üretimi söz konusu füze savunma sisteminin entegrasyonu nasıl yapılacaktır? 

NATO müttefiklerinin en büyük çekincesi, Türk topraklarına Çin sisteminin yerleştirilmesinin ardından NATO’ya ait askeri bilgilerin Çin’in eline geçmesidir. Bu konuda nasıl bir önlem alınacaktır?” sorularına şu karşılığı verdi:

 “Söz konusu sistem, Türkiye’nin savunması için milli sistemlere entegre edilecek ve NATO’ya entegre edilmeden kullanılacaktır. Proje kapsamında sistemin Türk Silahlı Kuvvetleri üst komuta kontrol kademeleri ile bağlantısına ve entegrasyonuna yönelik iş paketi milli olarak yetkilendirilmiş firma tarafından yurt içinde yapılacaktır.

Proje dış finansman kredisi ile finanse edilecektir. Proje kapsamında teklif değerlendirme çalışmaları tamamlanmış olup, yeni bir resmi teklif alınmamıştır.”

Bakan Yılmaz’ın verdiği yanıt NATO ile ilişkileri tartışmaya açarken, Çin’le ortak üretilmesi planlanan füzeleri yeniden gündeme getirdi. Üretilecek füzelerin NATO’ya entegre  edilmeyeceğinin açıklanması “Türkiye NATO’dan bağımsız savunma sistemi mi kuruyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Önergenin sahibi Çıray, “Bakanın verdiği cevap yeni bir soruyu gündeme getirmektedir.  Türkiye’yi yönetenler eksen mi değiştiriyorlar? Türkiye NATO ve Batı dünyasından kopuyor mu?” sorusunu sorarken böyle bir politika değişikliğinin artıları eksileri tartışılıyor.

RUSYA: SİSTEM TEHDİT DEĞİL

Ria Novosti haber ajansına konuşan Moskovalı diplomatik bir kaynak, Türkiye'ye Çin işbirliğiyle yerleştirilecek hava savunma füze sisteminin Rusya için herhangi bir tehdit oluşturmadığını söyledi. Diplomatik kaynak, "Ancak (füze sistemi) bölgedeki güç dengesini etkileyebilir" vurgusunu da yaptı.

1990’LI YİLLARDA MGK’DA KABUL EDİLMİŞTİ

Türkiye’nin dış politikasını çeşitlendirmek amacıyla Avrasya politikalarının geliştirilmesi fikri yeni değil. Menderes Hükümeti, başlattığı ağır sanayi yatırımları için uluslararası finas çevrelerinden kredi bulamadığı için Sovyetler Birliği ile ekonomik ilişkileri geliştirme kararı almıştı. Kurulan sıcak ilişkiler sonucu önemli işbirliği olanakları sağlandı. Sonuç; 1960 askeri darbesi. Sonraki süreçte Türkiye NATO’nun “ayrılmaz parçası” haline getirildi.

1990’lı yılların sonlarına doğru Türk Silahlı Kuvvetleri’nin öncülüğünde Avrasya politikaları yeniden gündeme getirildi. Dönemin MGK toplantılarında devlet politikası haline getirildi. Sonuç; 2002 AKP/Cemaat darbesi. Sonraki süreçte TSK komuta kademesi tasfiye edildi, Türkiye ABD ve Batı’nın ayrılmaz parçası haline getirildi.

Erdoğan-Cemaat menfaat kavgasının yanısıra ABD/Batı-Erdoğan kavgasının etkisi ile Türkiye yeniden Avrasya politikasına geri dönmeye çalışıyor.

Avrasya politikalarının ABD/Batı eksenine alternatif olarak görülmemesi gerekiyor. Dünya yeniden tek kutupluluktan çok kutupluluğa dönüşüyor. Türkiye’nin de sözkonusu değişime uyumlu politika değişikliğine gitmesi doğaldır. Ancak böylesi bir politika değişikliği için güçlü ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel altyapıya ihtiyaç bulunuyor. Türkiye’nin altyapısının buna izin verip vermeyeceği ise tartışmalı.

20.02.2015