SURİYE’DE RUSYA: 1 - ABD: 0

Rusya’nın başkenti Moskova’da 4 gündür süren Suriye müzakereleri sona erdi. Bir yıl aradan sonra ilk kez yüz yüze görüşme yapan Suriyeli iç muhalifler ve Şam yönetimi heyeti, 4 başlıkta uzlaşı sağladı. Suriye muhalefeti ve yönetiminden 30’dan fazla temsilcinin katılım gösterdiği Moskova müzakereleri, 29 Ocak itibariyle tamamlandı.

Celal ÇETİN

"Moskova platformu" olarak da anılan müzakere süreci, Ocak 2014’te başarısızlıkla sonuçlanan Cenevre-2 Konferansı sonrası kopan diyalog sürecinin yeniden başlamasını sağladı.

Suriye Ulusal Gençlik Partisi Başkanı Süheyr Sermini, görüşmelerde Suriye muhalefeti ve hükümetinin 4 kilit konuda uzlaşı sağladığını açıkladı.

Sermini’nin açıklamalarına göre, uzlaşı sağlanan noktalar çerçevesinde, Suriye’nin bütün bölgelerine acil olarak insani yardım ulaştırılacak. Uluslararası topluma, Suriye’ye uygulanan ekonomik yaptırımları hafifletme ve İsrail’in Suriye ile Lübnan’a karşı gerçekleştirdiği saldırgan eylemleri kınama çağrısı yapılacak. Ayrıca uluslararası toplumdan, Suriye’ye dış müdahale çabalarının engellenmesi talep edilecek.

Moskova’da tamamlanan Suriye görüşmelerinden, krizin çözümüne yönelik net bir adım beklenmiyordu. Müzakereler, uzun vadeli barış görüşmeleri için bir başlangıç ve Suriye konusunda düzenlenmesi planlanan geniş kapsamlı uluslararası konferans için hazırlık olarak görülüyor.

Moskova’da Şam heyetine Suriye’nin Birleşmiş Milletler temsilcisi Başar Caferi liderlik etti. Muhalefet heyetinde ise, muhalif Halk İradesi Partisi Genel Başkanı Kadri Cemil, PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Suriye Ulusal Gençlik Partisi Başkanı Süheyr Sermini, muhalif sanatçı Cemal Süleyman ve Ulusal Çağrı Platformu Başkanı Semir el-Ayta’nın da arasında bulunduğu isimler var. Dış muhalefetin en büyük kanadı Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu ise Moskova’ya gitmeyi kabul etmedi.

ABD-RUS SAVAŞI

Suriye ABD ile Rusya’nın soğuk savaşı sürdürdüğü bir savaş alanı haline dönüştü. ABD ve Rusya arasındaki küresel çatışma, Sovyetlerin dağılmasının ardından son iki yıldır tehlikeyi boyutlara yaklaştı. Gerginlik, iki ülkenin de Soğuk Savaş dönemi taktiklerine başvurmasına yol açıyor. Örtülü ve kirli savaşlar da bunlardan biri. Ukrayna ve Suriye’de iki ülke örtülü olarak karşı karşıya geldi. Bugünkü ve yarınki Suriye coğrafyasında etkin olma mücadelesi BM Güvenlik Konseyi’nden Suriye şehirlerindeki cephelere kadar farklı taktik ve şiddette hamlelere sahne oluyor.

ABD Suriye’de, Rusya’nın Ortadoğu’daki ve Akdeniz’deki varlığına son vermek amacıyla iç karışıklık çıkarttığı bilinen gerçek. Bu amaçla rejim muhaliflerini destekledi. Ancak ABD’nin yaklaşımı iki önemli soruna yol açtı.

Birincisi radikalizmin tanımının ne olduğu ve bu çerçevede Suriye’de hangi grupların radikal olarak tanımlanacağı. Her ülke bu soruya farklı yanıt veriyor.

İslami Cephe içinde yer alan silahlı gruplar radikal tanımlaması içine giriyor mu, rejim ve IŞİD’e karşı en etkin mücadeleyi yürüten Nusra Cephesi tamamen dışlanmalı mı gibi taktiksel düzeydeki konularda mutabakat sağlanamıyor.

ABD’nin yaklaşımının ortaya çıkardığı ikinci sorun, sahada rejime karşı gerçek anlamda mücadele yürüten grupların ABD tarafından radikaller olarak tanımlanması.

Özgür Suriye Ordusu çatısı altında savaşan grupların oluşturduğu “ılımlılar cephesi” giderek zayıfladı ve Özgür Suriye Ordusu etkinliğini yitirdi. Dolayısıyla sadece “ılımlılar” üzerinden yürütülecek mücadelenin başarı şansı da ortadan kalktı.

Bir yandan rejim üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılması, diğer yandan gerçekten güçlü grupların ABD tarafından dışlanması, çelişkili bir durum ortaya çıkarıyor ve ABD’nin etkin planlama yapmasını önlüyor.

Washington’un Türkiye ile birlikte “muhalifleri eğit-donat” projesinin hala başlamaması, ABD’nin kendisine bağlı muhalifleri seçememesinden kaynaklanıyor.

Bu noktada Rusya’nın Şam yönetimi ile muhalifleri (ılımlılar) biraraya getirmesi Moskova’nın Washington karşısında 1-0 öne geçmesi anlamına geliyor. Moskova bu hamlesi ile hem Suriye sorununa barışçı bir çözüm bulunması niyetini ortaya koyuyor, hem muhalefetin homojen yapısını bölerek “kendisinin yer almadığı bir girişimin başarı şansının olmadığını” gösteriyor.

29.01.2015