2015, KÜRTLER’İN BAĞIMSIZLIK YILI OLACAK

Council on Foreign Relations (CFR), “Dış İlişkiler Konseyi” sitesinde 12 Ocak 2015 tarihinde yayınlanan bir analiz-haberde Kuzey Irak Kürt yönetiminin bağımsızlık aşamasına geldiği belirtiliyor. Michael Tanchum imzalı yazıda Kürtlerin, Irak içinde bağımsızlığına yol açacak politik ortamın hazır olduğu vurgulanıyor. Barzani, amaçlarının bağımsızlık olduğunu ve artık bu gerçeği saklamayacaklarını söylüyor.

Celal ÇETİN

Şöyle diyor Michael Tanchum analizinde:

“Irak’ın Kürdistan Bölgesi için 2014, özerkliğini kazandığı 1991’den beri en önemli yıl idi. 30 Haziran 2014’de yaptığı tarihi referandum çağrısından sonra, 9 Aralık 2014’de Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Cumhurbaşkanı Mesut Barzani Kürt Devleti için verdiği sözü tazeledi. Barzani’nin bu bildirisi, Ocak ayı başlarında IŞİD’in (Irak-Şam İslam Devleti) hem Kürdistan ve hem de Irak Merkezi Hükümeti’ni üzerinde hak iddia ettikleri, ihtilaflı Kuzey Irak topraklarına girmesinin ardından geldi. Irak ordusu cepheden çekilirken peşmerge güçleri KBY kontrolündeki topraklarından daha da ilerilere yürüdüler, Iraklı Kürtler için toprak kavgasının doruğunda görülen, zengin petrol kaynakları olan Kerkük’ü ele geçirdiler. Irak’ın artık “resmen bölündüğünü” ve “ortamın olgunlaştığını” gören Barzani, “Kürdistan’ın amacının bağımsızlık olduğunu bundan böyle saklamayacağız” dedi.

Aradaki altı ay içinde şartlar Kürtlerin lehine daha da gelişti. Barzani’nin bildirisinden birkaç gün sonra IŞİD, saldırılarını bu ihtilaflı bölgeye yönlendirerek Kürtlerle çatışmaya girdi. Temmuz sonuna doğru KBY, IŞİD saldırıları karşısında mevzilerini koruyamadı, Kürtlerin yakında yapılacak referandum coşkularına su serpti bu olay. Bu bile Barzani hükümeti için bir politik kazanca dönüştü. İçinde ABD’nin olduğu Batılı güçler ve NATO müttefikleri, kuzeyde Kürdistan başkenti, Erbil ile doğrudan askeri koordinasyon başlattılar; 15 Ağustos’tan sonra Avrupa’dan askeri yardım gelmeye başladı. Batılı güçlerle Bağdat’a bağlı olmadan, doğrudan savunma ilişkileri olan Erbil’in devlet olma fırsatını harcayıp, kontrolü Bağdat’a vermesi olası değil artık.

Bağdat dahil, pek çoklarının göremediği bir avantaj daha kazandı Barzani. Ağustos sonlarında, Erbil’e Batı’dan silah ve askeri eğitmenler gelmekte iken Barzani, istifa eden Başbakan Nuri El Maliki yerine Haydar El Abadi getirilirse yeni Irak hükümetine katılacağını söyledi. Erbil’in eski durumuna dönmesini reddeden Barzani, KBY’nin kendi petrol ve gazını satma, ihtiyacı olan silahları satın alma ve ihtilaflı topraklarda Kürdistan’a katılma için referandum yapmaya hakkı olduğunda ısrarlıydı.

2 Aralık 2014’de Bağdat ile Erbil arasında varılan anlaşma Kürdistan topraklarından çıkarılan petrol ve gazın satış hakkını resmen KBY’e veriyor. Kerkük bölgesinden günde 300 bin varil olarak çıkarılan petrol Kürt-Türk boru hatlarını kullanarak ihraç edileceğine göre bu anlaşma, Kerkük bölgesinin ve diğer ihtilaflı toprakların da Kürt kontrolünde olmasına resmiyet getiriyor.

Hidrokarbon kaynaklarını pazarlayan bağımsız bir Kürdistan, sürebilecek bir devlet yaratabilir. Uluslararası enerji şirketleri, daha önceleri yasa dışı olduğu için engellenen Kürt petrol ihracatını, artık böylesine bir çekince olmadan yürütebilecekler.

Peşmegelerin IŞİD işgalinden kurtardıkları Mahmur, Zumar ve Sincar Kürt bölgeleri, ABD’in izniyle ve NATO yardımı sayesinde KBY’nin kontrolünde. Irak’ta IŞİD tehlikesi azaldığında ve Batı yalnızca Suriye üzerine odaklandığında KBY referandumun ertelenmesi yönünde artan bir baskı altında kalabilir. Ancak Kürtler önümüzdeki birkaç ay içinde bağımsızlık için oylarını kullanırlarsa, Batılı güçlerden aldıkları savunma desteğini kaybetme korkusu olmadan yapabilirler bunu. ABD ve müttefiklerinde, bunun ertelenmesinin IŞİD’e yeniden harekete geçme fırsatı vereceği veya İran destekli Şii militanların ilerlemesi endişesi var.

Referandum 2015 Türk Parlamento seçimlerinden önce yapılmalı zira Barzani’nin Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üzerinde şimdikinden daha fazla etkili olabilme olasılığı az. AKP, terörist bir örgüt olarak gördüğü yasadışı PKK’nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan ile barış görüşmeleri sürdürmekte. Türkiye’nin Kürt bölgelerinde huzuru muhafaza edebilmek ve seçimi sonuçlarını sağlama almak için AKP, önümüzdeki birkaç ay içinde bu “barış süreci” dediklerinde bir ilerleme göstermek zorunda. AKP ile PKK arasında bir anlaşama Öcalan’ın kazancı, Barzani’nin kaybı olabilir. Öcalan’ın, Barzani’nin bağımsız Irak Kürdistanı vizyonu ile çatışan bütün Kürt bölgelerini tek bir federasyon altında toplama planı daha fazla bir meşruiyet kazanır. Eğer AKP-PKK çözüm süreci aksarsa ve Türkiye’nin doğusu kanlı bir ayaklanamaya sahne olursa, Barzani Türkiye’nin ve belki de Batı’nın da bağımsız bir Kürt devletine desteğini kaybeder. Barzani’nin liderliğinde KBY’nin referanduma gitmekte acele etmesi gerektiği aşikar. Barzani, halen politik kozlar elinde iken, referandum konusunda ilerlemek zorunda; 2015’in Kürtlerin bağımsızlık için oy kullandıkları yıl olabilmesi için.”

14.01.2015