REHİNELER KURTULSA DA TÜRKİYE HALA IŞİD'E TUTSAK

Amerikan Lehigh Üniversitesi öğretim üyesi, CIA Türkiye uzmanlarından Prof. Henri Barkey, Foreign Policy dergisinde “İslam Devleti Nasıl Türkiyeyi Rehin Aldı” başlığı ile yayınlanan makalesinde “Türkiye, Başkan Barack Obama tarafından IŞİD ile mücadele amacıyla tesis edilmeye çalışılan geniş koalisyonun bir parça mı mıdır?” sorusunu dile getirdikten sonra ilginç bir iddiada bulundu.

Barkey, IŞİD’in elindeki Türk vatandaşlarının salıverilmesiyle Türkiye’nin sorunlarının bitmediği, Suriye’deki Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi konusunda da “rehine krizi benzeri” bir sorun yaşanabileceğini savunurken “Türkiye, inisiyati IŞİD’e kaptırdı” tezini öne sürdü. Barkey'e göre Süleyman Şah Türbesi'ndeki askerler fiilen IŞİD'in elinde rehine ve Türkiye'nin IŞİD'e karşı bir operasyona dahil olmamasının sigortası.

Ancak Türkiye’nin Cidde bildirisine imzalayan ülkelere katılmadığına dikkat çekilirken isteksizliğine başlıca nedeni olarak gösterilen Türk rehinelerinin hafta sonda salıverildiğine işaret eden Barkey,  Musul’daki rehine krizinin sonunun artık Ankara’nın IŞİD’le karşı koyması için bir neden bulunmadığı anlamına gelmediğini belirtiyor. Barkey, Süleyman Şah Türbesine dikkat çekerek “Ankara, Türk liderlerini Obama’nın koalisyonuna katılma konusunda ikinci kez düşünmeşi zorlayan ikinci  bir rehine krizi benzeri ile hala yüzyüze” diyor.

IŞİD türbeye el koyarsa, bu Türkiye’den askeri cevabı tetikler

Barkey, cihatçıların türbeye kolayça el koyabileceğini ancak bu yöndeki bir hareketin “kesinlikle bir Türk askeri yanıtını tetikleyeceğini” söylediği makalesinde Ankara’nın rehineler için yaptığı “anlaşma”nın IŞİD’e karşı kampanyaya katılmaması koşulunu içerebileceğini, türbede görev yapan askerlerin de “cihatçılar için bir çeşit sigorta poliçesini oluşturabileceğini” iddia ediyor. 

Türkiye’deki cihatçılara destek altyapı ve petrol kaçakçılığına son verilmeli

Türkiye’nin diğer bir sorunu da kendi topraklarındaki “cihatçılara destek altyapısı”nın oluşturduğunu savunan Barkey, ABD için İncirlik kullanımının operasyonlarını kolaylaştırıp ucuzlaştıracağını ancak Washington’un “sınırlı hedefler”i gerçekleştirmek için İncirliğe ihtiyacının olmadığını belirtikten sonra  ilk öncelik için “Türkiye’de çeşitli gruplardan cihatçıları destekleyen altyapının  ve IŞİD’in yararlandığı petrol kaçakçılık rotalarının kaldırılması olmalı” diyor.

Prof. Barkey, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “zor durumda” olduğunu da iddia ettiği makalesinde IŞİD’in “önemli ölçüde Erdoğan’ın hareket alanını sınırlamaya başardığını” da öne sürüyor. Türkiye için şu anda “doğal” politikanın bir kenara oturup seyretmek olacağını ancak IŞİD’le mücadele tırmandıkça Türkiye’nin baskı altına girebileceğini de düşünen Barkey, 2003 yılında tezkerenin reddedilmesinin Türk-Amerikan ilişkilerine “gölge düşürdüğü”nü anımsatıktan sonra makalesini şu savlarla noktalıyor:

“Kısacası Türkiye’nin ikilemi, inisiyatifi IŞİD’e kaptırmış olmak. Rehinelerini kurtarmış olsa da hala IŞİD’e tutsak”

22.09.2014