5 ÜLKENİN SURİYE PLANI

11 Ocak 2018 tarihinde Vashington’da bir toplantı yapılıyor. Toplantıya ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün temsilcilerinin katılıyor. Toplantı tutanakları, bir grup Fransız gazeteci tarafından “Syrie Leaks” adı altında sızdırılıyor. Toplantıda Suriye için çözüm aranırken,“Türkiye-ABD ilişkilerinden umut kesildiği, Türkiye-Kürt savaşının beklendiği” tespiti yapılıyor. Bu planlara karşılık Rusya seçimleri bekliyor.

Celal ÇETİN

Beş ülkeye göre plan, Suriye'deki iç savaşı "yavaş" bir siyasi süreç içinde "pratik bir yaklaşımla" sonlandıracak çözüm önerileri içeriyor.

Planda Suriye anayasasında radikal değişiklikler yapılması, rejimin değişmesi, Suriye hükümetininin yetkilerinin alınması, sınırlı yetkilere sahip iki parlamentonun kurulması öneriliyor. Plana göre merkezi hükümet yetkilerini yerel yönetimlere bırakırken Suriye özerk bölgelere ayrılıyor.

Suriye Arap Haber Ajansı'na (SANA) göre, Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Beşir Jaafari, Arap-Batı planını reddetti ve içeriğinin uluslararası kararlarla çeliştiğini söyledi. Jaafari, planın Cenevre görüşmelerini ve Sochi konferansını baltalamayı hedeflediğini savunarak sözkonusu 5 ülkeyi eleştirdi.

PLAN: TÜRK-KÜRT, İRAN-İSRAİL SAVAŞI

Toplantı, kendilerine “küçük grup” adını veren Amerika, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün'ün bir araya gelmesiyle yapıldı. Bu gruba Mısır, Almanya ve Türkiye’nin de dahil edilmesi konusu gündeme geldi, “Türkler ve Kürtler arasındaki çatışmalar, bu grubun kararlarına olumsuz etki edebilir” tespiti yapıldı.

Toplantıda “ABD ve Türkiye arasındaki gerilimin giderilmesinin, ilişkilerin iyiye gitmesinin mümkün olmadığı” vurgusu yapılırken;ABD’nin tek başına hareket etmesinin Türkiye ile DSG (YPG/PKK) arasında “bir şekilde” anlaşmasını imkansız kıldığı ve bu durumu değiştirmenin formülünü henüz bulunamadığı kabul ediliyor.

Toplantının asıl gerekçesinin “Rusları köşeye sıkıştırmak” olduğu, toplantıya katılanlar tarafından itiraf ediliyor. ABD temsilcisi, ebadı küçültülmüş nükleer silahların üretildiğini belirtirken, bölgesel çatışmalar esnasında kullanılması ihtimalinin risklerine işaret ediyor. Ayrıca NATO'da 14-15 Şubat tarihlerinde yapılan toplantıda Rusya ve diğer “tehditkar” diye adlandırdıkları ülkelere yönelik tedbirin artırılması için yol haritası çizildiğininbelirtilmesi önemli bir tespit.

Ayrıca İsrail'in önümüzdeki dönemde Hizbullah başta olmak üzere İran hedeflerine saldırılarını arttırılabileceğin belirtilmesi de dikkat çekici.

RUSYA, SEÇİMİ BEKLİYOR

Sözkonusu 5 ülkenin Suriye ile ilgili planlarının Rusya’nın planları ile örtüşüp örtüşmediği zaman içinde ortaya çıkacak. 18 Mart’ta Rusya’da yapılacak devlet başkanlığı seçimleri nedeniyle Suriye’de sessiz kalan Rusya, seçimlerden sonra yeniden proaktif politikaya döneceğinin işaretlerini verdi.

Putin, 2 Mart’ta yaptığı seçimlerden önceki son Federal Meclis konuşmasında, Rus ordusunun “yenilmez” bir füze başlıkları ve benzersiz silahlar geliştirdiğini söyledi ve ABD/Batı’yı uyardı; “Rusya, yıllar boyunca ABD’ye yaptığı silahsızlanma anlaşmalarından ayrılmama çağrılarının karşılık bulmamasının ardından harekete geçti. Rusya’nın balistik füze anlaşmasından çekilmemesi için ABD’ye yaptığı çağrılar, sınırlarına yakın Avrupa ülkelerine füze kalkanı yerleştirilmemesine yönlik çağrılar görmezden gelinmeseydi, Rusya’nın bu silahlara ihtiyacı olmazdı. Hiç kimse, bizimle sorunun kaynağı hakkında konuşmadı. Kimse bizi dinlemedi. Şimdi siz dinleyeceksiniz.”

Putin’in konuşması ABD ve NATO’da tepkiyle karşılandı.

Pentagon sözcüsü Dana White, Bakanlığın Putin’in yeni nükleer silahlar açıklamasına şaşırmadığını, Amerika ordusunun ulusu savunmaya hazırlıklı olduğunu belirtti.

Beyaz Saray sözcüsü Sarah Huckabee Sanders Putin’in Amerika’nın zaten uzun süredir bildiği birşeyi açıkladığını söyledi. Sanders, Başkan Trump’ın Amerika’nın karşı karşıya olduğu tehdidi anladığını ve Amerika’nın nükleer gücünü iyileştirmek için ilerlediğini vurguladı.

NATO da, Putin’in açıklamalara ilişkin, "Rusya'nın ittifak üyelerini tehdit eden açıklamaları kabul edilemez ve zarar vericidir" açıklaması yaptı. NATO Sözcüsü Oana Lungescu, yaptığı yazılı açıklamada, "Başkan Putin'in 1 Mart konuşmasındaki ifadelerini not ettik. Rusya'nın ittifak üyelerini tehdit eden açıklamaları kabul edilemez ve zarar vericidir. NATO'nun füze savunma sisteminin Rusya'yı hedef almadığını birçok kez vurguladık. NATO füze savunma sistemi Avro-Atlantik bölgesinin dışından gelebilecek balistik füze tehditlerine karşı koruma sağlıyor” dedi.

03.03.2018