ABD’NİN HEDEFİ, ÇİN-RUSYA İTTİFAKI

ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’ne göre Çin ve Rusya ABD’nin üstünlüğünü tehdit ediyor. Pentagon, Çin’in “güçlenen ordusu” ve “saldırgan hale gelen Rusya’ya karşı koymanın birincil öncelik olduğunu açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov Trump’a dolaylı destek verirken ABD Savunma Bakanı Mattis, ABD’nin rekabet gücünün azaldığını kabul etti. Washington’un yeni diplomasi atağı çerçevesinde Tillerson Avrupa’ya, Pence Ortadoğu’ya gidiyor.

Celal ÇETİN

Yeni Ulusal Savunma Stratejisi’nde bu durumun Amerikan güçlerini daha ölümcül, atik ve savaşa hazır hale getirmek için daha fazla yatırım yapılmasını gerektirdiği belirtiliyor.

Ulusal güvenlik stratejisi belgesinde, Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki askeri yığınağı, dünya genelindeki siyasi ve ekonomik etkisini artırma adımları ve Pekin’in “sistematik biçimde” hükümet kurumları ve özel Amerikan şirketlerinden “veri hırsızlığı ve siber saldırı kampanyası” yürütmesi konusunda devam eden kaygılar dile getiriliyor.

Belgede, Amerika’nın, Rusya’nın saldırgan askeri adımları hakkında duyduğu endişeler de vurgulanırken, bu adımlara örnek olarak Ukrayna’yı işgali, Suriye savaşına ve 2016 ABD seçimlerine müdahalesi gibi gelişmeler sıralanıyor.

Pentagon yetkilileri bugün, stratejinin 11 sayfalık gizli olmayan versiyonunu yayınladı. Yetkililer belgenin, ordunun odak noktasında “temel bir değişiklik” içerdiğini kaydediyor.

MATTIS’TEN TEHDİT

Savunma Bakanı Jim Mattis, Washington’daki Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Araştırmalar Okulu’nda yaptığı konuşmada, “Teröristlere karşı kampanyayı yürütmeye devam edeceğiz, ancak terörizm değil büyük güç rekabeti şimdi Amerikan ulusal güvenliğinin ana odak noktası” diye konuştu.

Mattis, IŞİD’in Irak ve Suriye’deki “fiziki halifeliğinin” yenilgiye uğratıldığını ilan etti ancak IŞİD, El Kaide ve diğer aşırıcıların dünya genelinde tehdit oluşturmayı sürdürdüğünü söyledi.

Çin ve Rusya'yı "revizyonist güçler" olarak nitelendiren Mattis, iki ülkenin de dünyayı daha otoriter bir hükümet modeline ittiğini belirtti.

Daha sonra Rusya'yı adını anmadan, "ABD'nin demokrasi deneyimini tehdit etmekle" suçlayan Mattis, "Eğer bize meydan okursanız, bu en uzun ve kötü gününüz olur" dedi.

ABD HALA GÜÇLÜ, AMA...

ABD Savunma Bakanı James Mattis konuşmasında ülkesinin "hala güçlü olduğunu" söyledi.

James Mattis bununla birlikte ABD'nin her tür savaş alanında (hava, kara, deniz, uzay ve siber alem) rekabet avantajının azaldığını kabul etti.

Mattis konuşmasında Amerikan Kongresi'ne, orduyu uygun oranda finanse etme çağrısında da bulundu. Kongre'den ayrıca, federal bütçeyi "orantısızca ve otomatik olarak" kesmekten kaçınmasını istedi.

ABD'de Trump yönetimi böylece ilk ulusal savunma stratejisini açıklamış oldu.

Stratejiye bakıldığında, ABD'ye yönelik olarak sıralanan tehditlerin, Obama yönetimi döneminde sıralananlardan farklı olmadığı görülüyor.

Ancak Washington önceliklerini değiştirmiş görünüyor.

Obama yönetimi döneminde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ve El Kaide gibi cihatçı örgütler öncelik listesinde en tepedeydi.

2019 savunma bütçesi, açıklanan yeni strateji kapsamında şekillenecek.

TERÖR TEHDİDİ İKİNCİ SIRADA

Savunma Bakanlığı’nda stratejiden sorumlu müsteşar yardımcısı Elbridge Colby, “Bu strateji, odak noktasının savaşa, özellikle de büyük güç savaşına hazır olmaya öncelik vermek olacağını söylüyor” dedi.

Bundan önceki savunma bakanları da ‘yükselen bir Çin’ uyarısı yapmıştı. Obama yönetimi de Asya Pasifik bölgesine daha fazla odaklanılması yönünde adım atmıştı. Amerikan haber ajansı AP’nin haberinde, yeni stratejide ittifakların güçlendirilmesi çağrısının da, Başkan Donald Trump’ın geçen Aralık ayında açıkladığı ulusal güvenlik stratejisindeki “Önce Amerika” mesajından ziyade önceki yönetimlerin pozisyonuna benzediği yorumuna yer verdi.

Pentagon belgesinde, müttefikler ve ortakların kritik önem taşıdığı ve diğer bölgelere erişim ve ek kabiliyetler sağlayabileceği belirtiliyor.

Colby, “Bazılarının Amerika’nın her şeyi kendisinin yapabileceğini söyleyebildiği 1999 yılında değiliz. Ortada, işleri birlikte yapabilmemiz, birlikte çalışabilmemiz, misyonları yapıcı bir şekilde bölüşebilmemiz gerektiği yönünde pratik bir gerçeklik bulunuyor” dedi.

“Terör artık en üst öncelik değil mi?” sorusunu yanıtlayan Colby, bu konunun “ciddi, acil bir tehdit” olmayı sürdürdüğünü, İran ve Kuzey Kore’nin “acil sorunlar” olduğunu söyledi. Ancak Colby, Amerikan ordusu açısından merkezi sorunun, “ABD ordusunun Çin ve Rusya karşısındaki üstünlüğünün aşınması ve bu soruna el atılmadığı müddetçe Amerika’nın saldırganlık ve tehditleri caydırma kabiliyetinin zarar görebileceği ihtimali” olduğunu kaydetti.

Bununla birlikte Colby, ABD’nin Rusya ve Çin’le işbirliği alanları yaratma çabasının sürdürdüğünü belirterek, “bunun bir çatışma stratejisi olmadığını” vurguladı.

LAVROV’DAN TRUMP’A ÖRTÜLÜ DESTEK

ABD’nin yeni stratejik planı Rusya tarafından tepkiyle karşılandı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’nın ABD’nin yeni savunma stratejisinde Rusya ve Çin’in tehdit olarak görülmesinden üzüntü duyduğunu, fakat buna rağmen Washington’la diyaloğa hazır olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Lavrov ''Prensip olarak normal bir diyalog sürdürmek, uluslararası hukuku temel almak yerine ABD’nin bu tür çatışmacı kavramlar üzerinden liderliğini kanıtlamaya çalışmasından üzgünüz” diye konuştu.

Her şeye rağmen Rusya’nın diyaloğa hazır olduğuna dikkat çeken Lavrov, ''ABD’de stratejik istikrarın korunması, bu istikrarın karşısına çıkacak tüm risklerin üstesinden gelinmesi gerektiğini ve bunun Rusya ile ABD arasında işbirliği olmadan mümkün olmadığını anlayan birçok aklı başında kişinin olduğundan eminim'' dedi.

TRUMP’IN ENTRİKALARLA BAŞETME YETENEĞİ

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Moskova ile Washington arasındaki ilişkilerin düzelme perspektifinin ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkedeki siyasi entrikalarla baş etme yeteneğine bağlı olacağını söyledi. Lavrov, “Kazakistan Devlet Başkanı’nın ve diğer ülkelerin liderlerinin Rus-Amerikan ilişkilerini şimdikine göre daha iyi durumda görme isteği, arabulucuların kalitesine bağlı bir şey değil. Bu her şeyden önce ABD’nin eşit ve karşılıklı saygıya dayalı temel üzerinde görüşmeye hazır olmasına ve (ABD Başkanı Donald) Trump’ın kendisine yönelik ve Rusofobi kozunun kullanıldığı iç siyasi entrikalara açıkça karşı koyabilme yeteneğine bağlı” diye konuştu.

TILLERSON AVRUPA’YA, PENCE ORTADOĞU’YA

Waspington, en güçlü iki adamını Avrupa’ya ve Ortadoğu’ya gönderiyor.

Dışişleri Bakanı Rex Tillerson 21 Ocak’ta 8 gün sürecek Avrupa ziyaretine başlıyor. Tillerson’ın ilk durağı Londra olacak.

Tillerson, Başkan Trump’ın açılışına gitmeyi reddettiği Londra’daki yeni ABD Büyükelçiliği’ni ziyaret edecek. Ancak, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Tillerson’ın ziyareti sırasında resmi bir açılış töreni yapılmayacağını söyledi.

Dışişleri Bakanı Tillerson, İran, Suriye, Libya, Kuzey Kore ve Ukrayna gibi ortak endişe teşkil eden birçok konuda İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Mark Sedwill’le görüşecek.

Geçen Cuma günü, Başkan Donald Trump, Londra’daki yeni büyükelçiliğin resmi açılışının da yapılacağı Şubat ayı için planlanan ziyareti iptal ettiğini açıklamıştı. Trump’a, yeni büyükelçilik binasının satın alım işlemlerinde gereğinden fazla ücret verildiğini düşünüyor ve bunun için de Obama yönetimini suçluyor. Eski büyükelçilik binasının satışı ve yeni binanın alınması gibi anlaşmalar George W. Bush yönetimi sırasında yapılmıştı.

Twitter üzerinden Başkan Trump, Obama yönetimini “Londra’nın en saygın semtindeki büyükelçilik binasını fındık-fıstık parasına satmakla” suçlamıştı.

23 Ocak’ta Paris’e gidecek olan Tillerson, üst düzey Fransız yetkililerle görüşecek ve kimyasal silah kullanımının cezasız kalmaması için oluşturulan uluslararası ortaklığın açıklandığı toplantıya katılacak.

Tillerson daha sonra, 24- 26 Ocak tarihlerinde yapılacak Dünya Ekonomik Forumu’na katılmak üzere Davos’a gidecek.

8 günlük Avrupa gezisinde Tillerson’ın son durağı 26 Ocak’ta Varşova olacak. Polonyalı yetkililerle görüşecek olan Tillerson, küresel sorunlar, bölgesel güvenlik ve ekonomik refah gibi konularda ABD-Polonya ilişkilerinin geliştirilmesi için çalışacak.

ERTELENEN ZİYARET BAŞLIYOR

Amerika Başkan Yardımcısı Mike Pence, Ortadoğu’ya gidiyor. Pence’in ziyareti, Başkan Donald Trump’ın, Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti kabul ettiğini açıklamasından sonra yapılan ilk üst düzey resmi ziyaret olacak.

Başkan Trump, açıklamasında ABD Büyükelçiliği’nin Tel Aviv’den Kudüs’e taşınacağını da söylemişti. Başkan Trump’ın kararı başta Müslüman ülkelerden olmak üzere tüm dünyada tepki görmüş, BM ve İİT tarafından karar kabul edilmemişti.

Başkan Yardımcısı Pence’in Ortadoğu gezisi Mısır’dan başlayacak. Pence daha sonra Ürdün ve İsrail’e gidecek.

Ancak Pence, Ortadoğu ziyaretinde Filistinli yetkililerle görüşmeyecek.

Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Ortadoğu ziyareti Aralık ayı için planlanmıştı ancak Başkan Trump’ın Kudüs açıklamaları sonrası Ocak ayına ertelendi.

20.01.2018