BLACKWATER YİNE SAHNEDE

Trump’ın “derin devletle” mücadele kapsamında özel bir istihbarat ağı kurmayı planladığı öne sürüldü. İddiaya göre özel güvenlik şirketi Blackwater’ın kurucusu Prince ile İran-Contra skandalının başrolündeki North, toplayacakları istihbarattan sadece Trump ve CIA Başkanı Pompeo’yu haberdar edecek. BAE’nin kendi CIA’sını kurmak üzere eski ABD casuslarını kiraladığı belirtiliyor.

Celal ÇETİN

ABD Başkanı Donald Trump'ın, 'derin devlete' karşı giriştiği mücadele kapsamında özel bir istihbarat ağı kurmayı planladığı iddia edildi. İddialara göre Trump yönetimi, Afganistan ve Irak'ta sivil katliamlarıyla birlikte anılan özel güvenlik şirketi Blackwater'ın kurucusu Erik Prince ile İran-Contra skandalının başrolündeki eski CIA yetkilisi Oliver North'a gizli bir casusluk şebekesi kurdurmayı değerlendiriyor.

'BEYAZ SARAY İLE NSC KESİN DİLLE YALANLADI'

Planın hayata geçmesi halinde Prince ile North'un toplayacakları istihbaratı sadece CIA Başkanı Mike Pompeo'ya vermesi, istihbarat aleminin geri kalanıyla paylaşmaması öngörülüyor. Beyaz Saray ile Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) ise özel istihbarat teşkilatına dair bir planın hiç gündeme gelmediği, gelse bile desteklenmeyeceğini söyleyerek iddiaları kesin dille yalanladı. 

The Intercept ve Newsweek'e de yansıyan iddialara göreyse küresel çapta olacak bu casusluk ağı, Trump'ın kendisine karşı çalıştığını öne sürdüğü 'Amerikan derin devletini' devre dışı bırakıp sekteye uğratacak. Henüz bu yönde bir karar alınmasa da Trump'ın en büyük bağışçılarından özel istihbarat teşkilatının operasyonlarını finanse etmeleri istendi.

'HEDEF İRAN, KUZEY KORE…'

Plandan birinci elden bilgi sahibi olan eski bir üst düzey istihbaratçı ''Pompeo CIA bürokrasisine güvenemediğinden doğrudan kendisine bildirim yapacak bir şey yaratmamız gerekti. Tümüyle kural dışı, kayıt dışı, doğrudan harekete geçecek bir kol bu. Baş numarası, doğrudan Trump ve Pompeo'ya bildirimde bulunacak olması'' dedi. Olası faaliyet planı özel casusların Kuzey Kore ve İran gibi ülkelerde istihbarat toplaması, küresel çapta zanlıları kaçırma programı, Ortadoğu'da propaganda kampanyasını içeriyor. 

BAE VE SUUDİ ARABİSTAN BAĞLANTISI

Trump'ın Eğitim Bakanı Betsy DeVos'un erkek kardeşi olan Prince'in, seçildiği ama koltuğa oturmadığı dönemde Trump'ın Rusya ile arka kapı diplomasisi için kanal açmakla görevlendirildiğine dair iddialar The Washington Post gazetesinde yer almıştı. Ancak Rusya ile yasadışı şekilde ilişki kurulduğuna dair iddiaların hiçbiri, çok sayıda soruşturmaya rağmen kanıtlanamadı. Prince, son dönemde BAE'nin hükümdarı için özel ordu kurulması, CIA benzeri istihbarat şebekesi oluşturulması faaliyetlerinde yer alması, BAE'deki adamlarını Suudi Arabistan'a gönderip Veliaht Prens'in gözaltındakilere işkence seanslarında görevlendirmesiyle de gündemde.

BAE, KENDİ CIA’SINI KURUYOR

ABD'nin Foreign Policy dergisi, Türkiye'nin siyasi kriz yaşadığı BAE’nın, Körfez'de bir casus imparatorluğu kurmak için eski Amerikan casuslarını kiraladığını,.hedefin İran ve İran ya da İhvan bağlantısıyla suçlanan muhalifler olduğunu yazdı.

Dergiye göre Suudi Arabistan'ın en sıkı müttefiği BAE, Körfez'de bir casus imparatorluğu kurmak için ABD'nin eski istihbarat, askeri ve hükümet yetkililerine büyük meblağlar ödüyor. Foreign Policy (FP), Abu Dabi'nin Zayed Limanı yakınında yüzme havuzlu bir villada Batılıların BEA'lilere istihbarat eğitimi verdiğini, Abu Dabi'ye 30 dakika mesafedeki 'Akademi' isimli merkezde de BEA'lilerin CIA'in 'Çiftlik' lakaplı Paery Kampı'nda yapıldığı gibi çatışma eğitiminden geçirildiğini yazdı.

Eğitimlerle ilgili resmi belgeleri gördüğünü ve sürece müdahil olan eski ABD yetkilileriyle görüştüğünü belirten FP, BAE'nin Batı tipi profesyonel istihbaratçı kadroları yetiştirmek için büyük paralar karşılığı CIA'in ve ABD hükümetlerinin eski yetkililerini tuttuğunu aktardı. Bu kişilerden biri, günde 1000 dolar aldığını, üstüne villa ya da 5 yıldızlı otelde kaldığını söyledi.

MÜSLÜMAN DÜŞMANI LARRY SANCHEZ KURUYOR

FP'ye konuşan 6 kaynağa göre istihbarat eğitimi operasyonun gerisindeki kilit isim ise eski istihbaratçı Larry Sanchez. CIA'in en gizli servislerinde görev alan Sanchez, CIA ile New York Polis Teşkilatı arasında Müslüman şüphelileri 'terör' eyleminde bulunmadan yakalamaya yönelik çok tartışmalı bir program başlatmasıyla tanınıyor. Program kapsamında New York'taki Müslümanlar camide, kitapçıda, hatta hemen her yerde çok sıkı takibe alınmıştı. Ama medyaya sızması üzerine sivil toplum kuruluşlarının büyük tepki göstediği program, CIA'in ABD içinde kendi yurttaşları hakkında casusluk yapma yetkisi olmadığı için sonunda iptal edildi. 

BLACKWATER, CLARKE DEVREDE…

CAGN Global şirketinin CEO'su olan Sanchez ise New York'ta programı başlattığı sırada yakın dostluk kurduğu Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nehyan için son 6 yıldır çalışıyor. Sanchez’in yardımcısı ise Blackwater'ın kurucusu Eric Prince. Prince, Veliaht Prensi için yabancı güvenlikçilerden oluşan bir ordu kurduktan sonra faaliyetlerine devam ediyor. Beyaz Saray'ın eski terörle mücadele koordinatörü Richard Clarke da Good Harbor Security Risk Management isimli şirketin CEO'su sıfatıyla Abu Dabi Veliaht Prensi'nin danışmanlığını yapıyor.

BAE'deki ABD'li eski yetkililer, bir ülkenin kendi istihbarat servislerini kurmak için para karşılığı yabancıları görevlendirmesinin muhtemelen bir başka örneği olmadığı ve emsal oluşturduğu konusunda hemfikir. Kaynaklardan biri ''Hayalleri BAE'nin kendi CIA'ini yaratması'' dedi. Akademi'de ABD'nin özel kuvvetlerinden Yeşil Bereliler'in çatışma eğitimi verdiği BAE'nin daha sonra Yemen'e düzenlenen saldırılarda görevlendirildiği de anlatıldı. Buna göre hedef ülkeler İran, Suriye, Yemen, Katar, Eritre, Libya.

ABD hükümetinin de 2010 ve 2011 yıllarında İranlıların siber saldırı kapasitesine karşı kendi resmi yetkililerini BEA'ya gönderdiği ve yasadışı dinlemeleriyle meşhur ABD'deki Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA) bir benzerinin BAE'de kurulmasına yardım ettiği belirtildi. Her şeyini ABD'nin belirlediği BAE'deki versiyonun adı önce Ulusal Elektronik Güvenlik Otoritesi, sonra da Sinyal İstihbarat Kurumu oldu.

YAPILANLAR YASAL MI?

FP, BAE'nin güvenlik-istihbarat kurumlarını neredeyse sıfırdan inşa ederken ABD ordusu ve istihbaratında on yıllarca görev yapılarak elde edilmiş becerileri satın almasının, ABD açısından yasal soru işaretleri doğurduğunu yazdı. Üstelik ABD'lileri tutan BAE hükümetine bağlı şirket halihazırda FBI soruşturması altında. ABD'nin vatandaşlarının askeri ve istihbarat eğitimi vermesine kısıtlamalar getiren karmaşık düzenlemeleri var. ABD Uluslararası Silah Ticareti Düzenlemeleri, bu tür eğitimleri 'ihracat' sayıyor. Düzenlemeleri ihlal edenlere dava açılabiliyor. Ancak Sanchez'in CAGN Global'i ABD Dışişleri'nden 'ihracat ruhsatı' almayı başarmış.

15 TEMMUZ’A DESTEK, HIRSIZ SUÇLAMASI, FAHREDDİN PAŞA’YA HAKARET

Bu yaz BAE'nin Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe'nin hacklenen e-postaları BAE'nin Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişiminin finansörlerinden olduğu iddialarına yol açarken iki ülke arasındaki kriz yeniden tırmandı. Bu hafta BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed'in Medine Müdafaası kahramanı olarak bilinen Osmanlı Paşası Fahreddin Türkkan'ı Kudüs'le ilgili olarak 'hırsız' olarak niteleyen mesaj paylaşmasına Ankara çok sert tepki gösterdi.

“KARANLIK ÖZEL ORDU” BLACKWATER

Blackwater özel güvenlik şirketi, ABD Deniz Kuvvetleri bünyesindeki özel birliklerde görev yapmış Erik Prince tarafından 1997'de kuruldu. ABD derin devletinin kirli işlerini yapan gayriresmi ordusu olarak kabul edilir.

Bağdat'taki ABD’li diplomatları korumakla görevlendirilen şirket, 16 Eylül 2007'de, dünya kamuoyunda ABD'ye yönelik öfkenin alevlenmesine yol açan, sivillere silahlı saldırıdan sonra basının gündemine oturdu. Şirket, bu olaydan sonra adını önce 2009'da ‘Xe Service’, 2010'da da ‘Academi’ olarak değiştirdi.

Mart 2004'te Irak'ta dört ABD paralı askeri öldürülüp cesetleri Felluce'de bir köprüye asılmıştı. Ardından ABD yönetimi 4 askerinin öldürülerek asılmasına karşı Felluce'ye karşı tarihin an acımasız saldırılarından birini başlattı. Bu saldırılarda Blackwater askerleri görevlendirildi.

Şirketin 4 çalışanı Nicholas Slatten,  Paul Slough, Evan Liberty ve Dustin Heard, Irak’ın başkenti Bağdat’ta Eylül 2007’de ABD konvoyuna yol açmak için çevreye ateş açarak 14 sivili öldürmüş, 12’den fazla da sivili de yaralamıştı. ABD’deki yargılama sonunda Nicholas Slatten’a müebbet hapis cezası verilirken kasten adam öldürmekten suçlu bulunan diğer üç çalışan Paul Slough, Evan Liberty ve Dustin Heard’ı da 30’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı.

“İSLAM’I DÜNYADAN SİLMEK İSTİYORUM”

Irak ve Afganistan’da yaptığı görevler sırasında adı cinayet, tecavüz ve silah kaçakçılığı gibi skandallara karışan güvenlik şirketinin sahibi Erik Prince’in Irak’a yasadışı yollardan sokulan silahları bizzat özel uçağıyla taşıdığı iddia ediliyordu. Blackwater üyeleri tarafından öldürülen Iraklı 60 sivilin yakınları tarafından Virginia’da açılan davada ifade veren şirketin iki eski çalışanı, Prince’ın kendisini Müslümanları öldürmekle ve İslam inancını yeryüzünden silmekle görevlendirilmiş bir haçlı gibi gördüğünü söylemişti.

Buna göre Prince, Irak’a sadece kendisi gibi Hristiyanlığın tüm dinlerin üzerinde olduğunu düşünen insanların gitmesine izin verirdi. Iraklılar’ı öldürmek için buldukları her fırsatı değerlendirmelerini isterdi. New York Times’a göre Prince, kurduğu yeni şirket ile Birleşik Arap Emirlikleri hükümetiyle 500 milyon dolara varan bir anlaşma yaptı. Buna göre Birleşik Arap Emirlikleri hükümeti, Prince’in ülkede çıkabilecek olası isyanları bastırması için 800 kişilik bir paramiliter ‘ordu’ kurmasına izin verdi.

Blackwater, Afganistan’da Kabil hükümetinin Taliban’la savaşına destek amacıyla  ”havadan istihbarat toplama ve yakın hava desteği” teklifinde bulunmuştu. Havadan istihbarat ve hava desteği gibi komplike bir teklifte bulunması, şirketin imkan ve gücünü gösteriyor. Devlet desteği olmayan özel güvenlik şirketlerinin “hava desteği” sağlaması mümkün değil. Hava desteği, savaş uçakları ile yapılır ve savaş uçakları sadece devletlerde bulunur. Balckwater'a bağlı hava güçlerinin Orta Afrika, Somali, Irak ve Güney Sudan gibi bölgelerde çatışmalara katıldığı biliniyor.

BLACKWATER-PKK İLİŞKİSİ

Amerikan Associated Press (AP) Ajansı’nın 21 Eylül 2007’de geçtiği haber, kirli savaşların kirli ordusu Blackwater ile PKK arasındaki ilişkiyi ortaya çıkardı.

AP, Türk ordusu tarafından düzenlenen bir PKK operasyonunda Amerikan menşeili silahlar ele geçirildiğini, Türkiye’nin bu silahların seri numarasını Bush yönetimine sunarak ‘PKK’nın eline Amerikan silahlarını kim veriyor?’ diye sorduğunu belirterek şüphelerin Blackwater üzerinde yoğunlaştığını duyurdu. İddiaya göre Blackwater, Irak’a yasadışı yollardan silahlar getiriyor ve ülkede bunları aracılara ya da doğrudan PKK üyelerine satıyordu.

Bu haber üzerine ABD soruşturma başlattı.

Amerikan Adalet Bakanlığı yıllar sonra hazırladığı raporda 17 maddelik bir suçlama listesi çıkardı. Sudan’a satılan kaçak uydu telefonlarından, Ürdün Kralı’na verilen silahlara kadar ufak tefek suçlamaların yanında Blackwater’ın, Dışişleri Bakanlığı’ndan lisans almamış olmasına rağmen yasadışı olarak faaliyet gösterdiği ülkelere kaçak silah getirttiği suçlaması da yer alıyordu. İddanamede PKK’ya herhangi bir atıf yapılmadı ancak burada kastedilenin Irak’taki suçlamalar olduğu anlaşılıyordu. Blackwater, uzun bir yargılama süreci ve sonunda yüksek miktarda prestij kaybı ve mali ceza ödemek yerine Adalet Bakanlığı’na anlaşma teklif etti.
Kuzey Carolina Bölge Mahkemesi’nde yargıç Louise W. Flanagan’ın onayı alınarak hayata geçirilen anlaşma Blackwater’ın tam istediği gibi oldu. Sadece Irak’ta yaptığı ‘hizmetler’ karşılığında 1.2 milyar dolar kazanan şirket, hakkındaki vahim iddialara karşılık 7.5 milyon dolar ceza ödemeyi teklif etti. Ayrıca izinsiz silah sevkıyatı suçlaması için de bunu lisanssız yaptığı için Dışişleri Bakanlığı’na 42 milyon dolar tazminat ödeyeceğini duyurdu. Anlaşma sağlandı.

BLACKWATER-NEOCONLAR İLİŞKİSİ

Blackwater şirketi, eski Başkan Bush’un koruma kalkanı arkasında faaliyet gösterdi.

Blackwater ile Bush yönetimi arasındaki yakın işbirliği, birçok uzman tarafından dini inançlara bağlanıyordu. Amerikan ‘The Nation’ dergisi yazarlarından Jeremy Scahill, “Bush’un Gölge Ordusu” başlığıyla yayınladığı yazıda; “Bush yönetiminin şirketi kayırmasının Blackwater’ın başarısında payı olmadığı söylenemez. Şirketin kurucusu Prince, Bush’la aynı radikal inançları paylaşıyor. Prince’ın Malta Şövalyeleri ile de bağlantısı var. Malta Şövalyeleri, Haçlı Savaşları sırasında ünlenen ve Malta’dan Libya ve Tunus sahillerine sürekli baskınlar düzenleyen Tapınak Şövalyeleri’nin bir kolu. Bush 2001 ylında Afganistan’ın işgali öncesi ‘Haçlı Savaşı’ başlattıklarını söylemiş ve tepki çekmişti.”

SUÇLAMALAR

- Blackwater yöneticileri Iraklılar’ın öldürülmesini teşvik ediyordu. Öldürenleri ödüllendiriyordu.
- Iraklılar’a işkence yapıldığını gösteren videolar, dokümanlar ve e-mailler soruşturma açılmasının ardından Blackwater yetkilileri tarafından hemen yok edildi.
- Şirketle ilgili soruşturmalarda yetkililere bilgi veren bir ya da daha fazla şirket üyesini bizzat öldürdü.
- Blackwater çalışanları Tapınak Şövalyeleri’nin gizli haberleşme yöntemlerini kullanarak birbirlerini tanırlardı.
- Blackwater askerleri, zihinlerini etkileyen ilaçlar ve uyuşturucular kullanırdı.
- Blackwater’ın sahibi Erik Prince, kendi özel uçağında Irak’a yasadışı silahlar sokardı. Patlayan mermileri kullanmasını ve bu şekilde “Iraklılar’a çok daha fazla zarar” vermesini isterdi.

26.12.2017