ABD “GÜCÜMÜ SARSTIN” SAVAŞI AÇABİLİR Mİ?

NATO’daki askeri yetkililer bir süredir “gücünü sarstıkları ve dünya üzerindeki egemenliğini kaybetmelerine yol açtıkları” gerekçesiyle ABD’nin Çin ve Rusya’ya savaş açma ihtimali üzerinde duruyor. Uzmanlar, Rusya’nın Batı’ya meydan okuduğunu belirtiyor.

Celal ÇETİN

NATO’nun Müttefik Transformasyon Komutanlığı’ndan Fransız General Denis Mercier, düşünce kuruluşu Atlantic Council’a yaptığı açıklamada, “özellikle Rusya ve Çin gibi Batılı olmayan güçlerin askeri ve ekonomik çıkarları için yaptıkları hamlelerle ABD liderliğindeki güç dengesini sarstıklarını, bu durumun devletlerarası çatışma riskini artırdığını” söyledi. 

Mercier hem Rusya’nın hem de Çin’in kuvvetlerini düzenlemek ve modernize etmek için bir dizi önemli hamle yaptığını ve NATO’nun huzurunu kaçırdığını ifade etti.

Çin’in büyüyen küresel güç stratejisinin temeli olan savunma harcamalarını yükseltmekte ekonomik gücünü kullandığını vurgulayan Fransız general, Hindistan’ın da benzer bir yol izlediğini ve orta vadede kıyaslanabilir bir güce ulaşabileceğini söyledi. Mercier, Rusya’nın da yeniden büyük bir güç olma arzusuyla ortaya çıktığını ve eski Sovyet alanındaki mevcut düzene meydan okuduğunu belirtti.

GÜÇ BATI’DAN ASYA’YA KAYIYOR

Mercier’nin açıklamaları, mevcut uluslararası politika eğilimlerini NATO’nun 2035 yılına kadar uzanacak stratejisini şekillendirmek amacıyla analiz ettiği belirtilen ve geçen ay yayımlanan “stratejik öngörü” raporunun ardından geldi. Rapor, 2013 ve 2015 yıllarındaki benzer raporların yayımlanmasından bu yana “dünyadaki en önemli değişimlerden birinin büyük bir çatışma riskinin artışı” olduğunu ileri sürüyor. NATO (ABD) ise bu riskten ötürü Doğu Avrupa’da yeniden ortaya çıkan Rusya’yı ve politik sonuçlara ulaşmak için Güney Çin Denizi’nde çeşitli enstrümanlar kullanan “daha iddialı Çin’i” suçluyor.

Raporda “Güç, Batı’dan Asya’ya doğru kaydıkça, Batı’nın gündemi küresel ölçekte etkileme becerisinin azalması bekleniyor” ifadeleri yer alıyor.

O. DOĞU’DA ABD’NİN GÜCÜ KIRILDI

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Eylül 2017’de Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi’ne yaptığı açıklamada Kuzey Kore’yi aciliyet bakımından, Rusya’yı ise kapsamlı askeri kabiliyet nedeniyle öncelikli tehditler olarak değerlendirdiğini, Çin’in ise 2025 yılına kadar ABD için en büyük tehlike olmasını beklediğini söylemişti.

Pekin yönetimi Asya, Afrika, Avrupa ve Orta Doğu’da ticaret rotaları kurma girişimini koruyabilecek ve aynı zamanda Pasifik’teki ABD varlığına karşı koyabilecek bir kuvvet oluşturmak amacıyla orduda hızlı bir reform süreci başlattı. Uzmanlar, “Orta Doğu’da ABD’nin gücünü kırarak çoktan yerine geçmeye başlayan ve etkisini Avrupa’ya kadar genişleten Rusya’nın askeri yükselişinin Batı’nın çıkarlarına karşı bilhassa bir meydan okuma olarak görüldüğü” dile getiriliyor.

BATI’NIN PAHALI SİLAHLARI KAYBETTİ

İngiltere merkezli, uluslararası savunma ve güvenliği düşünce kuruluşu Royal United Services Institute (RUSI)’ün hazırladığı bir raporda, siber savaş silahları veya gemisavar füzeler gibi Rus ve Çin yapımı ucuz silahların Batı’nın pahalı silah bağımlılığını etkileyebileceği belirtildi.

Rapora göre Batılı analistler, Batının kullandığı silahların çoğunun ‘çok büyük, sayısı yetersiz ve pahalı’ olduğuna dikkat çekti.

RUSI'nin raporunda, “Batılı hükümetler, 70 bin dolarlık silahları veya bir saatlik uçuşları 30 bin dolara mal olan avcı uçaklarını en iyi durumda 10 bin dolarlık bir Toyota pikap aracını imha etmek için kullandıkları ortaya çıkınca bu finansmanın dengesizliğinin farkına vardı” ifadelerine yer verildi.

Bununla birlikte tutarı 3.9 milyar doları bulan bir İngiliz uçak gemisinin imha edilmesi için her biri 640 bin dolar tutarında olan toplam 10 adet füzenin yeterli olduğu vurgulandı.

Batılı silahlı kuvvetlerinin genel olarak dış savaşlara yönelirken Rusya ve Çin’in ise kendi sınırlarını korumaya odaklandığı ve bu nedenle Batı’nın teknolojik bir üstünlüğe bel bağlayamayacağı belirtilen raporda, “Böylelikle, potansiyel karşıtlarına göre savunma teknolojilerini geliştirmek için çok daha fazla harcama yapsa da, ABD’nin en iyi teknolojileri dahi belli çatışma sahalarında aynı orantıda üstünlük sağlamayabiliyor” dendi.

Raporda ABD’nin hangi silahlarının en fazla değer kaybettiği belirtilmiyor, ancak The National Interest’e göre “ABD Deniz Kuvvetlerinin gözdesi olan uçak gemileri bu listenin başında olabilir.”

ÇİN, BOMBARDIMAN FİLOSUNU GÜÇLENDİRİYOR

Batılı ülkelerin raporlarını haklı çıkarırcasına Çin silahlı kuvvetlerini güçlendirecek adımlar atmaya devam ediyor.

Çin bu çerçevede, halihazırda 80 uçaklık stratejik bombardıman filosuna yeni model 100 uçak daha eklemeye ve ‘görünmez' kıtalararası bombardıman uçağı geliştirmeye hazırlanıyor.

Uzmanların verdiği rakamlara göre, halihazırda Çin Hava Kuvvetleri'ne bağlı 4 alay, Rus yapımı Tu-16'nın kopyası olan 80 adet H-6K stratejik bombardıman uçağına sahip. 6-7 bin kilometre menzile sahip bu uçakların toplamda 480 cruise füzesi taşıyabildiği belirtiliyor. 

Çinli tasarımcıların, ABD yapımı B-2 Spirit'e benzer ‘görünmez' kıtalararası bombardıman uçağı üzerinde çalıştığı da söyleniyor.

28.11.2017