BORU HATLARI SAVAŞI

Rus gaz şirketi Gazprom’un Türk Akımı projesinin iki boru hattının Rusya’daki denizden geçen kısmının inşasını tamamladı. Projenin Türkiye’de bulunan özel ekonomik bölgedeki boru hatlarından birinin inşası ise devam ediyor. Öte yandan boru hatları rekabetinde kazananın Türkiye olacağı belirtiliyor.

Celal ÇETİN

Gazprom’un iştiraki South Stream Transport B. V. şirketinden yapılan açıklamaya göre 4 Kasım’da Türk Akımı boru hattının Türkiye’deki özel ekonomik bölgedeki ilk ayağının inşasına başladı. Dünyanın en büyük boru döşeme ve inşaat aracı olan Pioneering Spirit, bu çerçevede Rusya ve Türkiye bayraklarının yer aldığı boruları denize döşedi.

Her iki ülkenin bayraklarının yer aldığı boruların bulunduğu bölgenin iki ülke arasındaki sınırı sembolize ettiği belirtilen açıklamada “Sınırın geçişi ile böylece Rusya sularından geçen iki boru hattının döşeme çalışmaları da tamamlanmış oldu” dendi.

Açıklamaya göre, Gazprom, 6 aydan az bir sürede projenin 448 kilometrelik iki boru hattını döşedi. Böylece projenin denizden geçen kısmının neredeyse yüzde 25’lik bir kısmı tamamlanmış oldu.

Planlamaya uygun şekilde devam ettiği belirtilen inşaat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, Türk Akımı ile Aralık 2019’dan itibaren gaz sevkiyatının başlaması bekleniyor.

ASIL ALICI, TÜRKİYE VE ALMANYA

Gazprom, geçen yıl Avrupa'ya 2021 yılına kadar senede 2-3 milyar metreküp daha fazla doğalgaz satışı yapmayı planladığını açklamıştı.

Bu, 5 yıllık bir süre içinde 10-15 milyar metreküp doğalgaz satışı demek. Bu gaz kime satılacak?

Gaz, 2005-2010 ve 2015 yıllarında Gazprom'un Avrupa'daki ana müşterilerine satılacak. Bunlar; Almanya, Türkiye, İtalya, Fransa, İngiltere ve geri kalan avrupa ülkeleri.

Avrupa'ya toplam satış artmazken, Gazprom'un en büyük iki müşterisi Almanya ve Türkiye'ye satışlarının artması dikkat çekiyor.

Dolayısıyla Almanya ve Türkiye, Gazprom'un Avrupa piyasasında iki ana hedefi. Toplam talebin büyümediği Avrupa'da, Gazprom'un bu iki ülkeye doğrudan erişimini önümüzdeki 10 yıllar için güvenceye alacak projeler çok önemli. Bu projeler, Almanya'ya Kuzey Akımı 2, Türkiye'ye Türk Akımı.

Almanya, 2011'de başlayan "enerji dönüşümü" (Energiewende) politikası ile 2050'ye kadar sera gazı salımını yüzde 80-95 oranında azaltmayı ve yenilenebilir enerji payını yüzde 60'a çıkarmayı hedefliyor. Başta kömür, fosil yakıtlar ve nükleer kullanımını azaltıp yenilenebilir enerjiye odaklanan plan nedeniyle Almanya'nın kendi doğalgaz kullanımı artmıyor.

Öte yandan Türkiye gibi doğalgaz konusunda yüzde 90'dan fazla oranda dışa bağımlı olan Almanya'nın enerji dönüşüm planı dışında bir önemi daha var. 2015 yılında 88 milyar metreküp doğalgaz tüketen Almanya, Rusya'dan 45 milyar metreküp ithal etti fakat ona yakın miktarda doğalgazı da ihraç etti.

Yani Almanya salt bir tüketici değil. Toplam 24 milyar metreküplük doğalgaz depolama kapasitesine sahip. Bu miktar, Türkiye'nin tüketiminin yarısı ya da Türkiye'nin depolama kapasitesinin on katı demek. Dolayısıyla Almanya, Avrupa içinde önemli doğalgaz dağıtım noktalarından biri.

Gerçek bir "hub" olma konusunda liberal piyasa ve bugünkünden çok güçlü alt yapı ihtiyacı nedeniyle gidecek yolu olan Türkiye içinse enerjide kaynak çeşitliliği ön planda olmak zorunda.

Türkiye, önümüzdeki on yıl için Azerbaycan, Türkmenistan, Kuzey Irak, belki İran ve Doğu Akdeniz'den gerçekleştirebileceği kaynak çeşitlendirmesine, bunlara ek olarak yeni terminaller ile arz/talep dengelerinin bozulduğu sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) piyasasına odaklanabilir.

Rusya için Türk Akımı, sadece zaten talebin artmadığı Doğu Avrupa'ya Ukrayna haricinde bir erişim rotası demek değil. Türkiye gibi, doğalgaz tüketiminin artması beklenen ve doğalgaz arzının büyük kısmını kontrol ettiği bir müşteriyi onyıllarca kendine bağlamak, Türkiye'nin önümüzdeki on yıl içinde erişebileceği Rus alternatiflerinin bir adım önünde olmak demek.

TANAP MI, TÜRK AKIMI MI?

Öte yandan Türk Akımı Projesi’nin iki rakibi bulunuyor. Bunlardan biri TANAP diğer Trans Adriyatik doğalgaz boru hattı (TAP). TANAP, Azerbaycan’dan Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya, TAP ise Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden İtalya’ya gidecek. Her iki hat üzerinden Şahdeniz yatağından çıkan gazın sevkiyatı yapılacak.

ABD, Türk Akımı’na rakip olabileceği düşüncesiyle TANAP’ı destekliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın enerji özel temsilcisi ve koordinatörü Amos Hochstein, 2016 sonlarında Avrupa’nın Güney Doğalgaz Koridoru sayesinde Gazprom’un tekelinden kurtulabileceğini söylemişti.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, geçtiğimiz Temmuz ayında Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile gerçekleştirdiği görüşmede, bu projeye desteklerini teyit etmişti. ABD Başkanı Donald Trump da desteğini ifade etmişti.

Güney Doğalgaz Koridoru üzerinden Türkiye’ye Azerbaycan doğalgaz sevkiyatının 2018’de başlaması planlanıyor. Boru hatları Avrupa’ya 2020’de ulaşacak. Bakü, Avrupa’ya yılda 10 milyar metreküp satmayı planlıyor. Gazprom ise 2016’da Avrupa piyasalarına 178.3 milyar metreküp gaz satmıştı.

Azerbaycan’ın doğalgaz rezervleri büyük değil. SOCAR’ın tahminlerine göre ülkedeki kanıtlanmış doğalgaz rezervi 2 trilyon 550 milyar metreküp düzeyinde.

Azerbaycan 2015’te 19.7 milyar, 2016’da 18.7 milyar gaz üretti. Oysa Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde doğalgaz tüketimi 2016’da 531 milyar metreküpe çıktı.

Ancak projeye İran ve Türkmenistan’ın katılmasıyla TANAP’ın Avrupa için önemi yükselebilir. İran’ın kanıtlanmış doğalgaz rezervi 34 trilyon, Türkmenistan’ın yaklaşık 10 trilyon metreküp. Her iki ülke, dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerine sahip ülkeler listesinde yer alıyor. TANAP’ın Irak, İsrail ve Kıbrıs doğalgazının transiti için de kullanılması öngörülüyor.

İsrail’in Azerbaycan Büyükelçisi Dan Stav, ülkesinin TANAP’a katılmayı düşündüğünü belirtirken İsrail Ulusal Altyapı, Enerji ve Su Kaynakları Bakanı Yuval Ştaynits de gelecekte Leviathan yatağını TANAP’a bağlayacak boru hattını düşündüklerini açıklamıştı.

TANAP ve TAP hatlarının şimdiki kapasitesi yıllık 30-31 milyar metreküp, ama gelecekte 60 milyara çıkarılması düşünülüyor. Bu kapasite, özellikle İran doğalgazının transiti için kullanılabilir. Yaptırımlar kalktıktan sonra Tahran aktif olarak petrol ve doğalgaz üretimini artırıyor.

KAZANAN TÜRKİYE OLACAK

Hatlar savaşında hangi hat kazanırsa kazansın bu topraklardan geçeceği için Türkiye’nin kazançlı çıkacağı belirtiliyor. Transit geçişten alınacak ücretin yanısıra fiyatlarda belirleyici olma gerçeği ve “gerektiğinde muslukları kapatma” imkanı, önemli koz sağlayacak.

07.11.2017